ABAY KUNANBAYOĞLU / KAZAK

ABAY  / İBRAHİM   KUNANBAYOĞLU

( KAZAK  düşünür , besteci , şair ,

önder , eğitimci  )

( 22.8.1845 / 6 – 23.7.1904 )

Tam adı İbrahim Kunanbayuli

————————————–

İbrahim  Abay  Kunanbayev, bilge bir egemen olarak, edebiyat ve felsefe /

düşünce  tarihi açısından, derinlemesine araştırılması gereken değerli bir

kişiliktir. 

( Abay : Becerikli – elinden iş gelen  , sezgisi yüksek , anlayışlı , özenli . )

Kazaklar’ın büyük şairi Abay İbrahim  Kunanbayuli, 22.8.1845 yılında doğu

Kazakistanda  Semey vilayeti, şimdiki Abay ilçesinin Şıngıstav yakınlarındaki     

Kaskabulak’ta  doğdu.

Kazakların  ARGUN  boyundan gelen  Abay’ın babası Kunanbay

Öskenbayoğlu’dur. Kunanbay’ın dört eşi  vardı.

İlk eşi Ayböbek’ten  Hüdaverdi  / Kudayberdi , ikinci hanımı Ulcan’dan

Tanrıverdi  / Tanirberdi – Tenirberdi , İbrahim  Abay , İshak ve Osman, üçüncü

hanımı  Aykız’dan Halilullah , İsmail ve Kemşat isimli çocukları dünyaya geldi.

Kunanbay’ın dördüncü hanımı olan  Nurhanım’dan  hiç çocuğu olmadı.

Bu yüzden  Abay bir şiirinde ;

“ Atadan altav, anadan törtev / babadan altı,  anadan dört kardeşiz.”

demektedir.

Babası Kunanbay, dedesi Öskenbay ve dedesinin babası Irgızbay, Tobıktı

boyunun  idarecisi , beyi olmuşlardır.

—-

Abay’ın dedesi Öskenbay (1778-1850) zeki ve adil bir Kazak Beyi idi.

Adaletli yönetimi dolayısıyla, halk arasında ;

“ haklıysan Öskenbay Bey’e, haksız isen Erali Bey’e git ”

şeklinde bir deyim oluşmuştu.

Öskenbay Bey, orta yaşlara geldiğinde, beylik yetkilerini ikinci oğlu Kunanbay’a

devretti. Kendisi ise sadece oğluna zaman zaman tecrübelerini / deneyimlerini

aktarmakla yetindi.

Dedesi  Öskenbay 1850 de öldüğünde, Abay  beş yaşındaydı.

( Adını gururla taşıdığım 3 üncü büyük babam Kulaçzade İdris efendinin doğum

tarihi. İdris Kulaçoğlu . )

Babaannesi Zere ile birlikte dedesinin cenaze merasimine katıldığı tarihi

kayıtlardan öğreniyoruz.

—–

Kunanbay 40 yaşındayken  Abay doğmuş ve babasının adil ve dirayetli

yöneticiliğini  görerek büyümüştür.  

( Dirayet :

Akla ve içtihada dayalı anlayış ve görüş.

İlim ve deneyimin  verdiği beceriklilik

Çabuk kavrama yeteneği.

Zeka, bilgi, kavrayış. ) İ.K

Bütün çocuklarına karşı sert davranan babası Kunanbayev, 8 yaşındaki  Abay’ın

akranlarından  üstün olduğunu görmüş ve onu kendi yanına alıp kadılık ve

idarecilik  işlerine  alıştırmaya başlamıştır.

Başlangıçta babasına işlerinde yardımcı olan Abay, büyüdükçe toplantılara ve

davalara  da katıldı. Böyle bir ortamda yetişen Abay, erkenden olgun düşünceye

ve  yönetim bilgisine sahip olmaya başladı.

Abay aile içinde almış olduğu terbiyenin kaynağı, yumuşak huylu ve merhametli

annesi  Uljan  ile ninesi Zere’dir.

Gençliğinden beri şiire, hikayeye  ilgi duyan Abay, halk masallarını ve

efsanelerini  dinleyerek  yetişir.

Ninesi  Zere ile anası Ulcan’ın ağzından dinlediği masallar ve efsaneler, halk

arasındaki  hatiplerin / konuşmacıların yetenekli  dilleri, kinayeli / dolaylı ve

üstü kapalı hikayeleri,  akınların, destancıların ve hikaye anlatıcılarının sözleri  

Abay’ın  çocukluk  döneminde  sanatsal  duygularının  ve bu geleneklere olan

merakının temelini oluşturmuştur.

Zere nine, çok akıllı, iyi huylu, kalp kırmaktan çekinen bir kimseydi.

Zere nine  edebiyata ve şiire  düşkündü. Abay’ı hikaye, masal ve destanlar

anlatarak  büyüttü. İşte Abay’daki edebiyat aşkı bu şekilde yerleşmiş olmalıdır.

Çünkü, Abay daha çocuk yaşlarda hikaye ve destanlara ilgi duymaktaydı.

Eve gelen misafirlerin / konukların  bu konulardaki konuşmalarını can kulağıyla

dinlemekteydi.

Zere nine, torunları içinde en çok Abay’ı sever ve şımartırdı.

Hatta torununu İbrahim diye adıyla değil, şımartarak Abay diye çağırmaktan haz

alırdı.  Böylece zamanla İbrahim isminin yerini  Abay  aldı.

Zere nine, kocası  Öskenbay’dan çok sonra, 1873 yılında öldü.

Abay’ın annesi Ulcan da (1810-1887), Zere gibi, kültürlü ve iyi mizaçlı /

karakterli  bir kimseydi. Şefkatli / sevecen ve alçakgönüllü bir karaktere sahip

olan Ulcan aynı zamanda hazır cevap ve hatipti / güzel anlatıcıydı. Annesinin bu

özellikleri  Abay’a da geçmiştir.

Çağdaş Kazak edebiyatında  Abay Kunanbay’ ın yeri çok ayrıdır.

Abay, İlk eğitimini özel hocalardan aldı. Daha sonra Semey’de medrese eğitimi

gördü.

—-

On yaşına gelen Abay, mescit yanındaki medresenin hocası Ahmetriza’da

eğitimine devam eder. Mollaların eğitiminden geçen Abay, kendi  çabası ile  

Orta Asya, Tacik ve Fars halklarının büyük şairleri Ali Şir Nevai ( 1441 / 1501

Türkçü şair ) , Nizami Gencevi ( 1141 / 1209şair. Felsefe, edebiyat, astronomi,

tıp, geometri )   , Firdevsi’nin ( 940 / 1020 Şahname’nin yazarı ) eserleriyle

tanışır.

Bu eserler insanlık düşüncesinin gerçekçi motifleriyle Abay düşünce yapısının

şekillenmesinde  etkili olmuştur

Arap, Fars ve Rus edebiyatlarını yakından tanıdı. Ayrıca klasik Osmanlı şairlerini

de  öğrendi.

Kazakların  hayatlarını  eleştirisel bir süzgeçten geçirerek lirik / coşkulu şiirler

yazdı.

O, Kazakları çağdaş bir eğitime yönlendiriyor, onları  konar – göçer  hayat

düzenlerini bırakarak yeni meslekler edinmeleri konusunda isteklendiriyordu.

Şiirleri, halk tarafından, Kazak bozkırlarında ezbere okunuyordu.

Düşüncelerini  daha çok düz yazı olarak yazıyordu.

‘’ Kara Sözder / Halk Sözleri ” adıyla bir kitapta toplanan nesirlerinin / düz

yazılarının çoğu, 1890’lı yıllarda kaleme alınmıştır.

—-

Abay / İbrahim , günümüzde de, hemen hemen her Kazak tarafından

bilinmekte, şiirleri her yerde söylenmekte ve düşüncelerine  çok önem

verilmektedir. 

Abay  14 yaşından başlayarak  hiciv / yergi   şiirleri yazmaya başlamıştır.

1864 yılında 19 yaşında “ Elif Biy / Elif Be ‘’  şiirini yazdı.

Bundan sonraki yazdığı şiirlerin tarihleri 1870 yılından itibaren devam etmiştir.

Abay’ın şiirlerini el yazmalarıyla yazan ve çoğaltan Mürseyit’te ve diğer

kaynaklarda  1870 yılı ile 1876 yılları arasında yazdığı şiirler hakkında bilgi  

yoktur.

1884 yılından başlayarak  yazdığı şiirlerinde eksiklik yoktur.

Özellikle en çok şiir yazdığı yıllar 1886, 1889 ve 1895 yıllarıdır.

1886 da 117 şiir , 1889 da 27 şiir (bunlardan 8 tanesi Rusçadan çevrilmiştir),

1895 de 13 şiir yazmıştır.

—-

Kazakların  ünlü  edebiyatçılarından Muhtar Avezov (1897-1961), 4 ciltlik büyük

romanının adını ‘’ Abay Jolı /  Abay Yolu ” koymuştur.

Avezov, romanında Abay’ın Kazaklar için yapmak istediklerini, Kazakların gerçek

medeniyete / uygarlığa nasıl ulaşacaklarını anlatmaktadır.

O, Abay’ın Kazakların yollarını aydınlatıcı bir rehber / önder – yol gösterici

olduğunu  herkese göstermiştir.

Onun yolundan giden genç nesil, büyük Kazakistan’ı meydana getirecektir.

Yani Kunanbayev, Kazaklar için, takip edilmesi gereken büyük bir düşünce

adamıdır. 

Abay’ın eserlerinin temel kaynağı milli kültürdür, özellikle içinde doğup

büyüdüğü  Kazak sözlü edebiyatıdır.

Köklü bir geçmişe sahip halk edebiyatında akınlar ve ozanların ruhundaki

inceliği , coşkuyu ve bilgeliği kendi kodlarına da almıştır.

Abay, Rus klasiklerini okuyarak hayatın, toplumsal değerlerin sırrını başka bir

yönüyle  de anlamaya başlar. Çevirilerini yapar.

Daha önceleri iyilik ve kötülük, zenginlik ve fakirlik gibi durumların tamamının

Allah’tan olduğunu mollalardan dinleyen Abay, artık hayat hakkında, ondaki

toplumsal dengesizlik hakkında akla uygun, hayata yakışır fikirler sahibi olmaya

başladı.

Zenginlik ve fakirlikte, iyilik ve kötülükte insanların düşünce yapılarının da çok

önemli olduğunu anladı.

Abay’ın  ihlası / samiyeti – içtenliği , gayreti ve isteği o zamanlardaki ilerici

düşünceleri, eğitim ve hümanizm / insancılık  anlayışı gelişti ve değişti.

Abay’ın  eserleri içinde çevirilerin sayısı 40 kadardır.

—-

Abay’ın mirası olan eserlerinin halka yayılmasında bir takım insanların çok

emeği olmuştur ve bu insanlar Abay’ın eserlerini tekrar yazarak çoğaltmış ve

halka  dağıtmıştır.

Bunların bazıları Abay’ın kendi  etrafından / çevresindekilerden , ailesinden olan

Kökbay, Akılbay, Mağaviya ve Kekitay’dı.

Bunlardan başka Abay’ın kendi köyündeki ve komşu köylerdeki eğitimli kişiler

de  katkı sağlamıştır.

Abay  kendi eserlerini toplayıp düzenlemiş değildir.

Mağaviya, Kekitay ve Kökbay’ın anlattığına göre sadece 1896 yılından

başlayarak  Abay kendi eserlerini toplamaya karar vermiştir.

Ğabithan, Kişkene Molla gibi ihtiyarlar Abay’ın eserlerini erkenden derlemeye

başlamışlar, yeni kopyalarını yazmışlardır.

Abay’ın eserlerini çoğaltan ve yayan kişiler arasında Mürseyit Bikeyulı’yı

özellikle  anmak  gerekir.

Günümüzde Abay’ın basılmış olan eserlerindeki şiirler ve nesirler / düz yazılar  

Mürseyit’in  yazdığı, derlediği nüshalardan / tıpkı basım – kopyalardan

oluşmaktadır.

Çünkü  Abay’ın kendi eliyle yazdığı nüshalar korunmamıştır.

Sadece “ Biraz söz Qazaqtın tübi qaydan şıqqanı turalı / Kazak halkının kökünün

nereden geldiğine dair söz ‘’ adlı nesir yazısından başka el yazma olmadığından

Abay’ın kendi dönemindeki eserlerini çoğaltan Mürseyit’in elyazmaları, doğru

yazma  kaynak olarak değer verilmektedir.

Kara Sözleri kitap bütünlüğünde derleyip düzenleyen ve çoğaltan Mürseyit,

bütün bu kutsal hizmetlerinin yanı sıra Abay’ın şair öğrencileri Kökbay,

Mağaviya ve Akılbay’ın eserlerini de toplamıştır.

—-

Abay eserlerinde, dünyadaki bütün nesnelerin değiştiğini, hiçbir şeyin olduğu

gibi  kalmadığını savunur.

Dünyanın değişmesini de kıyıya vuran dalgalara benzetir:

—-

“ Dünya büyük bir göldür, zaman ise vuran yel. Öndeki dalgalar büyük ağabey,

arkadan   gelenler  ise küçük kardeşlerdir, bunlar birbirini tamamlar. ” der.

—-

İslamiyete  samimiyetle bağlı olan Abay, bu dünyayı önemsemeyen görüşlerden

de  uzaktır.

—-

( İşte doğru  budur !

Bu dünya yaşamı çok ama çok önemlidir. Hem Göktanrı   inancında  hemde 

İslamiyette bu dünya yaşamı değerlendirilir ! Toplumuna  ve  insanlığa yararlı

olanlar , her türlü değer üretenler + doğayı koruyup , kollayanlar  +  sahip

olduklarını  paylaşanlar +  nitelik kazananlar  Öze  / Tanrıya  kavuşacaklardır. )

İdris  Kulaçoğlu.

—-

Abay’a  göre içinde yaşadığımız dünyanın gerçeklerini göz önüne almak, bilim

ve  teknikte  ilerlemek ve çağdaş dünyada yer almak zorundayız.

Abay’ın  dünya  görüşü, toplumsal olaylara bakışı ve düşünceleri nedeniyle

sadece  dilciler ve edebiyatçılar tarafından değil felsefeciler, tarihçiler,

hukukçular  hatta ekonomistler tarafından da araştırılmaktadır.

—-

Abay’ın  eserleri günümüzde iki cilt halinde basılmaktadır.

Birinci ciltte onun manzum / şiir  yazılarıyla çevirileri,

ikinci ciltte ise nesir / düz  yazıları yer almaktadır.

Abay’ın 200 civarındaki şiirlerinde ve Rus şairlerinden yaptığı manzum

çevirilerde, tabiat, birlik beraberlik, dürüstlük, bilimin aydınlığı, sevgi, aşk,

yardımseverlik, ölüm, yaşam, örf adetler, tarih ve efsane gibi çeşitli konular ele

alınmaktadır.

O şiirlerinde Kazak halkını geri kalmışlıktan ilerlemeye, cahillikten ilim ve bilime,

tembellikten  çalışmaya ve güzel huy ve ahlak sahibi olmaya öğütlemektedir.

—-

Abay, 23.7. 1904 de Cengizdağı sırtlarında Balaşakpak yaylasında yaşama

gözlerini yumdu.  Mezarı Semey vilayetine bağlı Abay ilçesindedir.

———–

Örnekler
———–
Mahabbatpen jaratkan adamzattı
Sen de süy Allanı janan tetti
Adamzattın berin süy bavrım dep
Jane hak joli osı dep ediletti.


“(Allah) insanı muhabbetle yarattığı için
Sen de o Allah’ı canından tatlı sev
İnsanların hepsini ‘’ kardeşim! ”diye sev.
‘Hak yolu budur.’ diye  adaleti gözet.”

(Abay Kunanbayev, Abaydı Okı, Tanırga / Abay’ı Oku, Tanı ”, Almatı 1993.)



Allanın özi de ras, sözi de ras,
Ras söz eş vakıtta calgan bolmas.
Köp kitap keldi Alladan, onın törti,
Allanı tanıtuvga sözi ayrılmas.

Allah’ın kendisi de gerçek, sözü de gerçek,
Gerçek söz hiçbir zaman yalan olmaz.
Çok kitap geldi Allah’dan, onun dördü,
Allah’ı tanıtırken sözü ayrılmaz.

——-

Abay nesir / düz yazılarında felsefi düşüncelerini ortaya koyar. Sade ve etkili

cümlelerle ve genellikle soru-cevap türünde kaleme aldığı bu yazılarında çocuk

terbiyesi ve psikolojisi, insanın tabiatı, bilimin önemi ve yüce Mevla’nın

buyruklarına  uygun yaşamanın gerekliliğine işaret eder.

Abay’ın gerek manzum ve gerekse nesir yazılarındaki bazı ifadeleri o kadar

etkilidir ki, onlar Kazak Türkçesinde birer vecize / özlü söz halini almıştır.

Bunlardan birkaç örnek vermek gerekirse :

*  ‘’ Adamnın adamşılıgı akıl, gılım, caksı ata, caksı ana, caksı kurbı, caksı

ustazdan  boladı.)

‘’ İnsanın insanlığı akıl, ilim, iyi baba, iyi anne, iyi arkadaş ve iyi öğretmenden

meydana gelir. ‘’



* ‘’ Adam balası adam balasınan akıl, gılım, ar, minez degen narselermen

ozadı.’’

‘’ İnsanoğlu insan oğlundan akıl, ilim, ar, huy denen şeylerle üstün olur. ‘’



* ‘’ Caman dos kölenke, basındı kün şalsa kaşıp kutıla almaysın, basındı bult

şalsa izdep taba almaysın.’’

‘’ Kötü arkadaş gölgedir. Başına talih kuşu konarsa ondan kaçıp kurtulamazsın,

başına bir felaket gelirse, arayıp bulamazsın.’’



* ‘’ Külli adam balasın kor kılatın üş narse bar. Sonan kaşpak kerek: Aveli

nadandık,   ekinşi erinşektik, üşinşi zulımdık.

‘’ Bütün insanoğlunu rezil eden üç şey vardır. Onlardan kaçmak gerekir:

Evvela / öncelikle cahillik, ikincisi üşengeçlik, üçüncüsü zalimlik.’’



* ‘’ Mal cutaydı, öner cutamaydı.’’

‘’ Mal tükenir, sanat tükenmez.’’

——-

Ünlü yazar Cengiz Aytmatov’un  Goethe ve Tolstoylar ile kıyasladığı İbrahim

Abay  Kunanbayoğlu, kendi halkını tüm yönleriyle eserlerine yansıtabilen ender

şair  ve yazarlardan biridir.

Özellikle Kazak edebiyatında yeni bir çığır açmasıyla tanınan Abay sadece Türk

kültürüne  değil, dünya kültürüne mal olmuş bir şahsiyettir / kişiliktir.

Bu sebeple, 1995 yılı UNESCO tarafından bütün dünyada “ ABAY  YILI  ” olarak

ilan  edilmiştir. Bu etkinlikler dünyanın bir çok ülkesinde olduğu gibi, Türkiye’de

de  kutlanmıştır. 

Bu çerçevede Zeytinburnu Belediye Başkanlığı ile Kazak Türkleri Vakfımızın

ortaklaşa düzenlediği etkinlikte, ilçemizde bir caddeye onun adı verilmiştir.

Daha sonra bu cadde de inşa edilen ve İstanbul’umuzun güzide okullarından biri

olan İlköğretim okulumuza onun adı verilmiştir.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, 21.5.2003 tarihinde, ilçemize

şeref vererek, bu okulun açılış törenine bizzat katılmışlardır. Bu da bize Abay

isminin  Kazak Türklerinde ne derece büyük bir saygı uyandırdığını

göstermektedir.

Edebiyat ve kültür araştırmacıları Abay’ın hem manzum / şiir ve hem de nesir /

düz yazılarında, Kazak kültürünü her yönüyle ortaya koyduğu konusunda hem

fikirdirler / ortak  düşüncededirler.

Abay’ın yetiştiği çevreye baktığımızda bunun bir tesadüf / raslantı  olmadığını

görmekteyiz. Çünkü Abay hem iyi bir aile ve hem de iyi bir okul eğitiminden

geçmiştir.

Özellikle sevgi, şefkatle ve ilgi yumağı içinde büyüyen çocukların daha iyi

yetiştiğini görmekteyiz.

İbrahim  Abay ‘ın   aldığı eğitimde, sadece mensup / bağlı  olduğu Türk-İslam

kültürünü öğrenmekle kalmamış, aynı zamanda Rus ve dünya kültürünü de

yakından  tanımıştır. Böylece çevresindeki olaylara her zaman geniş açıdan

bakabilmiş  ve ardında kalıcı eserler bırakabilmiştir. 

Abay, duyduğu bir şeyi hiç unutmazdı.

Ozanlardan ve tecrübeli / deneyimli aksakallardan duyduğu ilginç ve ibretli

hadiseleri / öğreti olayları , kendi konuşmalarında ustalıkla kullanmasını bildi.

Böylece genç yaşlarda bölgede iyi bir hatip / güzel konuşan  ve şair olarak

tanınmaya başladı.

Abay, kitaplar vasıtasıyla / aracıyla , Kazakistan bozkırlarından hiç çıkmamasına

rağmen, dünyadaki siyasi ve sosyal gelişmelerden haberdar olmuştu. Böylece

Çarlık Rusyasının yönetiminde halkının çektiği sıkıntıları ve geri kalmışlıkları çok

iyi anlamış bulunuyordu.

Özellikle halkının yerel yönetimler tarafından çok büyük haksızlıklara

uğratıldığını  farkediyordu. Abay, halkının uğradığı haksızlıkları azaltmak

maksadıyla yerel seçimlere de katıldı.

Konırkökşe ilçesindeki seçimleri kazanarak İlçe Başkanı / Bolıs  seçildi.

1876-1878 yıllarında başarılı bir yönetim sergiledi.

Mazlumlara zulüm / Ezilenlere zorbalık  yapanlara yol vermedi. Hırsızlık ve gasp

yapanları / sahip olduğumuz  bir şeyi zorla elinden alanları şiddetle cezalandırdı.

1885 yılında Semey Vilayeti Kazakları için ceza kanunları hazırlama

komisyonuna / alt kuruluna başkan seçildi. Abay’ın başkanlığındaki komisyon

Kazak örf ve adetlerine dayalı kanunları çok kısa bir sürede hazırladı.

Bu durum bize Abay’ın sadece bir düşünür ve yazar değil, aynı zamanda iyi bir

devlet adamı olduğunun bilgisini vermektedir.

Netice / sonuç  olarak şunu söyleyebiliriz ki, Abay yazılarıyla halkını devamlı

iyiye, güzele ve gelişmeye, kalkınmaya teşvik etmiştir/ isteklendirmiştir .

Bunu yaparken de söz sanatının inceliklerini büyük bir maharetle / beceri ile  

kullanmıştır. Böylece sözlü edebiyatı çok zengin Kazak edebiyatının yazılı

türünün oluşmasına da büyük bir katkı yapmıştır. 

* Makale, Kazak Turkleri Vakfi Arman Dergisinin Aralik 2004 sayisinda (sayfa 22-

24) yayinlanmistir.

————

Kaynakça  

————

http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/abay-kunanbayev

Abay  Entsiklopediya 1995:.371

Bünyamin ÖZGÜMÜŞ . Kazak Edebiyatının Belli Başlı Temsilcileri.

Yağmur Sayı : 16  Temmuz – Ağustos – Eylül 2002 


Makale, Kazak Turkleri Vakfi Arman Dergisinin Aralik 2004 sayisinda (sayfa 22-

24) yayınlanmıştır.

Yard. Doç. Dr. Abdulvahap Kara. Kazak  milli şairi Abay  Kunanbayoğlu.

Resim : Kırım haber

———————–

Türk milletimizin çok değerli bir evladını tanımış olmaktan büyük gurur ve coşku duydum …

Bu  değerlerimizin bir kitapta toplanması ve  okul yaşamlarında  okutulup , bilinmesinin  sağlanması  gerektiğini düşünüyorum .

Abay / İbrahim beyin adında kaybettiğimiz / uçmağa varmış  tüm değerlerimize Rahmetler diliyorum .

Yaşamda  olanlarada  selam olsun .

İdris Kulaçoğlu . 5.12.2019 çalışma odam .