TIK , TIK , TIK !

DÜŞÜNDÜRMELİ …..

Tık, tık, tık !

Kim o ?

Hazırlan gidiyoruz.

Sen kimsin?

Nereye gidiyoruz?

Sıran geldi.

Gerçek evine gidiyoruz.

Gerçek ev mi?

Sen! Yoksa!

Evet. Hadi gidelim.

Dur bir dakika..

Bir sürü yarım işim var.

İş yarım kalmaz. Birileri tamamlar. Oyalanma artık.

Çocuklar, onlar daha çok küçük, bari vedalaşsaydım.

Sen olmadan da büyürler, hadi bekliyorlar.

Bekliyorlar mı?

Onlar da kim?

Gidince görürsün.

Anladım. Anladım ama kalbini kırıp, gönlünü alamadıklarım, iyiliğini görüp,

karşılık veremediklerim var. Anlayacağın borçlu gitmek istemiyorum.

—–

ZAMANINDA   DÜŞÜNSEYDİN  !

—–

Zamanında  mı ?

İyi de ben daha zamanım var sanıyordum !

Hepiniz aynısınız.

—–

Zaman dediğin, içinde bulunduğun  AN !

Bunun  ötesi  yok  !

Keşkelerin  bir faydası YOK  !

Bugünü yaşarken hep yarın var gibi  davrandın !

Üstündeki üniformanın sorumlulukları var.

Yerine getirmedin.

Bu sana bir uyarıydı.

Şimdi  gitmiyoruz.

Ama her an gidebiliriz.

—–

* Bir daha geldiğimde önünde UMUT, arkanda PİŞMANLIK  olmasın ! !

—–

Kıssadan  hisse  her birimize ! ?

İdris Kulaçoğlu .