KUBİLAY ASTEĞMEN

( 1906 Kozan / 23.12.1930 Menemen )

(23-24 yaşlarında)

Rütbesi :  Asteğmen

————————-
Mustafa  Fehmi Kubilay, Türk öğretmen ve asteğmen.

Kubilay Olayı olarak tanımlanan ve Menemen’de Mustafa Fehmi Kubilay, bekçi

Hasan ve bekçi Şevki’nin 23.12.1930 da Cumhuriyet karşıtı bir grup tarafından

öldürülmesiyle başlayan ve faillerin /  ilgili görülenlerin  yargılanması sürecinin

sürdüğü  Ocak/Şubat 1931 aylarını kapsayan olaylar zincirinin simgesi olan Türk

askeridir.

——————————

1906  da Kozan’da, Giritli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.

Baba adı Hüseyin, ana adı Zeynep’tir.

Kozan ‘da terzi çırakları yaparken Antalya öğretmen okulu sınavlarını kazandı.

Antalya ve İzmir öğretmen okulunda okuduktan sonra 1926 da Bursa öğretmen

okulunu bitirdi.

Mustafa Fehmi Kubilay 1930 yılında öğretmen olarak İzmir’in Menemen İlçesi’nde

43 üncü piyade alayında  asteğmen rütbesiyle askerlik görevini yaparken ;
—-

23.12.1930  da Derviş Mehmet’in başında olduğu bir grup şeriatçı tarafından

başı  kesilerek  öldürüldü.

( Şeriat  : Allah tarafından peygamberleri vasıtasıyla bildirilen hükümlerin hepsini

kapsayan  ilahi kanun.)İ.K
——————————-
Olay, Cumhuriyet rejiminin 1925 yılındaki Şeyh Sait isyanından sonra tanık olduğu

ikinci önemli irtica / gericilik  girişimidir. Tarihe “MENEMEN OLAYI ” ve “KUBİLAY

OLAYI ” olarak geçmiştir.

Menemen olayının izleri toplumsal bellekte yer etmiş ve Asteğmen Mustafa Fehmi

Kubilay, ” DEVRİM ŞEHİDİ ” olarak simgeleşmiştir.
—-

Şeyh Esat’ın Manisa’da Nakşibendi tarikatını yaymakla görevlendirdiği Laz İbrahim

tarafından yönlendirilen, Manisa tarafından gelen çember sakallı, sarıklı ve cüppeli

dördü silahlı 6 kişi, 23 Aralık 1930’da sabah namazını takiben camiden aldıkları

Yeşil Sancağı yola dikerek silah zoruyla etraflarına adam toplamaya başladılar.

Elebaşılar arasında, Giritli Derviş Mehmet, Şamdan Mehmet, Sütçü Mehmet Emin,

Nalıncı Hasan, Küçük Hasan vardı. Derviş Mehmet camide namaz kılanlara kendini

“Mehdi” olarak tanıttı ve dini korumaya geldiklerini söyledi.

—-

Arkalarında 70 bin kişilik Halife ordusu olduğunu, öğle saatlerine kadar şeriat

bayrağı altında toplanmayanların kılıçtan geçirileceğini söyleyerek tehdit ettiler /

gözdağı verdiler. Diktikleri bayrağın çevresinde dönmeye, tekbir getirmeye,

zikretmeye ve

“Şapka giyen kafirdir ! Yakında yine şeriata dönülecektir.”

diyerek bir isyan hareketi başlatmak istediler. Kasabaya halife ordusunun geleceği

iddiası halkı korkuttu.

—-

Olayların ilçedeki askeri birlikte duyulmasıyla, bir bilgiye göre;

Alay komutanı, yedeksubay Kubilay’ı olay yerine gönderdi.

Kubilay bu hareketi bastırmak için bir manga askerle olay yerine geldi.

Askerlerin yanından ayrılarak tek başına onların arasına girip teslim olmalarını

istedi. Gruptan biri ateş ederek Asteğmen Kubilay’ı yaraladı.

Karşıdan bunu gören askerler ateş açtılar. Fakat tüfeklerinde öldürücü etkisi

olmayan manevra fişekleri vardır. Derviş Mehmet “ bana kurşun işlemiyor”

diyerek  halkı  kandırmaya çalıştı.

—-

Kubilay yaralı halde cami avlusuna sığındıysa da, Derviş Mehmet ve arkadaşları

peşi sıra geldiler. Derviş Mehmet, çantasını açıp testere ağızlı bağ bıçağını çıkardı

ve yaralı Asteğmen Kubilay’ın başını kesti. Kesik başı yeşil bayrağın sopasına

dikmeye çalıştılar ancak başaramadılar. Birisi ip getirdi ve Kubilay’ın başı yeşil

bayrağın dikili olduğu sopaya iple bağlandı. Olay yerine yetişen Bekçi Hasan ateş

edip gruptan birini yaraladı. Ancak açılan ateş sonucu o da öldü. Arkadaşının

yardımına koşan Bekçi Şevki de açılan ateş sonucu öldü.

Bu aşamada askeri birlik olay yerine geldi ve komutan “Teslim olun!” çağrısı yaptı

Ancak olay çatışmaya dönüşür ve askeri birlik ateş etti. Göstericilerden Derviş

Mehmet de dahil bazıları ölürken, bazıları katı. Kaçanların hepsi daha sonra

yakalandı.

Askeri  doktor Üsteğmen Necati Bey  tarafından incelendi ve ölüm raporu yazıldı.

—-

Devlet Kubilay’ın şehit edilmesine sert tepki gösterdi.

Sıkı Yönetim Edildi, Divan-ı Harp Kuruldu.

General Mustafa Muğlalı başkanlığında kurulan Divan Harp Mahkemesinde

24.1.1931 günü iddianame okundu ve 29.1.1931 günü mahkeme 36 kişinin idama

mahkum edilmesine, 40 kişinin sorumsuzluğu nedeniyle salıverilmesine, 27

sanığın beraatine, 41 kişiye çeşitli hapis cezaları verilmesine hükmetti ve karar

Meclis’in onayına sunuldu. İdam hükümlülerinin 6’sının yaşı küçük olduğundan,

onların ölüm cezaları ağır hapse çevrildi. TBMM Adalet Divanı ayrıca iki idamlığın

cezasını 2 yıl hapse çevirdi.

Kalan 28 sanık, 3 Şubat 1931 gecesi Menemen’de idam edildi.

Bazıları Kubilay’ın başının kesildiği yerde asıldı.

Mahkumlardan biri idam sehpasının önünden kaçtı. İki hafta sonra yakalandı ve

ertesi gün idam edildi Olayın hemen ardından Menemen’de devrim şehidi iki bekçi

ve Kubilay adına anıt dikildi.

Anıtın üzerinde şöyle yazılıdır:

—-

“İnandılar, dövüştüler, öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz.”

—-

Sıkıyönetim, 28 Şubat 1931’de Manisa ve Balıkesir’den, 8.3.1931 de

Menemen’den kaldırıldı.

Kaynakça  :

————–

https://www.biyografya.com

https://onedio.com/haber

sozcu.com.tr, 22.12. 2017

karar.com.tr, 23.12. 2018

———-

Rahmetle ve saygıyla anıyorum …..

İdris Kulaçoğlu …..