TAŞTAKİ TÜRKLER

SİBİRYA’DAN  HAKKARİ’YE

TAŞTAKİ  TÜRKLER

———————————–

Rahmetli Servet Somuncuoğlu’na  ( 14.5.1964 / 6.8.2013 ) saygım ve gönül

borcumla teşekkürlerimi  sunuyorum .

Türk yazıtları ve kurganlarımız üzerine yıllarca çalıştı ve kayıt altına aldı.

Belgeseller hazırladı .

Servet Somuncuoğlu, kitabını şöyle tanımlıyor:

“ Yaklaşık dört yıllık bir zaman içinde 150 bin kilometre ve 138 gün saha

çalışması ile ortaya çıkan bu kitapta sahalardan örneklemeler yapılmıştır.

Kırgızistan’daki Saymalıtaş kaya resmi alanından var  olan yüz bin resmin

tamamı için ciltler dolusu kitap yapılabilir.

Kazakistan’daki Tamgalı Say, Altay – Tuva – Hakasya bölgesindeki kaya resmi

alanları ve Abakan, Minusinsk, Kızıl müzelerindeki buluntulardan ciltler dolusu

albümler  çıkar.

Biz bu kitapta belirgin resimleri örneklemeye çalıştık.

Yine de düşündüğümüz hacmin çok üzerinde bir kitap ortaya çıktı.

Bugüne kadar ihmal edilen / geri bırakılan Anadolu kaya resmi alanlarına da

özel  dikkat çekmek gerekiyor.

Saymalı Taş bölgesindeki resimleri karşılaştırmalı olarak 10 – 11 grupta topladık.

Örnek olarak Orhun alfabesinin nasıl oluştuğunu gördük.

Türk tarihi ve kültürü o kadar geniş bir alanı kaplıyor ki , büyük resmi görebilmek için

bu karşılaştırmalı çalışmanın yapılması gerekiyor.

Bizim ısrarla üzerinde durduğumuz konu, resimler arasındaki benzerliklerdir. ‘’

Servet Bey ” göçebe Toplum ” deyişini ” Dolup – taşma ” ve taşan kısmın yer değiştirmesi

olarak tanımlıyor. Çok doğru bir tanımlama olduğunu düşünüyorum.

Evet . Bulunulan toprak ve değerler yetmeyince bir kısmı orada kalıyor , bir kısmı ise

yeni yerlere göçüyor.

‘’ Sibirya’dan Anadolu’ya Taştaki Türkler ’’ Türk tarihinin en önemli belgeleri

olan  kaya yazıtlarının karşılaştırmalı olarak bir arada ele alındığı bir eser olma

özelliği ile tarihçiler, arkeologlar ve araştırmacılar için bulunmaz bir kaynaktır.

Çalışmasından bazı bölümler :

* Kütahya, Çavdarhisar Aizonai Tapınağı’nın doğu yüzüne bakan duvarında yer

alan bu resimde at üzerindeki süvarinin elinde taşıdığı sancağın alemindeki

‘’ KURT  BAŞI ‘’  ve  ‘’ OK – YAY ‘’  damgası, bu resmin binyılın başlarında

Anadolu’ya  gelen Türklerce yapıldığının işareti.

Çünkü ‘’ OK – YAY  ‘’ aynı zamanda  TÜRÜK  BİL  /  Kök – Gök  Türk  Birliği  

hükümdar ailesinin damgasıdır.

—-

* Kütahya Çavdarhisar’daki Aizonai kentinin antik duvarları üzerine yapılan

resimler  Anadolu’ya göçlerle gelen Türk  boylarından kalma.

Sibirya’da Lena kıyısındaki süvari, sanki gelip Aizonai’nin  duvarına asılmış.

————

* Erzurum, Karayazı  CUNNİ  Mağarası’nda yaklaşık 40 kadar Oğuz damgasının

yanında  çeşitli resimler de var.

Bunların en çarpıcısı da hiç şüphesiz SÜVARİ  / ATLI ASKER resmi.

Hemen  hemen bütün alanların ortak resmi olan süvari, burada da  kendini

gösteriyor.

(Süvari / Atlı  : Eski Türk geleneğinde atlı olmayan (yaya) bir adamın kıymeti yoktur.

At bir Türk için herşeydir. At, avda, güçte ve savaştaki vazgeçilmez

hizmetlerinden ötürü Türkler için ölçüsüz bir değer taşımaktadır.

Öteki dünyada hizmetlerini sürdürmek için sahibi ile birlikte gömülmüştür.

Altaylardaki kurganlarda çok sayıda at iskeleti sahibi ile birlikte bulunmuştur.

Bu  çok eski bir gelenektir. ) Prof.Dr.Alpaslan Ceylan .

———–

* Moğolistan, Çeçerlek kenti yakınındaki tarih öncesine ait ‘’ TÜRK  MEZARI ‘’

bozkırın  ortasında zamana direniyor. Anıtmezarın taşları üzerinde  GEYİK  

resimleri de var.

———–

* Baykal Gölü yakınındaki İrkutsk kentine yaklaşık 400 kilometre uzaklıktaki

LENA  KAYA  resimlerinin yaş tespiti / saptaması  Rus bilim adamlarınca

mö. 14.- 12. binyıllar olarak yapılmış.

Lena resimleri alanı bir uçtan diğer uca yaklaşık 1200 metrelik bir kaya duvar

üzerinde. Burası aynı zamanda bir mezar alanı.

Lena kaya resimleri  alanında restorasyon / onarım – yenileme çalışması

sonrasında belirginleştirilen resimlerde de GEYİĞİN  özel bir yeri var. Bu

resimde geyiğin yanında bir de SÜVARİ  yer alıyor. Büyük olasılıkla süvari ve

geyik ayrı zamanlarda çizilmiş.

Yukarı  Lena’da ŞİŞKİN KAYASI üzerinde vahşi at resimleri bulunmuştur.  

————

* Mandıl  Haykhın, Moğolistan’ın orta kesiminde yer alan Bayanhongur eyaleti

sınırları içinde. Mandıl Haykhın zirveleri tepsi şeklinde birbirine yakın üç dağdan

oluşuyor.

Burada binlerce kaya resmi var.

Pek çok  GEYİĞİN  resmedildiği kayalardaki resimler giderek yazıya dönüşüyor ki

bu  yazı Orhun Anıtları’nda kullanılan eski Türk alfabesi ile yazılmış.

* Balballar / mezar veya kurganın başına dikilen taşlar.

Ağustos 1998′de bir tesadüf / raslantı  sonucu Hakkari kent merkezinde

bulunan ve Van Müzesi’nde sergilenen ‘’ Hakkari Stelleri / yazılı dikili taşları ‘’

ilk kez Atlas tarafından dünyaya duyurulmuştu.

Hakkari  stellerinin, Orta Asya’da  yaygın olarak görülen balballarla olan

olağanüstü benzerlikleri derhal dikkat çekmişti.

Biçimsel benzerliklerin yanı sıra duruş biçimindeki ayrıntılar ve kılıç,

kupa gibi nesnelerdeki ortaklık bunların aynı kültürün uzantıları olduğu

düşüncelerine yol açmıştı.

Arkeologlar bu stellerin Orta Asya kökenli  konar – göçer  kavimlere /

toplumlara ait olabileceği üzerinde durmuştu.

————

* Gobi  Çölündeki kaya resimlerinde av sahneleri de yer alıyor.

————

*  Gobustan kaya resimleri alanı, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye 50 kilometre

uzaklıkta ‘’ Gobustan Gayalıkları ‘’ olarak bilinen alanda yer alıyor.

Hazar kıyısındaki Gobustan’da ‘’ Büyüktaş ‘’  , ‘’ Küçüktaş ‘’  ve ‘’ Cıngırdağ ‘’

olmak üzere birbirine yakın üç ayrı bölgede yer alıyor. Buradaki kaya resimleri

çeşitlilik bakımından son derece zengin.

Avrasya’da, SAYMALI   TAŞ ların  dışında diğerleriyle

kıyaslandığında en zengin  alanlardan biri burası.

Farklı dönemlere ait izler var Gobustan’da.

Büyük boyutlu çizimlerden küçülmüş stilize çizgilere yönelen arayış ,uzun bir

tarihi zamanı gösteriyor.  

Gobustan’ın simgesi sayılan ve  ‘’ HALAY ÇEKEN  İNSANLAR ‘’ diye anılan

resimdeki figürler, birçok kaya resmi alanında karşımıza çıkar.

————

* İzmir, Ödemiş Konaklı beldesindeki Soğukluk Deresi mevkiinde bulunan

zengin kaya resimleri alanı ne yazık ki tahrip olmuş / bozulmuş.

Alanda ulaşabildiğimiz birkaç resimden biri insan figürü.

Bu resmin benzerlerine  özellikle SAYMALI  TAŞ ’ta rastlamak olasıdır.

————

* Kırgızistan’da Tanrı Dağları’nın kollarından  Aladağlar’ın zirvelerinden

SAYMALI  TAŞ , on bin kaya üzerindeki yüz bin resimle dünyanın tartışmasız bir

numaralı  kaya resmi alanıdır.

Tarih bakımından en eski resimlere de burada rastlanıyor.

Bu  DAĞ  KEÇİLERİ , büyük olasılıkla  ilk dönemlere ait ve Saymalı Taş’tan

binlerce kilometre ötede Hakkari, Gevaruk Yaylası’ndaki figürle büyük benzerlik

taşıyor.

———

* SAYMALI  TAŞ ’ta giz / sır dolu resimler geçit yapıyor.

‘’ GÖKYÜZÜ  ARABALARI ‘’  diye de anılan resimde kutsal uçan atları ya da

boğaları ile Kamanların / Şamanların göksel yolculuğuna işaret ediliyor.

Saymalı Taş’taki bu araba resmi, önemli birinin, belki de kağanın arabasıdır. Bu

araba, Altay Dağları’ndaki Pazırık kazısında bulunan ve bugün Petersburg

Ermitaj Müzesi’nde sergilenen ‘’ PAZIRIK  ARABASI ‘’  ile büyük benzerlik taşır.

* SAYMALI  TAŞ ’ın sembol resimlerinden ‘’ GÜNEŞ  ADAM ‘’ , Gobi

Çölü’nden Anadolu’ya hemen hemen tüm kaya resmi alanlarında kendini

gösteriyor.

————

* Kırgızistan, Talas bölgesindeki Karakol Yaylası 2 bin 800 – 3 bin rakımlı /

yükseklikte .

Buradaki resimler de değişik zaman dilimlerine ait.

Binyıllar içinde yapılan resimler söz konusu, son süreçte ise burada da

‘’ Tamga / Damga  ‘’ya geçiliyor.

————

* Kars, Kağızman’a bağlı Camuşlu köyündeki ‘’ YAZILI KAYA  ve KURBANAĞA‘’

ile Şaban köyündeki ‘’ GEYİKLİ  TEPE ‘’ kaya resmi bakımından Türkiye’nin en

zengin bölgesi.

————

* Hakkari, Yüksek ova  GEVARUK   YAYLASI ’ndaki  kaya resimleri  Türkiye’de en

yüksek  alanındadır.

Bu denli ulaşılması zor yüksekliklerin  seçilmesi , Orta Asya’da karşılaşılan kaya

resmi alanlarını hatırlatıyor. Coğrafi alanın seçilmesi bakımından görülen

ortaklık, resimlerin yapılış  yöntem ve uygulamalarında  kendini gösteriyor.

Örneğin ;

Kırgızistan’da Saymalı Taş’taki resimlerle Gevaruk Yaylası’ndakiler

arasında şaşırtıcı benzerlikler var.

Özellikle ‘’ DAĞ  KEÇİSİ ‘’ , ‘’ OK – YAY ‘’ damgası Orta Asya kaya resimleri ile

örtüşüyor.

————

* Kazakistan, TAMGALI  SAY ’da sayıları binlerle ifade edilen kaya resimlerinin

büyük çoğunluğu birçok resmin bulunduğu panolardan oluşuyor.

Kayaların işlenmesinde iki ayrı teknik yani ‘’ DÖVME ‘’ ve ‘’ KAZIMA ‘’

kullanılmış.

Bütün kültürlerde görülen uçan at efsanesi burada da görülüyor.

Öte yandan Tamgalı’nın ‘’ UÇAN ATI ‘’   , Saymalı’da karşımıza  ‘’ GÖKYÜZÜ

ARABALARI ‘’  olarak çıkıyor.

————

* Moğolistan, Gobi Çölü kaya resimlerinin yoğunlukla bulunduğu alan, artık

tamamen  kurumuş bir nehir yatağının yanında. Nehir, bir zamanlar buralarda

çok canlı bir hayat olduğunun işareti.

Burada kayalara DAĞ  KEÇİSİ , GEYİK  gibi figürler, damgalar ve bir kompozisyon

içeren resimler, av sahneleri gibi panolar işlenmiş.

————-

* Güney Sibirya ve Moğolistan coğrafyasında yaklaşık 400 civarında tespit

edilen / saptanan  ‘’ GEYİK  TAŞ ‘ların bir kısmı bugün müzelerde, bir kısmı ise

hala  dikildikleri yerde duruyor.

Kaya resimlerindeki GEYİK , dönüşerek mezar taşlarına taşınmış ve ölen kişinin

geyik olarak don değiştirdiğini anlatmaya başlamıştır.

Bu mezar taşları ile kaya resimleri, ortak özellikler sergileyen çizimler olarak

bize binyıllar boyunca devem eden bir kültürün sürekliliğini aktarıyor.

————-

* Kırgızistan Talas bölgesindeki Çiğim Taş yaklaşık 3 bin 500 metre rakımlı

yüksek bir vadinin adı. Burada bir pano gibi yükselen kayanın üzerinde 300

civarında resim var.

Panonun etrafına dağılmış kayaların tümü  resimlidir.

Çiğim Taş resimlerinin diğerlerinden belirgin farkı, bunların tamamen stilize /

şematik çizimlere dönüşmüş ve iyice küçülmüş olması.

Artık doğayı birebir resmetme dönemi bitmiş, soyut arayışlar başlamıştır.

Bu arayışlar damgayı ve devamında alfabeyi doğurmuştur.

Çiğim Taş, bir bakıma damgaların resmedildiği bir alandır.

————-

* Kazakistan’da Almatı’ya 170  kilometre uzaklıktaki Tamgalı Say, dünyadaki

sayılı kaya resmi alanlarından biri ve Unesco’nun dünya kültür mirası listesinde.

Geniş bir alana yayılan resimler, aynı zamanda bozkır toplumlarının  tarihine ışık  

tutmaktadır.

Burada kaya resimlerinin, tarih öncesinden yakın zamanlara dek devam eden

bütün aşamaları rahatlıkla  saptanabilir.

Doğayı birebir çizmekle başlayan süreç, inanç resimleriyle, sembollerle devam

ediyor  ve  sonunda  damgalara ulaşılıyor. Damgalardan da harflere ve yazıya

geçiş başlıyor.

Tamgalı Say, bütün bu sürecin resimli tarihi.

(Sayın Servet Somuncuoğlu’nun Atlas dergisinde de yayınlanan fotoğraf çekimleri.)

————

Kaynakça

————

bilinmeyen @ haberturk.com  ( 1.25 .00 dakika )

Kendi sesinden dinleyebilirsiniz.

http://www.genelturktarihi.net

http://onturk.wordpress.com/2011/03/02/sibiryadan-hakkariye-tastaki-turkler/


Rahmetli Servet Somuncuoğlu’na , Danışmanlığını yapan  Prof.Dr. Ahmet

Taşağıl’a , Ersin Alok’a , Prof.Dr. Dmitry Vasilev’e    saygım ve gönül  borcumla

teşekkürlerimi  sunuyorum .

Kitabın ilk baskısı Nisan 2008 de , ikinci baskısı Aralık 2010 da , üçüncü baskısı

At – Ok  yayınları  tarafından Ocak 2011 de yapılmış.

Olağan üstü resimler ile süslenmiş 543 sayfalık anlatı.

Kızlarım  Burçin ve Begüm’ün doğum günüm armağanı olarak 2020 de sahip olabildim .

Türk tarihi ve kültürü ile ilgili arkadaşlarımın mutlaka sahip olması ve incelemesi gereken bir eser .

İdris Kulaçoğlu. 8. 11.2020 çalışma odam. 16:40