MEHMET EMİN RESULZADE

(1884 – 1955)

—————– 

Türkçülüğün düşünce ve eylem adamlarından biri Mehmet Emin Resulzadedir.

Ziya Gökalp’in İslamlaşmak, Türkleşmek, Muasırlaşmak / çağdaşlaşmak

sloganını kendine şiar / ilke edinerek milleti için en iyi geleceği planlamış ve bu

uğurda  vatanından sürgün olmak zorunda kalsa da bu fikriyatından /

düşüncesinden  asla vazgeçmemiştir.

—-

Tarihteki ilk Türk Cumhuriyeti olan Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk

Cumhurbaşkanı Mehmet Emin Resulzade 31.1.1884 de Bakü’nün Novhanı

köyünde  dünyaya  geldi.

Hacı Molla Ali Ekber adında tanınmış bir  aliminin oğludur.

Annesi Zalkızı Ziynet’tir.

Küçük yaşlarda dini bilgiler tahsil / eğitim  görerek  Arapça ve Farsçayı

öğrenmiştir.

Daha sonra Rus-Tatar mektebini bitirmiş ve ardından Bakü Teknik Okulu’na

devam  etmiştir.

Bu dönemde Rusya Müslümanları arasında meydana gelen yenilikçi

hareketlerden etkilenen Resulzade, İsmail Gaspıralı’nın bayraktarlığını yaptığı

usul-i cedit / yeni usul okulları ve eğitim kampanyasına katılarak milli uyanışa

büyük  destek vermiştir.

1902 de Rus sömürge yönetimine karşı mücadele etmek için Müslüman Gençlik

Teşkilatı adıyla gizli bir teşkilat / örgüt kurmuştur. Bu cemiyet Müslüman

Demokrat Müsavat / Eşitlik Cemiyeti ismini alarak çalışmalarını sürdürmüştür

Çalışma hayatına 19 yaşında iken gazete yazarlığı ile başladı.

1903 de , Tiflis’te Şah-tahtlı Ağa tarafından yayınlanan Şark-i Rus / Doğu Rus

gazetesinde  ilk köşe yazısını yazar.

Azerbaycan’da Hüseyinzade Ali Bey  Turan’ın ‘’ Hayat ve Füyuzat / Verimlilik –

İyilik ’’  ile Ahmet Ağaoğlu’nun ‘’ İrşat / Doğruyu gösterme  ve Terakki / gelişme 

ilerleme – yükselme ‘’ gazetelerinde de yazıları yayınlanmıştır.

Bakü’de haftalık ‘’ Tekamül / gelişim – olgunlaşma ‘’ , sonra ‘’ Yoldaş / yol

arkadaşı ‘’ dergilerini yayınladı.

—-

1904 yılında Rusya Sosyal Demokrat Federal Partisi’ne bağlı “ Himmet ” Sosyal

Demokrat grubunun üyesi ve kurucusu olmuş ancak teşkilatın Bolşeviklerin

eline  geçmesi sonucu örgütten ayrılmış ve artık sosyalist faaliyetlere

yaklaşmamıştır.

Resulzade’nin sosyalist görüşten ayrılmasını Şark-i Rus gazetesinde belirttiği

bilinmektedir. Bu yazısında “ Türk münevverlerinin / aydınlarının  kendi

aralarında  Rusça değil, Türkçe konuşmaları lazım geldiği ” tezini müdafaa

etmiştir / korumuştur.

Bu da Mehmet Emin Resulzade’nin sosyalist aydınlara yönelik eleştirilerini ve

Türkçenin korunmasına verdiği önemi ortaya koymaktadır.    

1905  de , siyasete atıldı. Çarlık yönetimine karşı gizli bir dernek kurdu.

1909 da , Çar rejiminin baskıları karşısında İran’a giderek burada gazetecilik

yaptı  ve siyasetle uğraştı.

—-

1911 de , Meşrutiyet rejimi bitince  İran’da da baskılarla karşılaştı ve Türkiye’ye

gitmek  zorunda kaldı.

( Meşrutiyet : Hükümdarlıkla yönetilen bir ülkede hükümdarın başkanlığı altında

parlamento yönetimine dayanan hükümet / yönetim biçimi.) İ.K

İstanbul’da  Türk Ocakları’na katılarak Türk Yurdu’nda yazılar yazmaya

başlamıştır.

Resulzade’nin Türkiye’ye iltica etmesinin / sığınmasının  sebepleri arasında

onun faaliyetlerinin  İran hükümetini rahatsız etmesi ve yazdığı İran Türkleri adlı

seri makalesinde belirttiği  görüşleridir.

Çünkü Resulzade, İran’dan yana değil Türk milliyetçilirinden yanaydı.

Bu  nedenle İran topraklarında kalması Resulzade için hayati bir tehlikeydi.

—-

1913 de ,Çarlık yönetimi af çıkarınca Bakü’ye döndü ve Müsavat / Eşitlik 

Partisine üye oldu.

1915 de milliyetçilik düşüncesini  savunan ‘’ Açık Söz ‘’ gazetesinde yazmaya

başladı.

1917 de , Bağımsız  Azerbaycan düşüncesini savunan Müsavat / Eşitlik

Partisi’nin başkanı oldu.

Türkistan’daki diğer Türk Cumhuriyetleri’nin de Rusya’dan ayrılması ve Türk

Devletleri Federasyonun / Birliğinin  kurulması düşüncesini  savunuyordu.

İstanbul’daki sürgün hayatı boyunca zaman zaman başta Ziya Gökalp, Yusuf

Akçura, Adalet Ağaoğlu, Ali Bey Hüseyinzade ile görüşen Resulzade, Ziya Gökalp

mefkureciliğinin mürevvici / ilkelerinin taraftarı – yayıcısı  olmuştur.

Resulzade, bu şiar / ilke  ile Azerbaycan’a Hem Türkçülüğü hem de Türkiyeciliği

sokmayı başarmıştır.

11.5. 1917 de Moskova’da gerçekleşen Umum / Genel Rusya Müslümanları

Kongresi’nde Resulzade ve Ali Merdan Topçu’nun bildirdiği ve önerdiği konular

oldukça  dikkat çekmiştir.

Bu önerilerden Resulzade’nin sunduğu ve savunduğu “ Rusya Federasyonu

içinde topraklı muhtariyet ” tezi /  Rusya’nın parçalanması ve her milletin kendi

geleceğini  tayin etmesi fikri, kongre üyeleri tarafından büyük bir coşkuyla kabul

edildi.

—-
1918 de, Azerbaycanlı aydınların oluşturduğu Milli Konseyin Başkanı

seçildi.

28.5.1918 de Milli Konsey, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kuruluşunu resmen ilan

etti ve ilk Cumhurbaşkanı oldu.

4.6.1918 de , Azerbaycan ve Osmanlı Devleti arasında imzalanan dostluk ve iş

birliği  anlaşmasına Azerbaycan adına imza attı. 

 18.6.1918 de , Resulzade başkanlığındaki bir heyet, yeni kurulan Kafkasya

devletlerinin tanıtılması için düzenlenen konferansa katılmak üzere İstanbul’a

geldi.

15.9.1918 de, ” Kafkas İslam Ordusu / komutanı Nuri Killigil Paşa ” ismi verilen

Osmanlı ordusu, Bakü’yü Ermeni ve Bolşevik çetelerden kurtardı ve bu haberi, Resulzade’ye dönemin Harbiye Nazırı Enver Paşa verdi.

Bakü’ye dönen Resulzade, hükümette yer almadı fakat Müsavat Partisi Genel

Başkanı olarak parlamentoda aktif çalışmalar yürüttü, hükümetin faaliyetini

yönlendirdi.

28.4.1920 de , Musavat / Eşitlik  hükümeti yıkılacak ve yerine Sovyet iktidarı

kurulacaktır. Büyük emeklerle kurulan Azerbaycan devletinin  tarihe karışması

Resulzadeyi  derinden etkilemiştir.

Devletinin yıkılmasında Bolşevik askerleri kadar yerli komünistlerin de rolü

olduğunu söyleyen Resulzade, hiç affetmediği bu insanlar için ;

—-

“ Bari komünist  de olsa bağımsız bir Azerbaycan kalsaydı. ”

—-

şeklinde  sitemde bulunmuştur

Bu süreçte Azerbaycan’da kaçak durumuna düşer.

17.8.1920 de tutuklanır. Azerbaycan komünistleri Resulzade’nin cezalandırılmasında ısrarcıdır. 

1.11.1920 de Bakü’ye gelen Stalin’in bu gelişmelerden haberi olur.

Stalin, gençlik arkadaşının iyiliklerini hatırlayarak Resulzade’yi hapishaneden

kurtarmak  için Moskova’ya davet eder / çağırır.

Sonuç olarak Resulzade, hapishaneden çıkarılır ve Stalin’in kişisel vagonuyla

Moskova’ya getirtilir. Stalin, Moskova’da Resulzade’ye Sovyet devletinde üst

düzey  görevleri  önerir.

Ancak Resulzade, sadece üniversitede ders vermekle ve bilimsel yayınlar

yapmakla  yetinir.

1922 yılının yazında bilimsel çalışmalar için Petrograd’a gider.

Orada arkadaşlarının yardımıyla bir kayıkla Fin Körfezi üzerinden Finlandiya’ya

kaçar. Daha sonra Fransa üzerinden 1922 yılının sonunda İstanbul’a gelir.

Resulzade, İstanbul’dayken 1923 ’ün Ocak ayında Stalin’e açık bir mektup

kaleme  alır. Resulzade, kendisini kurtardığı için Stalin’e teşekkür etmektedir:

—-

“Arkadaşlarım hapishaneden beni bıraktıklarını öğrenince çok şaşırmışlardı.

Onları anlıyorum. Öyle ki birçok işçi sadece Musavat / eşitlik  partisinin sıradan

üyeleri oldukları için kurşuna dizildiler. Bense onların lideriydim. Ancak bu

mucize, sizin sayenizde gerçekleşti. Siz, geçmiş dostluğumuzu hatırladınız ve

beni  Bakü hapishanesinde çıkardınız.”

Resulzade, Bolşeviklere yönelik eleştirilerini de dile getirdikten sonra

mektubunu “ inanın, benim için yaptıklarınızı asla unutmayacağım ” sözleriyle

bitirir.

—-

Resulzade, 1929-­1939 yılları arasında Paris’te Fransızca yayınlanan  Promete

adlı dergide.

1932-1938 arası Kafkaz adlı dergide.

1934-1938 de Berlin’de kendi yönetiminde çıkan Kurtuluş ve İstiklal adlı

gazetelerde ve ayrıca Müsavat Bülteni’nde çok sayıda makale / köşe yazıları

yazarak milli  davasını her gittiği yerde savunmuştur.

Mehmet Emin Bey, İkinci Dünya Savaşı’ndan dört sene önce faaliyetini

Varşova’ya  nakletmiş ve Polonya’nın istilası / ele geçirilmesi üzerine Bükreş’e

geçer.

Alman-Rus savaşı esnasında Alman dışişleri müdürünün kendisini Almanya’ya

daveti  üzerine 1942 ’de Kafkasyalı diğer milletlerin temsilcileri ile birlikte

Almanya’ya gitmiş fakat burada Nazilerin esir  milletleri anlama yeteneğine

sahip  olmadıklarını düşünerek Berlin’den ayrılıp tekrar Bükreş’e geçmiştir.

1944 de Bolşeviklerin Bükreş’e yaklaşması nedeniyle batıya giden Resulzade,

24.4.1945 de Amerikan işgal mıntıkasına geçmiştir.

1947 de , Türkiye’ye yerleşir ve Bakanlar Kurulu kararıyla Türk vatandaşı oldu.

1949 da , Ankara’da Azerbaycan Kültür Derneğini kurdu, kitaplar yazarak,

konferanslar  düzenleyerek ülkesinin durumunu anlatmayı sürdürdü.

—-

Azerbaycan   Cumhuriyeti iki yıl yaşayabildi. Kızıl Ordu Azerbaycan’ı ele

geçirince Resulzade önce  Almanya’ya gitti. İkinci Dünya Savaşı sonunda

Almanya teslim olunca Türkiye’ye  geldi, Ankara’ya yerleşti.

Resulzade, 6.3.1955 de Ankara’da yaşama gözlerini yumdu ve cenazesi Cebeci

Asri Mezarlığı’na defnedildi.

—————————–  

Resulzade’nin Fikriyatı

/  aDüşünceleri

—————————–

Azerbaycan Devlet fikrinin / düşüncesinin  ve istiklal / bağımsızlık  aşkının canlı

bir örneği ve sönmez meş’alesi olan Mehmed Emin Resulzade, düşmanlarının

Azerbaycan milli kurtuluş hareketini baltalamaya çalışmaları karşısında davası

uğruna  verdiği savaş ve kurduğu Müsavat adlı partisi ile belleklerden 

kazınmamıştır. Ayrıca Resulzade, milli bilinci yeni yeni gelişmeye başladığı

Azerbaycan  Türk toplumunun önünde bulunmuş, geri anlayış  ve Rusya’ya karşı

kalemiyle  elli  yıla yakın savaşmıştır.

Ali Bey Hüseyinzade’nin Müslümanlığı yalnız bir din , milliyeti de Türklük olarak

ifade eden görüşleri, Mehmed Emin Resulzade üzerinde de etkili olmuştur.

Aralık 1906 da Tekamül / Gelişme gazetesini çıkarmaya başlayan Resulzade, bu

gazetede bir makalesinde bütün insanların, milletlerin, sınıfların hukukta ve

seçimde eşit olması gerektiğini söylemiştir.

Resulzade’nin bu tezi daha sonraki yıllarda insanlara milletlere istiklal /

bağımsızlık şeklinde formüle ettiği bir mefkûreye / ilkeye  dönüşmüştür.

———————-

Resulzade’nin Dil

Konusundaki

Düşünceleri

———————-

Dirlik dergisinde (1914­-1916) ulusun bilimsel tanımını yapan Resulzade,

“ Milli Dirilik ” başlıklı seri makalesinde milletin din birline değil, dil ve kültür

birliğine dayandığını, Müslümanlığın milleti değil, dinin bir cemaati ifade etiğini

söylemiştir.

Bu açıklamaya göre  Ulus  ;

—-

‘’ Dili, edebiyatı, dini, tarihi, örf, adet ve ananesi ortak olan grubun adıdır.

Bütün bu etkenler arasında dili bir adım öne çıkaran Resulzade, tarihte birçok

din  değişen millet olduğunu fakat dilin asla değişmez olduğunu söylemiştir.’’

—-

Rusya Türklerini Fars, Tatar şeklinde ayırmanın yanlış olduğunu vurgulayarak bu

tanımlamaların temelden yoksun olmalarına bağlamıştır.

Resulzade’nin ;

—-

“ Eğer milli kimliğimizin bilincinde olsaydık Türk sahnesinin opera sanatçısı

olmalarıyla  övündüğümüz insanların soyadlarını Ağdamski, Sarabski yerine

Ağdamlı ve Serablı şekinde çağırırdık.”

—-

şeklindeki sözleri Resulzade’nin milli dile verdiği önemi kanıtlamaktadır.

Resulzade, Azeriler ve Osmanlılardan farklı olarak mahalli / yerel  dilin ya da

Osmanlı Türkçesinin Türk dünyasının ortak dili olmasını kabul etmiyordu.

Fakat ayrı bir edebi Azerbaycan dili kurmanın Türk halkları birliği fikrine /

düşüncesine  ters  düşeceğini  söylüyordu.

Onun dille ilgili düşüncesine göre, Osmanlıca yabancı kelimelerin ilavesi ile

zorlamayla  bir Türkçedir.

Bu nedenle yabancı kelimelerden arındırılan saf bir Türkçe, ortak dil kabul

edilebilir.

————–

Milliyetçilik

Düşüncesi

————–

Türk milliyetçisi ve imanlı bir Müslüman olan Resulzade, devlet idaresinde

milliyetle dini inançların ayrı düşünülmesi gerektiğini söylerken bu iki ifadenin

soysal  hayatta birbirini tamamladığını düşünüyordu. Resulzade, Açık Söz’ün ilk

sayısında milliyetçilikle ilgili yazdığı “ Tuttuğumuz Yol ” isimli makalesinde milli

kimlikle ilgili şu şekilde bir açıklama yapmıştır;

—-

“ Sağlam, metin ve uyanık  ilkeli  bir milliyet getirmek istiyorsak  mutlaka üç

esasa  sarılmalıyız ;

Türleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak / Çağdaşlaşmak . ” 

Resulzade’nin bu sözleri onun Ziya Gökalp fikriyatına ne kadar bağlı olduğunu

göstermektedir.

—————

İlgili   Eserler

—————

Das Problem Aserbeidschan, Berlin 1937, trc. Sebahattin Şimşir-Perihan Mete, Ankara 1996.

İstiklal Uğrunda Mücadele, Varşova 1938.

Milli Tesanüd, Ankara 1978.

Asrımızın Siyavuşu, haz. Arasoğlu, Ankara 1989.

Azerbaycan Cumhuriyeti, nşr. Asif Rüstemov, Bakü 1990.

Azerbaycan Şairi Nizami, İstanbul 1991.

Azerbaycan Cumhuriyeti: Keyfiyet-i Teşekkülü ve Şimdiki Vaziyeti, İstanbul 1992.

 Mehmed Emin Resulzade: Eserleri, I 1903-1909, nşr. Şirmehemmed Hüseynov, Bakü 1992

Kafkasya Türkleri, nşr. Yavuz Akpınar, İstanbul 1993 (Türk Yılı 1928’deki Yazıları)

İran Türkleri, nşr. Yavuz Akpınar, İ. M. Yıldırım, S. Çağın, İstanbul 1993, (1912’de Türk Yurdu ve Sır’at-ı Müstakim’de çıkan yazıları. 6 Köşe yazısıdır.

Bir Türk Milliyetçisinin Stalin’le Hatıraları, haz. Sebahattin Şimşir, Turan Yayıncılık, İstanbul 1997

Mehmed Emin Resulzade: Eserleri, II 1909-1914, Şirmehemmed Hüseynov, Bakü 2001

Mehmed Emin Resulzade’nin Meclis-i Mebusan Konuşmaları (1918-1920), nşr. Sebahattin Şimşir, İstanbul 2003

Rusya’daki Siyasi Vaziyet, İstanbul 2005.

————

Belleklere   kazınan ;

—-

 “ BİR  KERE YÜKSELEN  BAYRAK ,  BİR  DAHA İNMEZ ! ‘’

—-

sözü   Mehmet Emin  Resulzadeye aittir.

————

Kaynakça

————

www.sendeazerbaycanigor.com

https://www.trthaber.com

https://wwturkiye.org

Turan Stratejik Araştırmaları Merkezi Dergisi, Yıl: 2010 Cilt: 2, Sayı: 7 – Yaz 2010 ( Nurgül Uzunel )

Hamdullah Suphi Tanrıöver, “Resulzade Mehmet Emin Resulzade’nin Hal Tercümesi”, Türk Yurdu, Nisan 1995, c. 5, sy. 245

Sebahattin Şimşir,  “Mehmet Emin Resulzade’ye Göre 27 Nisan 1920 Azerbaycan İşgali”, Yeni Türkiye, Temmuz-Ağustos, c. 1, sy. 16

İ.Kulaçoğlu . 10.5.2021 Çalışma odam . 05:40