KAŞKAY TÜRKLERİ

Kaşkaylar, Oğuz’un Kayı  boyunun bir kolu  olup, Türk Töresini , gelenek

ve  göreneklerini  günümüze  kadar en iyi şekilde koruyan  önemli bir Türk

/ boyudur – unsurudur.

—-

Bugün İran nüfusunun yaklaşık % 40’ını Türkler oluşturur.

Kaşkaylar İran’ın güney kesiminde 17 eyalete yayılmış durumdadır.

Yayıldıkları bölge 186.180 km2 gibi geniş bir alanı içine almaktadır.

Bu saha İran hükümetince son yıllara kadar ‘’ Vilayet-i Kaşkai / Göçenlerin şehri ‘’

adı ile ayrı bir idari  bölgeye  ayrılmış ve  yaklaşık olarak  üç yüz yurt edinilmiş alan

içinde on beş şehre bölünmüştür.

Bunlar :

Şiraz , Azeri , Kaşkay , Afşar , Karapapak , Kengürü , Türkmen , Kaçar , Hamse ,

Firuzabad, Feraşbend, Kazerun, Abade ve Semirom gibi şehirlerdedir.

Azerbaycan Türkleri  20 Milyon  ile birinci sırayı almaktadır.

İkinci önemli Türk topluluk Fars bölgesinde  bulunan Kaşkaylardır.

—-

Kaşkay  isminin menşei / kökü  hakkında değişik görüşler vardır.

Bu görüşlerden bazıları şunlardır:

* Araştırmacı  Esedullah Merdani’ye göre ;

Kaşkayi sözcüğü , ‘’ Kaş ‘’ ve ‘’ Kayi ‘’ sözcüklerinden oluşmuştur.

Kaş :  Alın , öncü , önde giden . Koş , hızlı hareket et.

Kayi :  Oğuz ‘un  24 boyundan biri .

Kaşkayi : 2 anlama gelir

1 – Öncü , akıncı , ilerici Kayı toplumu.

2 – Hızlı hareket eden Kayı toplumu.

( Kaşkayi sözlüğü .Ensari yayınları 2007 )

*  İran kaynaklarında Kaşkai  şeklinde geçen bu adın nereden geldiği ve anlamı

kesin  olarak bilinmemektedir.

Doğu Türkçesi’nde  : At, sığır ve koyun gibi hayvanların alınlarındaki akıtmaya karşılık kullanılan ‘’ kaşka ‘’ ile ,

Batı Türkçesi’nde  : ‘’ sakat ‘’ sözcüğü ile alakası olduğu düşünülebilir.

Çağatay Türkçesi’nde : “parlak” ve ” yiğit ” gibi mecazi manalar da taşımaktadır.

( Kaşka : 16 . yy. da Kırgızların Beylerine verdikleri isim.

Bu isimi unvan olarak Kalmıklar da kullanmışlar.)

* Dr. Haşmetullah Tabibi, David C. Morisden’e dayanarak, ” Kaşkay ” isminin

ilk defa Cini / Canı  Ağa Kaşkaf / Kaşkai  isimli Şah Abbas’ın hükümetinde

makam  sahibi bir şahıstan aldığını belirtir.

( Safevi devleti kurucusu Şah İsmail’in torunu Şah Abbas’ın dönemi 1587 / 1629 )

(Haşmetullah Tabibı, Camiu’ş-ŞinQsi ve Merdumanaşi, ilat ve Aşayir, Tahran 1992,

s. 328.

*  Müslüman Halklar Ansiklopedisi’nde, “kaşkay” kelimesinin geçmişte politik

olarak birleşmiş ve aynı kültürel özellikleri paylaşmaya devam eden değişik kökenli

kişi ve gruplar için kullanıldığı yazılıdır.

* İran’ın 19. asır tarihcilerinden Sipihr;

 “Halaçlar  Anadolu’dan  İran’a  geldikten sonra, onlardan bir kısım tayfa / boy

ayrılarak Fars’a göçtü.

Anadolu  vilayetinin Halacistan bölgesinde  kalan tayfalar / boylar , göçenleri

“kaçgar” diye adlandırırlar” denmektedir.

*  W. Radloff  sözlüğünde ” Kaşka “, ” alnı beyaz lekeli at ” manasındadır.

Alnı beyaz lekeli atlara bindikleri için, bugüne kadar ” Kaşkaylar ” olarak  

anılagelmişlerdir.   

*  Melik Mansur Han / İlhan  Savleddevlei /  Sövled’ü – dövle Kaşkai ; yukarıdaki

görüşleri reddederek  Atalarından kalan senet ve delillere / kanıtlara dayanarak  

‘’ kaşkay ” isminin ” kaş ”  /  hayvan barınağı, sağlam, kaya  kelimesinden geldiğini

iddia etmektedir.

Kaşkayların, İslam  sonrası İran’a gelen, sıkıntılı  dönemin Türkleri olduklarını ve

Horasan’dan Sistan’a  ve  Kirman yolundan Fars bölgesine geldiklerini

savunmaktadır.

(Melik Mansur Han Savleddevlei / Sövled’ü – dövle Kaşkai,  Savletüddevle’nin

ikinci oğludur.)

———-

“Kaşkay” ismi gibi  Kaşkayların İran’a ne zaman ve ne sebeple geldikleri hususunda

da  farklı görüşler ileri sürülmüştür:  

Azerbaycan seyyahı Zeynelabidin Şirvanİ ; Kaşkayların Türk tayfalarından olduğunu

ve Cengiz zamanında Fars’a göçtüklerini yazmaktadır.

*  V, Minorsky ;  Kaşkayların esas kütlesinin Moğol devrinden önce, Selçuklular

devrinde buralara yerleştirilmiş olduklarını belirtmektedir.

*  Mehmet Saray ;  Kaşkayların Moğollar devrinde Doğu Türkistan’dan göçerek

İran’ a gelip yerleştikleri görüşündedir.

*  Mesut Keyhan ; isimleri dolayısıyla Kaşgar’ dan geldiklerini belirterek,

Kaşkayların Nadir Şah (1688-1747) tarafından İran’a göç ve  yerleşmeleri  

(Halacistan’da  daha sonra Fars’a) hakkındaki  söylentileri  kaydeder.

Sözcüğün  , Kaşkai  / göçmek  sözünden geldiğini belirtmiştir.

*   Maria Therese ; Kaşkayların  Akkoyunluların soyundan geldiğini, Erdebil

çevresinde bir süre oturduktan sonra, 16. yüzyılın ilkyarısında Şah İsmail’in

önerisi  üzerine Fars eyaletine gelip yerleştiklerini belirtir.

Kaşkay adına “Kaşgar” şehriyle alakalandıranlar da vardır.

Kaşkaylar, vaktiyle Kaşgar şehri etrafında oturdukları için, zamanla “kaşkay” diye

adlandırılmışlardır.

Kaşgar şehri ve Özbekistan’daki Kaşka Derya / Kaşka-ı Derya  ırmağı ile coğrafik

bağlantı bakımından “kaşkay” kelimesini açıklayan görüşler de bulunmaktadır.

Balayan’a göre ; “kaşkay” adının Kuzey Azerbaycan’da, Savalan’ın batısında

bulunan Gaşgadağ ismiyle bağlantısı vardır.

Kaşkayların “kaşkaşe” diye adlandırılan Yamut boyunun oymağı olduklarından

dolayı “kaşkai” diye isimlendirildiğini iddia edenler de vardır.

Fars tarihini kronolojik  / zaman dizini olarak anlatan Fesai, Kaşkayların menşei / kaynağı hakkında şu görüşlere yer verir:

“Kaşkayların, Irak ve Kum’un çevresinde bulunan Halaçlardan olduğunu, sonra

oralardan ayrılıp, Fars’a göçen Halaçlar iki kola ayrıldılar. Onların bir kısmı yerleşik

hayata geçerek Halaç adını da korudular. Konar göçer olan ikinci kısım Kaşkay İli

bölgesinde yaşıyorlar.”

——————  

Sonuç olarak :

——————

Kaşkay  Türklerinin bugünkü nüfusları 1,5 – 2 milyondur.

Kaşkayi sözcüğü , ‘’ Kaş ‘’ ve ‘’ Kayi ‘’ sözcüklerinden oluşmuştur.

Kaş :  Alın , öncü , önde giden . Koş , hızlı hareket et.

Kayi :  Oğuz ‘un  24 boyundan biri .

Kaşkayi : 2 anlama gelir

1 – Öncü , akıncı , ilerici Kayı toplumu.

2 – Hızlı hareket eden Kayı toplumu.

Veya ;

Kaşkay ismini de büyük bir olasılıkla  ” kaşka ” (alnı beyaz at veya binek hayvanı)

kelimesinden almışlardır.

Kaşkayların bir ara ne zaman ve ne sebeple geldikleri hususunda da kesin bir

bilgiye sahip değiliz.

Semirom şehrinin  Sertak bölgesinde bulunan mezar taşlarında ki tarihlerden  

bugün bulundukları yere en az 700-800  yıl önce geldikleri bilinmektedir.

Daha önceleri de uzun  bir süre Kafkas  bölgesinde kaldıkları konusunda bilgiler vardır.

(Azerbaycan Türkçesinin  büyük tesiri de bunu doğrulamaktadır. )

Daha sonraki dönemlerde asıl Kaşkay birliğine çeşitli Türk oymaklarının karıştığı da

düşünülmektedir.

————————–

Kaşkayların  yaşadığı

coğrafi  bölge

————————–

Kaşkayların bugün yaşadığı bölgenin son zamanlara kadar resmi adı İl-i Kaş­

kai  / Kaşkay İli  idi.

Bu bölgenin adı daha sonra İran hükümetlerince Fars bölgesi olarak değiştirildi.

Kaşkay ili, Fars körfezi kıyılarından başlayarak isfahan ve Bahtiyari bölgesinin

güneyine kadar varan bir alana yayılmışlardır.

Zagros dağlarının birbirine  girmiş yükseklikleri ile Fars Körfezi sahilleri bu ilin

sınırlarını  çizmektedir.

Bölgenin merkezi Şiraz’dır.

Şiraz’ı merkez olarak değerlendirdiğimizde, Kaşkayları yaşadıkları yerler olarak  

üç kısma ayırabiliriz:

1 –  Kaşkay yaylak bölgesi :

Şiraz’ın kuzeyinden başlayarak Zagros dağlarına kadar uzanır.

Bölge Sipidan , Berucen , Semirom , Abade ve Mordeşt şehirlerini içine alır.

2 –  Kaşkay kışlak bölgesi:

Şiraz’ın güneyinden başlayarak körfeze kadar  uzanan bölgedir.

Lar, Cehrom, Firuzabad, Kazron, Mümesna, Buşehr, Kongan, Deştsenan şehirlerini

içine almaktadır.

3 –  Orta  / merkez  bölge:

Şiraz havalisi, Deşt-i Eıjen ve Merudeşt bölgeleridir.

Kaşkaylar’ın yurtları Fars eyaletinin kuzeybatısından başlayıp güneydoğuya doğru

uzanmakta  Şeş nahiye, Çehardanke, Kamfiruz, Ardahan, Kazerun, Ferraşbend,

Mahalerbaa, Firuzabad, Meymend, Efraz, Hunc ve Mahur Milani yörelerini içine

almaktaydı. Bunlardan ilk beşi yaylakları, diğerleri de kışlakları idi.

Kaşkayların yaşadıkları alan güney – kuzey ve doğu – batı sınırları, İran’ da

yaşayan  diğer  konar – göçer  aşiretlerine / oymak – ailelerine  oranla  geniş bir

alana  yayılmıştır.

——————————

Kaşkaylarda  geleneksel

idari  yapılanma

——————————-

Kaşkaylar’ın ilk büyük ilhanları Hasan Han ile kardeşi İsmail Han’dır.

Bu ilhanlar Kerim Han Zend (ö. 1779) ve halefleri zamanında yaşadılar.

Fakat Zend devrinin sonlarına doğru bilinmeyen sebepler yüzünden Hasan Han’ın

eli kesilmiş ve kardeşi İsmail Han’ın da gözleri çıkarılmıştır.

İsmail Han’ın oğlu Canı Han (ö. 1824), onun oğlu Muhammed Ali Han (ö. 1852),

kardeşi Muhammed Kulı Han (ö. 1866) ve bunun oğlu Sultan Muhammed Han 19.

yüzyılın en ünlü Kaşkay ilhanları idi.

Muhammed Ali Han ile oğlu Cihangir Han’ın Kaçar hanedanının

damatları arasında yer almış oldukları bilinmektedir.

—-

Dağınık olan Kaşkaylar 18. yüzyılda Canı Ağa tarafından birleştirilerek bir

Ufuk  / aşiret / oymak  halini almıştır.

Canı  Ağa, Kaşkayların ilk ” ilham / İlhan “dır.

Onu bu makama   Zend Kerim Han / Kerim Han Zend ( 1705 / 1779 ) 1760 – 1779

arası İran Şahı  atamıştır.

Canı Ağa ,  Şahlu  oymağına  bağlıydı.

( Şahlu / Şahilu oymağı ise Save yöresindeki Halaçlar’ın Fars eyaletine göç etmiş bir

koludur. )  

—-

Kaşkay ili’nin genel reisine, ‘’ İL + HAN  /  İLHAM   denir.

İlham, hakikatte siyasİ, askeri bir lider olup ilin birliği ve bütünlüğünün

sembolüdür.

Türk  oymağında  ailenin büyük erkek çocuğu bir zaman aşiret reisi olur diye bir

kural yoktur. Aşiretin / oymağın şartlarını  taşıyan bir çocuk, aşiret / oymak reisi

olabilir.

( Oymak / aşiret : Birçok boydan oluşan, konar – göçer  ya da yerleşik topluluk.)

—-

Melik Mansur Han, İlhan olacak bir kişide aranan şartları şöyle sıralamaktadır.

1. Çevresinin olması.

2. İyi ata binmek.

3. Güçlü bir yapıya  sahip olması.

4. Gururlu ve azametli / görkemli bir sima / yüz.

5. Adalet duygusuna sahip olma.

6. Aşiretler / oymaklar  arasında iyi bir şöhrete / üne sahip olma.

7. Asalet sahibi olması. (Asil bir hayat sürmesi)

8. Cesur olma ve güzel el yazısına sahip olma.

İlhan / İlham kendisine yardımcı olmak üzere bir ” İLBEYİ  ” seçer.

Görevi, hükümetin  vergilerini  toplamaktır.

İlbeyi, aşiretin büyüklerinden olabileceği gibi çoğunlukla İlham’ın kardeşidir.

İL : Belirli sınırları olan , ortak töre , gelenek ve görenekler ve dil birliğine sahip

olan  Boylardan / Tayfalardan oluşur.

TAYFA  : Boy.

Kaşkay İli’nin kollarına tayfa denir. Her tayfanın bir idarecisi vardır.

Buna “kelanter/ ” oymak beyi denir.

Kelanter İlhan / İlham tarafından seçilir.

Bunlar İlhan’ın  yakınlarından olup birkaç bin haneden oluşan oymakların baş­

kanıdır.

Gerçekte tayfa / boy bir sosyo-kültürel kurumdur ve ilin genel siyasetinde

Kelanterin / oymak Beyinin rolü vardır.

TİRE : Oba.

Her tayfa tirelerden / obalardan oluşmuştur. Tirelerin / obaların  reislerini ve

idarecilerini, ilin merkezi kuvveti olan İlhan / İlham seçmektedir.

Tire de tayfa gibi bir sosyo – kültürel yapıya sahiptir ve “kethüda” denilen Kelanter

yardımcılarının idaresinde yönetilirler.

BONKU :

Aralarında akrabalık bağı bulunan birkaç ailenin birliğidir.

İhtiyaca / gereksinlere  göre değişik durumlar gösteren ve siyah çadırlar da

yaşayanların Kaşkay İlinde sahip oldukları  unvandır.

Oba, bölük, işom diye de isimlendirilen bonkular yurt olarak isimlendirilen

yerlerde bulunmaktadır.

Bonkunun bütün fertleri bir tiredendir / obadandır.

Bonkuların reisine ” AKSAKALLI ” / Rişsefid  denir.

ve genellikle seçimle belirlenir.

BİLE :

Kaşkay İli sisteminde “bonku” en son kol olarak bilinir.

Ancak bazı bonkularda diğer geri kollara da rastlanmaktadır.

Bu geri kollara “bile” denir.

İlhan’ın kendilerine paylaştırdığı otlakları  onlar da, 100 veya 300 hanenin

başkanı olan kethüdalara  / oba beylerine  paylaştırırlar. Kethüdaların emrinde

de 15-20 hanenin başkanı olan aksakallılar  / Riş – Şefid  vardır.

Onlar da kendi yönetimlerindeki ailelere bu otlakları paylaştırırlar.

Kaşkaylar, ağustos  ayının sonlarına doğru yaylaktan kışlağa, nisan ayında da

yaylaklara çıkarlar.

—-

Kaşkaylardaki bu geleneksel idari yapılanma, aralıksız olarak Rıza Şah’ın

tahta geçmesine (1925-1941) kadar devam etmiştir.

1930 da Kaşkaylar,  hükümetin iskan / yerleştirme siyasetine karşı isyan edince

silahsızlandırılmak sureti ile yerleştirilmeye teşebbüs edilmiş / girişilmiş ve dolayısı

ile oymaklann teşkilatı / örgütlenmesi de bozulmuştur.

Kaçar Hanedanının hakimiyetine son verilmesinden sonra Rıza Pehlevi  Şah’ın

kurduğu yeni rejimde Kaşkaylar da diğer oymaklar gibi silahsızlandırılarak  

hükümetin kontrolü altına alındılar.

Bütün yayla göçmenleri yerleşik hale gelmeye zorlandı.

Bu sırada İlhan Savletüddevle Tahran’a getirildi ve hapsedildi.

Oğulları ise ülkeyi terketmek  zorunda bırakıldı.

2. Dünya Savaşı’nın başlamasının ardından Rıza Şah’ın tahttan uzaklaştırılması

üzerine İlhan Savletüddevle’nin oğulları İran’a geri döndüler. Bunlardan Nasır Han,

bu sırada hapishanede ölen (Kaşkaylar’dan çoğu öldürüldüğüne inanıyor) babası

Savletüddevle’nin yerine ilhan seçildi ve Kaşkaylar’ın yönetimini ele geçirdi.

—-

1963 yılında İran hükümetinin merkezi idareyi güçlendirme çalışmaları sırasında

Kaşkaylar üzerine karadan ve havadan girişilen geniş bir harekat sonucu bütün

silahlar toplandığı gibi başta İlhan Nasır Han olmak üzere aile mensupları ikinci

defa İran’ı terketmeye , yerleşik çiftçi veya şehirde işçi olarak çalışmaya zorunlu  bırakıldı.

—-

1979’da İran İslam Cumhuriyeti kurulunca ilhan ailesi tekrar yurduna döndü.

Yeni rejim, han ailesinin evvelce sahip olduğu başlıca hakları geri verdi.

Bugün Kaşkaylar parlamentoda kendi milletvekilleriyle temsil edilmektedir.

Bu dönemde Kaşkaylar’ın çoğu göçebe yaylacılığına geri döndü.

Daha sonraki yıllarda (1943-1 982) kısa aralıklarla bu teşkilat / örgüt – oluşum

canlandırılmaya çalışılmışsa da başarılı olunamamıştır.

Son olarak bu girişim 1982’de Hüsrev Han’ın Firuzabad’da idam edilmesiyle son

bulmuştur.

Günümüzde teşkilatları / oluşumları  bozulmuş olan Kaşkay Türkleri, konar-göçer

hayat tüm zorluklara rağmen sürdürmektedirler. Ancak gün geçtikçe yerleşik

hayata   geçiş hızlanmaktadır.

—————————————–

Temel Kaşkay tayfaları / boyları

ve  tireleri / obaları

—————————————–

Kaşkay ilinin  tarihi bakımdan en önemli boyları ve obaları şunlardır:

Bayat, İgdir (Oğuz boyu).

Beydili, Çarıhlı (Oğuz boyu ).

Şamlı (Safevi kızılbaş Türkü oymağı).

Ağaçeriler, Halaç ( 9. yüzyıldan beri kaynaklarda geçen Türk toplumu )

Musullu (Akkoyunlu oymağı) ve

Oryad (Oyrad Moğol kalıntısı).

Bunlardan Halaçlar dışında kalanlar Anadolu asıllıydılar.

—-

İran’da bu gün  ise ;

* Derreşuri / Şor dereli Boyu.

* Şeşblüki  / Şeş Beyli / Altı Beyli Boyu.

* Keşkölli / Keşküli  / Keşküllü Boyu.  ( Büyük ve Küçük olarak 2 boydur)         

* Amele / Ameleh Boyu . ( İlhan’nın hizmetindekiler )

* Faris-i  Meydan / Farsimadan / Farsimedan Boyu.

 olmak üzere beş ana gruba ve  bunların alt kollarına ayrılmışlardır.

Karaçaylı Boyu , Safihanlı Boyu , Caferbeyli Boyu , Nemedi Boyu , İgdir Boyu ,

Rahimli Boyu .

——–

Kaşkaylar, Türklerin Oğuz boyundan olup, Türk Töresini , gelenek ve göreneklerini

günümüze kadar en iyi şekilde koruyan  önemli bir Türk unsurudur.

Bu durum, günümüzde onların İran’ın en güçlü topluluğu sayılmasında birinci

derecede etkili olmuştur.

Çeşitli dönemlerde İran iç siyasetinde söz sahibi olmuşlardır.

Bunun için de merkezi hükümet için sürekli ” potansiyel tehlike ” olarak

görülmüşlerdir.

Göçer-konar bir hayat yaşadıkları için eriyip yok olmaları  mümkün olmamıştır.

Bu sebeple Kaşkaylar değişik zamanlarda yerleşik hayata zorlanmışlardır.

Bunun sonucunda da büyük maddi ve manevi zararlara uğramışlardır.

Günümüzde Kaşkaylar, gerek merkezi hükümetin ve gerekse ekonomik şartların

zorlanmasıyla yerleşik hayata geçmek mecburiyetinde / zorunluluğunda  

kalmaktadırlar.

Yerleşik hayata geçmeleri de kısa bir süre sonra eriyip gitmelerine sebep olacaktır.

—-

Kaşkayların yazılı bir tarihleri yoktur.

Okuma ve yazma oranının düşük olması sebebiyle Kaşkay  şair ve yazarlarının

ortaya koydukları eserler gerekli ilgiyi görmemiş ve basılıp yayımlanan eserlerin

çoğu da kaybolup gitmiştir.

Günümüze kadar gelen nadir / ender bulunan  eserleri ise il fertlerinin şahsi /

kişisel gayretleri ile olmuştur.

Bu eserlerden biri  Novzer Danişur’un Kaşkay İli’nde derlediği ;

‘’ Nağmeha-yı  İl-i Kaşkat ‘’ adlı şiir kitabıdır.

Bu eserde yer alan şiirlerden örnek ;

BİLİN  SİZ

Hani laçın hani tarlan hani bliz

Van uçdu gölünizden hilin, siz

Hani gülşen hani gülzôr hani ytiz

Van giddi ilimizden hiliil, siz

Hani koççi orullartlıın nefesi

Hani dardan gelen nııvlar sisi

Hani katar giden iler devesi

Göçmez iler çölünizden bilin, siz

Çahuk adlar tir-endôzlar nic olclz

Keylig sesi / wş-ôvôzlar nie oldı

Kaşkaide serv-i nazlar nie oldı

Van giddi, ilimizden hilin, siz

Beli inçe döşi siper cevônüır

Hani şiltil boylı kaşı kenuııılar

Hoşlug geçdi hize ka ldı yamônlar

Yaman geçer halimiizden bi/üZ, siz

Üzgeç orlan şd/uız geçmez göllere,

Adlı olıp dah  gidlilez ilere

Şeyda biilhül arzuludur güllere

Ayrı diişdig getimizden hilin, siz

Noldı ingilisden damar çekenler

Noldı eenebiler kanun tökenler

Noldı koşunun çeken koşun bükenler

Katar düşdi belimizden bilin, siz

Elden giddi Kaşkafden vekarı

Hob sıfatı şeea’atı, reftarı

Sadakatı sahavati kirda rı

Varı giddi dilimizden bilin, siz

Hayahuli agur iler görünmez

Vicranlu kaşen çöller görünmez

Keyligli duraeealı yeller görünmez

Varı giddi ilimizden bilin, siz

Sadeligden bir ad u san kalmadı

Sadakatlar giddi iman kalmadı

Gayretlü kişiden nişan kalmadı

Kimlerkapar gulumuzdan bilin, siz

Dağuldug tefrika oldug perişan

Ae u ae kalmuşug sebil ser-gerdan

Arha, halı rakib çohdur gün yaman

Kimse gelmez dalimuzdan bilin, siz

Sıtar çalmaz kaşkafde nekise

İbrahim toyda kerri ney çalsa

Bakılmazlar Emir Kadı bulunsa

Ramak gidmiş ilimizden bilin, siz

Canunan salılayag Islfim ayım

Iranun torpağını çayum

Hakk virmiş düzedmeg Şaylu payını

Idmeleyer yolumuzdan bilin, siz.

————-

Kelimeler

anlamları

————-

Ad : At

Adlı ohçı : ok atan atçı

ad u san : Adı sanı

Arha : Bir tür dokuma halı

Baz : Bir kuş ismi

Bernov : Tüfek

Cevan : Genç , delikanlı

Damar çekdöş : Sömürmek . kan emmek

Döş : Göğüs

Duraccalı kuş : Çölde yaşayan kuş

Gul : Kol

Haya – hul : Çalıp eğlenirken çıkan gürültü

Hoş – avaz : Güzel söz

Kanun tökkapkeylig : Kanını dökmek

Kap : Tutmak

Keylig : Keklik

Koççi oğul : Koçyiğit

Laçın : Şahin türünde yırtıcı kuş

Nekisa : Çalgı ustası

Ramak gid : Güçsüz kalmak                   

Ser-gerdan : Başı boş

Ser v-i naz : Servi boylum

Sıtar : Bir çalgı

Şahaz : Sürünün önünde giden Keçi . Öncü

Şaylu : Kaşkay oymaklarından biri

Şilal boylu : Uzun boylu . Fidan boylu

Terlan : Güçlü gagası , uzun kanatları olan yırtıcı kuş

Tir-endaz : Avcı . Ok atan

Toy : Düğün

—–

Araştırmacıların üzerinde  buluştukları nokta , Kaşkayların Türk soyundan

olduğudur. Görüş ayrılıklarının bulunduğu nokta, Kaşkayların hangi Türk boyuna

mensup / bağlı olduğu konusudur.

Kaşkayları Azeri, Halaç, veya Anadolu Türklerinin bir kolu saymak tek başına doğru

değildir.

—-

Kaşkay Türkleri’ni temsil eden 5 önemli simge var.

Bunlar, ateş, kartal, köpek, ocak ve kadın.

Yetişkin bir erkek Kaşkay’da bunlardan birisi eksik olursa o kişi ayıplanıyor.

Kaşkay Türkleri yılda 2 defa göç ediyor. Bunlardan biri mart diğeri ise ekim

aylarında. Yaptıkları yolculuk ise tam 250 km. boyunca devam ediyor.

İran tarihinin önemli bir parçası olan kayıp Türkler tarihte önemli görevler

almışlar.

Zant Hanedanı döneminde Kerim Han’ın Veziri İsmail Han bir Kaşkay imiş. İran’a

hükmedenler bir taraftan Kaşkayları kollarken diğer taraftan korkarlar. Bu korku

birçok hükümdar tarafından baskı görmelerine neden olur.

Zamanında iyi ata binip tüfek tutan 40 bin atlı süvarileri varmış.

Bu durumdan oldukça etkilenen İran yöneticileri Kayıp Türklerin liderlerini ve lider

potansiyeli taşıyanları birer birer yok etmiş.

Başta dayısı ve abisi olmak üzere aile büyükleri aynı kaderi yaşayan günümüz

Kaşkaylarının lideri Daryuşhan Kaşkayı artık sembolik bir lider.

Yıllarca sürgün hayatı yaşadıktan sonra ilerleyen yaşına rağmen İran’daki

topraklarına dönerek sakin bir yaşam sürmeyi seçmiş.

—-

Daryuşhan Kaşkayı Türkiyeli soydaşlarına şöyle sesleniyor:

‘’ Ben bir Türk’üm, sizleri kendime kardeş biliyorum.

Ve ben isterim ki Türk Milleti birlik olsun, başarılı olsun.

Başarılı olan Türkler bizim iftiharımızdır. ‘’

Şair ve edebiyatçıların aktardığı bilgilere göre Kaşkayı edebiyatı günümüz şair ve yazarları tarafından yaşatılmaya devam ediyor.

Ozan Seferi , günümüz Kaşkayı edebiyatına katkı sunan önemli bir isim. Kaşkayı

Türkçesinde şiirler yazarak dile destek vermeye devam ediyor.

—-

Men kalan değilem arapdan tarktan,

Kuroğlu ivez düşmez ıraktan

Men Türkem, men Türkem

Dilimdir yurdum hanumanım

Varlığım, dirliğim, kimliğim, şanım

Oğuzam ağ üzem üz ah menem

Vur karlı titremez dağlı dağ menem

Men atam Altay’dır kimliğim Orhun

Yorulmaz dönmezem bila Han Ceyhun

Ozan Seferi Kaşkayı’nın dizeleri kullandıkları Türkçe hakkında bir fikir vermektedir.

Şair ve yazar Arsalan Mirzai de okullarda her ne kadar Farsça öğretilse de evlerde

ve kendi aralarında Türkçe konuşmaya ve yazmaya devam ettiklerini belirtiyor.

————————————–

KAŞKAY TÜRKLERİNDE 

KİLİM ÜZERİNDE TAMGALAR

————————————–

Kaşkay erkekleri at binme ve çobanlık yetenekleriyle bilinirler.

Tipik bir şapkaları vardır.

Kaşkay Türk  kadınları  Ata binerler ve at üzerinde  çok iyi silah kullanırlar.

İran devletinin tüm baskılarına rağmen Türklüklerini örf ve ananelerini unutmamışlardır.

Kaşkay kadınları kat kat renkli etekler (üç etek) parlak tunikler ve eşarplar giyerler.

Halı dokumadaki ustalıklarıyle bilinirler.

Göç yolları üzerindeki doğal bitkilerden ve böceklerden elde ettikleri canlı renkli ,

solmayan doğal  boyaları ve koyunlarının yününü kullanarak çok renkli ve özgün

halılar dokurlar.

Kaşkaylar’ın halis yünden imal edilmiş, geleneksel motiflerle süslenmiş ve tabii

boya ile boyanmış ve sanat değeri yüksek halı, kilim ve seccadeleri iç ve dış

piyasada her zaman satılır olmuştur.

Kaşkaylar arasında diğer Türk topluluklarında olduğu gibi kadın sosyal hayatta

önemli bir yer kazanmıştır.

Evlilikte ise bütün Türk boylarında  başlık geleneği vardı.

İran’daki diğer kadınların aksine, konakladıkları yerlerde geleneksel çador

/ kara çarşaf  giymezler.

1979 devriminden bu yana şehirlere geldiklerinde çador giymek zorundadır.

————-

Kaşkay dili

————-

Kaşkay Türkçesi  üzerinde çalışmalar yapan Muhittin Çelik, Kaşkay dilinin Oğuzca ağırlıklı , Türk lehçelerinin karışımı olduğunu saptamıştır.

Kaşkay Türkçesi Oğuz Türkçesi’nin bir şivesi olup Türkiye Türkçesi’ne çok yakındır. Gelenekleri de Türkiye Türkleri’nin  aynıdır.

Aşık denilen saz şairleri aşk ve kahramanlık türküleri söyler, Köroğlu destanı herkes tarafından bilinir ve sevilir.

Hatta Kaşkay halkının derin sevgisi dolayısıyla Köroğlu destanı Fars eyaletindeki Türk asıllı olmayan oymaklar ve köylüler arasında da yaygın şekilde söylenir.

——————–

Şahbaz Şahbazi

( 1930 /1993 )

——————–

Amele Boyunun Borbor Tiresi / Obasındandır.

Kaşkay şiirlerini  35 yılda toplayarak ‘’ Kaşkai Şiiri ‘’ kitabını 1988 de  bastırmıştır.

Yazılı eserler ait olduğu toplumun dil ve edebiyat özelliklerini içeren ana

kaynaklardandır. Bu bakımdan Şahbaz’ın çalışması çok değerlidir.

Çalışma 2  kitaptır.

1.Kitap : Ünlü Kaşkay Şairi Mirza Muhammed İbrahim Mezun ‘un şiirleri.

2. Kitap : Karakanlı Yusuf Ali Bey , Karakanlı Hüsrev Bey , Karaçaylı Mesih Han ,Kul

Oruc , Şaylı Ali , Bayatlı Hüseyin Ali Bey , Rahimli Nimetullah Bey , Hemrah , Köroğlı

şairlerin şiirlerini kapsar.

Türkçe şiirler çoğunlukla ( 6+ 5 , 4+4+3 duraklı ) 11’li kalıbıyla söylenen Koşma türündendir.

Kafiye düzeni  abab , cccb , dddb şeklindedir.

Son 4 lükte şairin takma ismi kullanılmıştır.

————

Kaynakça

———— 

Yar.Doç.Dr.Muhittin Çelik . http://www.altayli.net

www.turktoyu.com

tdk.gov.tr    

http://www.turansam.org

http://www.turkbilimi.com  ( Bayrak resimleri  )

dergipark.org.tr

Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

www.sabah.com.tr   

——–

Kaşkaylar hakkında geniş bilgi edinmek isteyenler :

https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/29988/Valiollah_Yaghoobi_Tez.pdf.pdf?sequence=1

adresinden faydalanabilirler.

——

Kaşkaylar hakkındaki bilgileri toplamaya çalıştım.

Türk töresini , gelenek ve göreneklerimizi günümüzde de devam ettirmekte olan

Kaşkay Türkleri hakkında daha çok çalışma yapılması ve duyurulması şarttır.

İdris Kulaçoğlu. 8.4.2021 çalışma odam .