KARAMANOĞLU MEHMET BEY

Karamanoğlu Mehmet Bey

( 1240 – 1241 / 1280 – 1283 )

Ölümü :  8.9.1279

Tarihler kesin değil.              

———————————-

Karamanoğullarının  ikinci beyi  ordu komutanı ( Sübaşı ) Kerimüddin Karaman’ın büyük oğludur.

Adı :  Mehmed Şemseddin’dir.

Türkçe’yi  devlet yönetiminin resmi dili olarak kullanan Anadolu’daki ilk Türk devletidir.

—-

Mehmet Bey askeri ve idari yönden bilgili bir devlet adamı idi.

Bilim adamlarını etrafına toplayıp onlara büyük önem vermiştir.

—-

13.yüzyıl ortalarında Selçuklular, edebi dil olarak Farsçayı, devlet dili olarak Arapçayı kullanırlardı.

Kendi dilini ve kültürünü hor gören / aşağılayan , başka kültürlerin egemenliğine girmeyi yücelik sanan, bu yoz anlayışa tepki gösteriyordu.

Karamanoğlu Mehmet Bey de, Atası Nure Sofi gibi, Anadolu’da, Türklüğün, Türk değerlerinin  uğraşını  vermiştir.

—-

Halk ise öz dili olan Türkçeyi kullanırdı.

Mehmet Bey , birlikte yaşamanın ilk şartı olan DİL  BİRLİĞİNİN  gerekliliğine inanıyordu.

Bu birliği gerçekleştirmek için Toroslar üzerinde yaşayan bütün Türkmen boylarını çevresinde toplayarak bir ordu oluşturdu.

—-

Mehmed Bey, babasının 1261 yılında  ölümü  üzerine aşiretin başına geçince, Selçuklulara karşı ayaklanan Niğde Emiri Hatiroğlu Şerafeddin Beyle işbirliği yaptı ve yardımına kardeşi Ali Beyi gönderdi.

Üzerine gönderilen Selçuklu ve Moğol kuvvetlerini 1276 da  Göksu derbendinde / geçitinde  büyük bir bozguna uğrattıktan sonra Emir-i Sevahil  Hoca Yunus’u da yendi.

Ardından Konya’ya girdi ve burada yaşayan Selçuklu Türkleriyle  birlik oluşturarak  kısa zamanda Konya vilayeti ve bazı çevre iller Karamanoğullarının  hakimiyeti / egemenliği  altına girdi. Daha sonra Selçuklu Sultanı İzzettin Keykavus’un  ( 1235 – 1279 ) oğlu Gıyaseddin Siyavuş’u başa geçiren Mehmet Bey’in kendisi de vezir oldu.

—-

( Bilgi notu :

Moğol zulmüne karşı mücadele / uğraşma  görevini üstlenen Karamanoğlu Mehmed Bey, Eşrefoğulları ve Menteşeoğulları ile bir ittifak yaparak / birlik oluşturarak hakimiyet sahasını / egemenlik  bölgesini  genişletmiş ve iyice kuvvetlenmişti.

Mehmed Bey, mücadelesini meşru / uğraşını yasal  bir zeminde yürütebilmek için 2. İzzeddin Keykavus’un oğlu olduğunu ileri sürdüğü Alaeddin Siyavuş’u (Cimri ) yanına getirterek törenle Selçuklu sultanı ilan etti.

Beraberinde Siyavuş olduğu halde Menteşeoğlu ve Eşrefoğlu kuvvetleri ve kalabalık bir Türkmen ordusuyla birlikte harekete geçen Mehmed Bey, Konya üzerine yürüyerek şehrin Selçuklu Sultanı Siyavuş’a teslim edilmesini istedi. İsteği reddedilince de saldırıya geçip 9 Zilhicce 677 / 23.4.1279 da şehre girdi ve Siyavuş’u törenle Selçuklu tahtına oturttu.

Kendisi de vezirlik görevini üstlendi.

Bu törenin ardından şehirdeki Selçuklu devlet adamları Siyavuş’u sultan olarak tanımak zorunda kaldılar.

Alaaddin Siyavuş  adına hutbe okutulup para bastırıldı.

Siyavuş ve Mehmed Bey bir yıl içerisinde elde ettikleri askeri başarılarla hakimiyet / egemenlik  sahalarını Ankara’dan Ege kıyılarına kadar yaydılarsa da daha sonra Moğol – Selçuklu ordusu karşısında üst üste yenilgiye uğradılar ve yakalanıp öldürüldüler. (17 Muharrem 678 / 30.5.1279)  İ.Kulaçoğlu.

—-

Egemenlik alanını Karaman, Mut ve Ermenek’ten Toroslarda Gülek boğazına kadar genişletti.

Selçuklu-Moğol kuvvetlerini Elbistan’da yendikten sonra Kayseri’ye giren Memluk Sultanı Baybars’a bağlılığını bildirdi ve ondan beylik menşuru iznini aldı. 

( Menşur : Padişah tarafından verilen vezirlik vb. bir unvanı gösteren bir ferman / emir türü. )

İlk önceleri Moğol baskısına başarı ile karşı koymasına, bir çok kere galip gelmesine rağmen, daha sonraki çarpışmaların birinde iki kardeşi Halil ve Kasım Beylerle  ile beraber Ermenek-Mut yakınlarında  şehit düşmüştür. ( 1283 )

(Kardeşlerinin isimleri  Tanu ve Zekeriya olarak bildirilmiştir. http://www.sozcu.com.tr)

—-

Moğol istilasıyla / zorla ele geçirimleriyle  büyük bir kargaşanın yaşandığı Anadolu’yu, çevresine toplanan Candar, Saruhan, Eşrefoğlu ve Hatıroğlu gibi birçok Türkmen beyiyle ayağa kaldırmayı başaran Karamanoğlu Mehmed Bey, Türklerin anadilini korumak ve yörüngesinden kayan Türkçeyi resmi devlet dili olarak ilan ederek medeniyet / uygarlık  tarihimizde önemli bir başarıya imzasını atmış oldu.

—-

İdareciliği sırasında Türkçeyi resmi dil olarak ilan eden fermanını vermiştir.

13.5.1277  ‘ de .

—-

Bu fermanda / emirde  ;

” Bu günden sonra divanda, dergahda ve bargahta, mecliste ve meydanda

Türkçe’den başka bir dil kullanılmayacaktır. Defterler de Türkçe yazılacaktır.

—-

diyerek sadece siyasi ve askeri bir zafer değil aynı zamanda kültürel bir zafer

kazanmıştır. 

—————

Divan : Yüksek düzeydeki devlet adamlarının bulunduğu büyük meclis.

Dergah : Dervişlerin toplandıkları ve  dini tören yaptıkları yer, yapı. büyük tekke.

Bargah : İçine izinle girilen yer, otağ, Padişah yüksek divanı.

—————

Dil Devriminde Atatürk’e ilham / esin kaynağı olmuştur.

———————————

Karamanoğlu Mehmet Bey

( Aşık Mehlevi ) sözleri

———————————–

Aşık mevlevi tarafından  söylenen Karamanoğlu Mehmet Bey adlı şarkının sözleri.

Şanlı Türk ulusuna temsili lisan ( Dilin simgesi , yansıması )

 Hoşgörülü sadık dost o gönlü rüşan ( rüşen : Aydınlık .Parlak . Açıkça görünen )

 Anıtı var üstünde fermanı destan ( Destansı emri – buyruğu )

 Ey şanlı Türk Karaman oğlu Mehmet bey.

 Bundan geru divan dergahda her yerde

 Hükmü fermanımız iyice biline

Şu bizim Türkçe latin alfabesinde

 Ey şanlı Türk Karaman oğlu Mehmet bey.

 Sanmayın siz dostlar sadıkları ölü ( içten bağlıları )

 Mehmet bey ulusumun goncası gülü

 Mevlevi der ki şad olsun ruhu gönlü ( sevinç olsun )

 Ey şanlı Türk Karaman oğlu Mehmet bey.

——–

( Geru / gerevi : Artık . Bundan böyle .Gayrı.)İ.K

————

Şimdi düşündürücü bir şiiri birlikte okuyalım …

————

Arıyorum Karamanoğlu Mehmet Beyi arıyorum.

Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?

Bir ferman yayımlamıştı;

Bu günden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste, meydanda Türkçeden başka dil konuşulmaya diye,

Hatırlayanınız var mı?

Dolanın yurdun dört bir yanını, Çarşıyı, pazarı köyü, şehri Fermana uyanınız var mı?

Nutkum tutuldu, şaşırdım merak ettim,

Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,

Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?

Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken,

Dilimizin çalındığını, talan edildiğini,

Özün, el diline özendiğine içi yananınız var mı?

Masallarımızı, tekerlemelerimizi, atasözlerimizi unuttuk,

Şarkılarımızı, Türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik.

Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?

Karamanoğlu Mehmet Bey i arıyorum,

Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?

Bir ferman yayınlamıştı…

Hayal meyal hatırlayıp da sahip çıkanınız var mı?

İsmail Malik Malkoç’ un satırlarını sizlerle paylaşmak istedim ….

Şiir uzun olduğu için bir kısmını paylaştım.

————

Kaynakça

————

http://www.kimkimdir.gen.tr

TDV islamansiklopedisi.org.tr (c.28, s. 445 )

http://www.biyografya.com

Resim : Uludağ sözlük , biyografi ve sözcü gazetesinden alınmıştır .


Karamanoğlu Mehmet Bey , Türk  dili ve milliyetçiliği açısından çok önemli yeri vardır.

Ruhu ŞAD olsun . ( Sevinçle dolsun .)

İdris Kulaçoğlu . 15.5.2019 18:00  çalışma odam .