YALLI / HALAY – HAKIŞKA OYUNUMUZ

“NAHÇIVAN’IN GELENEKSEL GRUP DANSLARI” YALLI (HALAY)

“UNESCO KÜLTÜREL MİRASLAR” LİSTESİNDEDİR.

—–

Yal sözcüğü : Dağ eteği , yüksek bir yerin üstü, dik, bir tepenin başı  demektir.

Yallı sözcüğü : Işık , ateş , alev , yalov , “yaloy” ve yallov  anlamına gelen

isim taşıyıcısıdır.

—-

Nahçıvan’a ait Şerur yallısı – halayı, halkımızın tarihi, etnografisi / budun bilimi ,

törenleri, mitolojik inançları çok eski dönemlere kadar uzanır.

Somut abidemizden olan, Gobustan bölgesinde yer alan, ritmin simgesi haline

gelmiş “ Kaval16 Taş ”  ve kaya üstü resimlerde dans öğelerinin tasviri /

betimlemsi – anlatımı  ,Azerbaycan’da dans sanatının, özellikle de yallı

rakslarının kadim / eski tarihinden haber veren kıymetli bir dokümandır.

Gemikaya’daki  taş üzerine işlenmiş büyük  dans elemanları, Nahçıvan’daki

halay  sanatının  çok eski bir tarihe sahip olduğunu göstermektedir.

Milattan Önce 5. Bin  yıla ait olduğunu kanıtlamışlar.

Azerbaycan’da ” Yallı ” nın 200 yakın türü vardır.

—-

Azerbaycan halk oyunları ve yallısı için Azerbaycan’ın milli Lideri Haydar Aliyev ;

“ Yallı – halay geçmişimiz, bugünümüz ve geleceğimizdir.

Yallı, Azerbaycan Türklerinin kahramanlık sembolüdür.

Bu tarihi asla unutmayacaksın.

Nahçıvanda bu tarih gelecek nesiller için bir örnek olarak gelişmeli ve

yükselmelidir” diye demektedir.

—-

26 .11  – 1.12. 2018 tarihleri arasında Moris Cumhuriyeti’nin başkenti Port Louis

şehrinde UNESCO Kültürel Mirasın Korunması Hükümetler arası Komitesinin 13.

oturumunda kabul edilen kararla “Yallı (Göçeri, Tenzere), Nahçıvan’ın

geleneksel  grup dansları” UNESCO Kültürel Miraslar Listesinde” yer alınmıştır.

Söz konusu aday belgesi Kültür Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Azerbaycan

Cumhuriyeti’nin UNESCO yanında daimi temsilciliğinin işbirliğiyle sunulmuştur.

—-

 Adaylık belgesinin Nahçıvan adıyla sunulmasında amaç Azerbaycan’ın eski ve

tarihi arazisi olan Nahçıvan’da yaşayan nüfusun geleneksel kültürüne ve halk

oyunlarına dünya çapında ışık tutmak, tanıtmak ve aynı zamanda bu gelenekleri

UNESCO çapında korumasıdır.

—-

Şerur, özellikle “Göçeri  / Göçmen ” yallısını kendi adına çıkmaya çalışan

Ermenistan’ın “Yallı (Göçmen, Tənzərə), Nahçıvan’ın geleneksel grup dansları”

dalında  karşı sabotaj girişimlerinin önü alınmış, bir kez daha Ermenistan’a

kullandığı  halk danslarının tümünün Azerbaycan ve Nahcıvan’a ait olduğu

cevabı verilmiştir.

—-

Milli kültürümüzün büyük bir alanını raks sanatı kapsıyor ki onun da önemli

kısmını “ tören dansları ” veya “ ekip dansları ”  ile adlanan “ halay  /  yallı ” lar,

 oluşturur.

Prof.Dr. Müzikolog  Habibe Memmedova ;

“ Yallı sadece müzik ve dans türü değil, eski Türk tarihinin en önemli

sembolüdür ! ‘’

—-

“ Azerbaycan Raks Havaları Atlası ” 2. cilt “ Yallı ” isimli kitapta bölümleri ve

Varyantları / çeşitleri  ile birlikte genel olarak 350 dans müzik mücevherlerimiz

notaya  aktarılmıştır.

—-

Bu çalışmalar :

* Ekrem Memmedov ve Kenan Memmedli tarafından 2015 yılında

yayınlanmış  olan “ Nahçıvan – Şerur El Yallıları ” .  

* Rauf Behmenli’nin ( Müzikolog ) 2002 yılında “ Azerbaycan Halk Raksları ”.

* 2018 yılında “ Mütercim ” yayınevi tarafından  yayınlanmış “ Azerbaycan

Yallıları ” isimli kitabından derlenmiştir.

* 2 numune / örnek  Mehman Mikayılov’un notaya aktadığı ve “ Folklor

Enstitüsü ” tarafından 2019 yılında Bakü’de yayınlanmış 2. cilt “ Şifahi Eneneli

Azerbaycan Musikisi ” kitabından alınmıştır.

* Azerbaycan halk danslarını araştıran bilim insanları listesinde sanatsever

tarihçi  Dr. Kemal Hasanov ‘ da yer almaktadır.

1974 yılında ” Azerbaycan Halk Dansları ” adlı  doktora tezi hazırladı.

Bu bilimsel çalışmalardan  bazılarına bir göz atalım:

1. Kemal  Hasanov  ” Kadim Azerbaycan Halk Dansları”, “Işık” yayınevi, Bakü – 1983, 60 s.

2. Kemal  Hasanov  ” Azerbaycan Kadim / eski Folklor Dansları “,“Işık” yayınevi, Bakü-1988,129 s.

3. Kemal Hasanov  “ Ziyafet Dansları ”, Bakü – 1988.

4. Kemal  Hasanov  “ Azerbaycan Halk Oyunlarına İlişkin Metodik Talimatlar ”,

Bakü – 1986.

 5. Nahçıvan yöresi üzere “ yallı ” larla  ilgili bilimsel araştırma yapan ve

” Nahçıvan Bölgesinin Yallıları ” konusunda doktora tezini 1994 yılında veren

Azerbaycan’ın Devlet Sanatçısı Doç. Dr. Agide  Alekperova’ yı anmak gerekir.

—-

Yallı danslarının notaya aktarılması ve incelenmesi müzik folklor alanının

araştırmacıları  için teorik ve pratik öneme sahiptir. Bu örneklerinin performans

yönünden aynı zamanda müzikoloji, etnomüzikoloji  açıdan detaylı analizi önem

arzetmekle, modern müzikoloji bilimi karşısında duran temel görevlerden

biridir.

İlk kez türkce yayınlanan bu kitabın değeri, unutulmakta olan halk müzik –

folklor mirasımızın şahane eseri “halay / yallı ” larımızı korumak amacı

taşımakla, Türk saz sanatçılarının bu nota örneklerine  ilgisini çekmekle,

kitabımızda  yer alan melodik parçaları net öğrenip gelecek kuşağa öğreterek,

aynı zamanda konservatuvarlarda Azerbaycan dans müziğinin eğitimini

vermekle, bu müzik incilerimizi Anadolu topraklarında da sanatçıların

icralarında / sunuşlarında yaşatmayı sağlamaktır.

—-

Prof.Dr. Memmedsaleh İsmayılov  yallıların ritmik özellikleri hakkında

şöyle  yazıyordu:

‘’ Yallı dansının müziği ritmik, vezin açıdan oldukça ciddi ve hareketlidir.

Bu dansın  müziğinde  özellikle vurmalı aletlerinin rolü çok büyük.

Davullara  yapılan  keskin darbeler   dansın ritmik  olarak  devam etmesine

yardımcı olur.”

—-

Halayın dokusuna uygun çalgı Davul ve zurnadır.

Danscılar ekip  halinde , en az 5 kişi  birbirlerinin omzundan  veya elinden

tutarak  müzik   eşliğinde ve uyumlu ayak hareketleri ile  bazen arka arkaya ve

teker  teker dizilmiş  turna katarı gibi, bazen hilal, bazen asker dizilişi şeklinde,

bazen de  daire çizerek  oynarlar.

Halayın başında oynanan kişi / Halay başının elinde mendil bulunur ve serbest

hareketler yapabilir.

Halay başının  yardımcısı görevine üstenen ikinci kişiye “ muavin”, ekibin  

diğer  ucunda, yani en sondaki  katılımcıya ise “ ayakçı ” denir

Ekip , birlikte  eğilip doğrularak  dansa güzellik katar.

Kadın ve erkek ekipler  ayrı ayrı  , ender olarak da birlikte oynarlar.

‘’ Kartal  Halayı ” ve “ Köy Halayı ” el  tutulmadan oynandığı halde dizi

bozulmaz.

Dans sürecinde ekip üyelerinin ellerinin, kollarının, omuzlarının, ayaklarının,

hatta pençelerinin, vücudunun melodinin ritmine, temposuna göre çokçeşitli

ritmik hareketlerinin görüntüsü bir anlığa seyirci nazarında buğday

toplayanların, ot biçen çiftçilerin ortak hareketlerinin birebir taklidini en güzel

şekildede yansıtır.

—-

Bestekar – müzikolog Afrasiyab Badalbeyli , el  tutuş yöntemleri ile ilgili şöyle

demiş :

 “ Dansçılar  kollarını açarak birbirlerinin serçe parmağından tutuyor veya

ellerini birbirlerinin omzuna koyarlar.”

Bu notlardan anlaşılıyor ki toplu ekipte oynayanlar her bir yallının karakteristik

özelliğine uygun farklı tarzda birbirlerinden tutma  yöntemleri ve kuralları

var.

Örneğin:

1. “Serçe parmakla tutuma usulü.

2. Koltuk – koltuğa olan metot.

3. Kolları omuzlara koyma usulü.

4. Kolları bel bölgesinden  geçirme yöntemi.

5. Kolları aşağı yönde tutma usulü.

6. Kolları yukarı yönde tutma usulü.

—————————–

SÖZLÜ YALLIMIZ  

“ HAKIŞTA / HAHIŞLA ”

—————————–

Azerbaycan’ın Nahçıvan ve Lenkeran bölgesinin Nevruz bayramında aynı

zamanda  düğün geleneğinde “ Halay ” veya “ Hakışta ” diye adlandırılan sözlü

yallılar da vardır.

Eski  geçmişe dayalı müzik – folklor kültürümüzün yüzük taşlarından biri de

“ Hakışta / Hahışla ” lardır

 Bu konuda bazı kaynaklarda şöyle yazar:

“Hakışta, Azerbaycan’da gençler ve  çocuklar arasında, özellikle düğünlerde ve

diğer halk şenliklerinde popüler bir oyundur.

“ Hahışla ” ifadesinden alınan ulusal dans, çok hevesli, neşeli, çoğunlukla hafif

atlamalar şeklinde gerçekleştirilir.

—-

“Hakışta”, bir kelime iki heceden oluşur.

“ Ha ve  hışla ” toprağı sabanla  devamlı altüst et. Çift sür, her zaman toprağı

kazarak altüst et, tarlayı  ekilebilecek duruma getir anlamındadır.

Bol ürün alabilmek için kullanılan bu tabir halkımız arasında çok yaygındır.

Hahışta’lar genellikle kına yakma töreninde ve gelin damat evine giderken

belli bir melodi olmadan, belirli bir ritime uymak şartıyla sanki “konuşur gibi”

söylenerek oynanır.

Bir çeşit aşık atışmaları ilkesine dayanan, 7  heceli mani şiir türünde söylenen ve

4 mısranın her birinin sonunda koro gibi sadece bir kez ifade olunan “ Hahışta ”

kelimesi, sanki müziğin nakaratı fonksiyonu görevini yerine getirmektedir.

İşte  bu özel kelime halayın karakteristik özelliğini yansıtmakla halk müziğimizin

bu seçkin türünü net olarak belirtmektedir.

Örnek ;

Ağ deve düzde kaldı .  hahışta

Yükü Tebriz’de kaldı . hahışta

Oğlanı dert apardı .  hahışta

Dermanı kızda kaldı . hahışta   gibi .

————

Kaynakça

————-

Prof. Dr. İlgar İMAMVERDİYEV

Üzeyir Hacıbeyli adına Bakü Müzik Akademisi,

Gaziantep Üniversitesi Türk Musikisi

Devlet Konservatuvarı Öğretim üyesi.

www.sendeazerbaycanigor.com

#Azerbaycan #Nahçıvan #Kültür #Sanat #Halay #Yallı #Unesco#AzerbaycanKültürTemsilciliği #SendeAzerbaycanıGör

PROF. DR. İLGAR CEMİLOĞLU İMAMVERDİYEV – ALİ İMAMVERDİ AZERBAYCAN RAKS HAVALARI ATLASI 2.CİLT

( Konu ile daha fazla bilgi edinmek isteyenler için.)

://iks https adyayinevi.com/wp-content/uploads/2020/12/AZERBAYCAN-RAKS-HAVALARI-ATLASI-2.-CILT-1.pdf

İdris Kulaçoğlu . 21.3.2021 çalışma odam 01:30