NEVRUZ / YENİ GÜN / BAHAR TOYU BAYRAMI

Nevruz , Türk  bayramlarındandır.

Türk’ün  Ergenekondan  çıkışıdır.

Nevruz , yeni gün – eski takvimlere göre yılın ve baharın ilk günü sayılan Mart’ın

yirmi birine rastlayan gündür.

Nevruz inanışlarına göre, insana hayat veren dört unsur var.

Su , Ateş , Hava ve toprak

Nevruz şenlikleri, yeni yıl başlangıcından, yani 21. Mart’tan dört hafta önce

başlar. Eski inançlar, doğanın dört unsurundan her birinin bu salı günlerinde

tek  tek “ yeniden dirildiği ” ile ilgilidir.

Bu nedenle, Nevruz’dan önceki dört salı günü kutsal sayılır:

Su Salı günü

Ateş Salı günü

Rüzgar Salı günü

Toprak Salı günü.

En eski Türk geleneklerinden biri olan Yenigün – Bahar Bayramı – Yörük  bayramı

/ Nevruz, baharın gelişiyle doğaya gelen canlanmayı, toprağa ve bitkilere

yürüyen  yeni yaşam ile bereketi / bolluğu simgeler.

Bu yönüyle Ergenekon Destanının içinde yer bulur.

Bozgunculardan ve düşmanlardan kaçıp yüzlerce yıl erişilmez dağlar arasındaki

ovada gelişen Türklerin, yeniden dünya yüzüne çıkmaları, yeniden yaşam

bulmaları aynı anlayışa dayanır.

Ergenekon Destanı resmi belgelerde ilk defa Büyük Hun Devleti döneminde

geçer.

Çin generali Çian Kien mö. 119 yılında İmparatoruna sunduğu raporda,

Ergenekon Destanından  bilgi verir.

Buradan biliyoruz ki;

Türkler 21. Mart’ta kırlara çıkıp toylar / yemekli eğlenceler  düzenlenerek bahar

Bayramını  kutlardı.

Nizami Gencevi ( 1141 Gence – Azerbaycan / 1209 Gence . Şair. Felsefe,

Edebiyat, Astronomi, Tıp, Geometrici ) ,  “ İskendername ” adlı eserinde,

mö. 350  yıllarından bu yana Türklerin bahar bayramını kutladığını bildirir.

Genel Türk kültürü 21. Mart tarihini Ergenekon’dan çıkış günü sayar.

Türk tarihi üzerinde önemli kaynakların ortak görüşü, Ergenekon’un on bin yılın

üzerinde  bir geçmişi olduğu yönündedir.

Zaman  içeresinde  baş gösteren kıtlıklar, sert geçen kışlar, otlak yetersizlikleri,

nüfus artışı sebebiyle bulunduğu alana sığamama gibi ekonomik sebepler ve

Tanrıdan geldiğine inanılan kut gereğince cihan  egemenliği  ülküsünü / ilkesini

gerçekleştirme  gibi nedenlerle, kabından taşarak güney ve özellikle batıya

hareketlenen Türk boylarınca gittikleri coğrafyalara da götürüldüğü görülür.

Günümüzde, Çin Seddinden Adriyatik kıyılarına kadar geniş coğrafyada, birçok

farklı ülkede yaşayan Türk toplulukları tarafından benzer motiflerle / süsleyici

ögelerle kutlanır.

Tarihi belgelere göre;

—————————

* Türkler 12 hayvanlı takvimin yılbaşını 21. Mart olarak belirlediler.

* Selçuklu Sultanı Melikşah ( 1055 / 1092 ) ünlü matematikçi Ömer Hayyam’a

hazırlattığı  ve  kendisinin “ Celal-üd Devle / Devletin Büyüğü  ” ünvanı sebebiyle

“ Celali Takvimi ” adı   verilen  takviminde  yılbaşı yine 21. Marttır.

* İbrahim Hakkı Hazretleri ( 18.5.1703 Erzurum  /  27.6.1780 . mutasavvıf,

sosyolog ve alim. “ Maarifetname  /  ustalık – uzmanlık – bilgi mektupları ” adlı

eserinde yılbaşını günesin koç  burcuna  girdiği  21. Mart olarak verir.

( Mutasavvıf : Tasavvuf ile uğraşan . Tanrı’nın niteliğini ve evrenin oluşumunu

varlık birliği anlayışıyla açıklayan dini ve felsefi akımı alimi .)

* Ömer Hayyam ( 18.5.1048 / 4.12.1131 Nişabur – İran .   şair, filozof,

matematikçi ve astronom.  “ Nevruzname ” de ,

* Selçuklu Veziri Nizamül-Mülk ( 10.4.1018 / 14.10.1092 Devlet adamı ,Vezir ) “

Siyasetname ” de ,

* El Biruni ( 5.9.973 Özbekistan / 13.12.1048 Gökbilim, matematik, doğa

bilimleri, astroloji, coğrafya ve tarihçi )  “ Eski Halklardan Kalan Yadigarlar /

armağanlar ” da .

* Kaşgarlı Mahmud ( 1008 / 1102 Türk dil uzmanı ) “ Divan-ı Lügat-it Türk / Türk

dili sözlüğü ‘’ . adlı eserlerinde, Nevruzun Türklerin  yılbaşı  günü olduğunu, Orta

ve  Ön Asya ile Uzak Doğu Türk topluluklarında coşku ile kutlandığını bildirirler.

Selçuklular’da ve Anadolu Beylikleri’nde yılbaşı olarak Nevruz kabul edilmişti.

Osmanlı Devletinde Nevruz halk arasında olduğu kadar saray için de önemliydi.

O dönemde Nevruz için yazılan şiirlere “ Nevruziye ” denir ve Hekimbaşı her 21.

Mart’ta çok özel Nevruz Macunu yaparak padişahtan “ Nevruz bahşişi ” alırdı.

Osmanlı ailesinin mensup / bağlı  olduğu Kayı Boyunun Karakeçililer kolu,

21. Mart tarihinde Ertuğrul Gazi’nin türbesi etrafında toplanıp birlikte bayram

yaparlardı. Padişah şenliklere katılarak halkın bayramını kutlar, bu sebeple de o

güne “ Nevruz-i Sultani ” adı verilirdi.

Veziriazam ve devlet erkanı / ileri gelenleri tarafından padişahlara donanmış

atlar ve pahalı  kumaşlar hediye edilir, adına da “ Hediyye-i Nevruziye / Nevruz

armağanı ” denilirdi.

2. Abdülhamid Han zamanında Ertuğrul Gazi’yi anma törenleri Nevruzda

yapılırdı.

16. Yüzyılda başlayan Manisa Mesir bayramı da aynı geleneğin devamıdır.

Nevruz, Anadolu’nun bazı bölgelerinde “ Yörük Bayramı, Hıdırellez, Bettem ”

gibi  farklı adlarla kutlanır.

* Memlükler / Kölemenler ( 1250 / 1517 Mısır )  mali yıl başlangıcı ve baharın ilk

günü olarak  kutlardı.

* Yine bir Türk devleti olan Safevilerde ( 1501 / 1736  İran ) de kutlandığı,

3. Ahmed döneminde  Osmanlı elçisi olarak Safevilere giden Dürri  Ahmet 

Efendi’nin ( ölümü 1736 . şeyhülislam / din işlerinden sorumlu.)  

“ Sefarename / yolculuk  notları  ” rında  kayıtlıdır.

Nevruz, Çin kaynaklarından Kutadgu Bilig’e, Kaşgarlı Mahmud’dan Biruni ’ye,

Nizamül Mülk’den Melikşah’ın takvimine, Karakoyunlu ve Akkoyunlu

Devletlerinin kanunlarına kadar yer bulur.

Sivas hükümdarı Kadı  Burhaneddin  Ahmed ( 1344 / 1398 ),  

Safevi Devletinin kurucusu Şah İsmail (  17.7.1487 / 23.5.1524 ) ,

Osmanlı Sultanı 1. Ahmed ( 2.8.1696 / 13.12.1754 ) ,

4. Murad ( 27.7.1612 / 8.2.1640 ) .

2.Abdulhamid Han ( 9.1842 / 10.2.1918 )  

Kazasker  Baki Efendi ( 1526 / 1600 ).

Şeyhülislam Zekeriyazade  Yahya Efendi ( 1552 / 1644 ) .

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi  Mustafa Kemal Atatürk’ün

( 1881 /1938 ) bahar bayramının kutlanmasına  büyük önem verdiklerini

biliyoruz.

Ayrıca Türk Edebiyatında ;

Kuloğlu, Kaygusuz Abdal, Hüsnü Baba, Nizami, Fuzuli, Pir Sultan Abdal, Tusi,

Nevi Efendi, Nefi , Nedim, Hüseyin Suad, Mehmet Akif, Namık Kemal, Şehriyar

ve  Mahdumkulu gibi bir çok şairimize ilham / esin kaynağı oldu ve

“ Nevruziye ” veya  “ Bahariye ” denilen şiirler yazıldı.

Nevruz bayramında ;

* Bir bayram olarak düşünülen Nevruzda, toplumun içindeki küsler barıştırılır,

dargınlıkların karların üzerine güneş doğması gibi eriyip gitmesi beklenir.

* Kimi bölgelerde yedi çeşit Nevruz yemeği yapılarak komşularla paylaşılır.   

*Yaşlılara saygı, balalara sevgi gösterilir. Nevruz bu yönüyle çok önemli bir

sosyal / toplumsal  görevi yerine getirir. Toplumda birliği, dirliği ve huzuru

sağlar.

Genel olarak Nevruzda ;

——————————-

“ SEMENİ ” denilen ve kışın bahara duyulan özlemi simgeleyen bir gelenek olarak tabak içinde buğday yetiştirilir.

* Yemekler ve özellikle tatlılar hazırlanılarak kırlarda toylar düzenlenir.

* Gençler ve çocukların çok sevdiği “ KÖSE  ” isimli tiyatro benzeri gösteriler

yapılır.

* Yumurtalar, kök boyaları, soğan kabuğu, ağaç ve kaya yosunlarıyla birlikte

kaynatılarak rengarenk boyanıp çocuklara verilir.

Çocuklar bunları kendi aralarında tokuştururlar.

* Kapı dinleme, dilek tutma, bacadan şal salma gibi birçok gelenek yaşatılır.

* Bütün Türk topluluklarında görülen “ SİN  SİN ” oyunu ise Nevruz’un en

önemli gösterisidir.

Meydanda bir ateş yakılarak bütün halk orada toplanır. Erkeklerden birinin

ateşin etrafında, kartal figürleriyle dolaşmasıyla başlayan oyunda, bir başka

erkeğin  çıkıp kendisini kovalaması ve orta ateşinin üzerinden atlanması

şeklinde  devam eder.

* Bu salı günleri, evler ve bahçeler toz ve atıklardan temizlenir.   

* Nevruz Bayramında bol ve çeşitli yiyecekler sunulur.

Şekerbura, Baklava, Badembura, Goğal gibi tatlılar Nevruz’un sembolleri olarak

kabul edilir.

Bu nedenle, hepsini pişirmek gerekir. İnsanlar şenlik masaları için  bu yiyecekleri

ve tatlıları hazırlarlar.

Nevruz’a özel bir sunum olarak hazırlanan Xonça / tatlılar, fındıklar İçeren bir

tabak ,  zorunlu yedi çeşit kuru meyve içerir.

Nevruz masası için gerekli olan malzemeler Noğul, Nabat, Fıstık, Badem,

kurutulmuş Dut, çekirdeksiz kuru Üzüm, Fındık, Ceviz, boyalı Yumurta, Elma,

Erik, kuru Fıstık ve diğer meyvelerdir.

* Nevruz bayramında renkli ve çok yönlü oyunlar  oynanır.

Bu oyunlar ve gösteriler ;

At yarışı, kılıçlarla eskrim, kemer atma oyunu, Zorxana / eski güreş türü , çeşitli

eğlenceli oyunlar, ip yürüyüşü, tel diktatör, maskeli balo, kos-kosa / Kosa ,

ziyaretçilerle eğlenmeyi seven kel yaşlı bir adam ve diğer yetenek gösterileri.

Bu gösterilerde söylenen şarkıların, dans etmeye uygun özel bir ritmi vardır.

* Şapka atma ;

Herhangi bir eve atılan şapka boş bırakılmamalıdır.

* Şenlik ateşi üzerinden atlama ;

Yaşına bakılmaksızın tüm insanlar ateşin ortasına atlar.

Atlamadan önce dilekler tutulur.

Şenlik ateşinin üstünden atlanırsa, tüm zorluklardan ve hastalıklardan

kurtulunulacağına inanılır..

İnsanlar şenlik ateşinin üstünden atlarken,

—-

“Ağırlığım – uğurluğum odda yansın. ” derler.

( Beni zorlayan her şey şenlik ateşinde yansın. )

—-

* Evlilik halkaları ;

Kızlar bir iplikten bir halka asarlar ve bir bardak suya batırırlar. Yüzüğün, camın

yanlarına çarpma sayısı, evleneceği yaşı temsil edecektir.

* Konuk olmak ;

Genellikle insanlar Nevruz’da akrabaları ve komşuları ziyaret eder, ölen

akrabaları için hediye verirler.

* Semeni yetiştiriciliği ;

Bunlar, insanlar baharın geldiği günlerde ekildiği buğday tohumlarıdır ve

uyanmakta olan bitkilerdir.

* Horoz dövüşü ;

Bu tip bir yarışma için özel tip dövüş horozları yetiştirilir.

* Yumurta vurma oyunu ;

Bu oyunda kazanan taraf, yenilen  tarafın istediklerini yerine getirmesini ister.

* Kulak falı ;

Tuttulan bir dileğin cevabını almak için; komşuları ve çevrendekileri dinleyerek

olumlu yada olumsuz çıkarımlar yapmak.

* Mum ışığı ;

Nevruz’da insanlar, aile üyeleriyle aynı sayıda mum yakarlar.

* Kavga edenler uzlaştırılır.

* Yallı dansı ;

Bu Azerbaycan halkının eski bir dansı ve insan dayanışmasını simgelemektedir..

—————————

Nevruz  günümüzde ;

—————————

Türkiye, Çin hakimiyetinde bulunan Doğu Türkistan, Kazakistan, Özbekistan,

Türkmenistan, Kırgızistan, Kuzey Azerbaycan, Güney Azerbaycan, Batı Trakya,

Bulgaristan, Macaristan, Moldova (Gagauz), Yakutistan, Tataristan, Tacikistan,

Kırım, Ahıska, Çuvaşistan, Başkırdistan, Musul, Kerkük, Erbil, Kıbrıs, Hakasya,

Dağıstan, Yakutistan, Saka Türkleri ve Kafkas Cumhuriyetlerinde, Pakistan ve

Hindistan’da benzer geleneklerle kutlanır.

Türk Dünyası, yeni yılı toprağın uyandığı gün ile özdeşleştirmiştir.

Türk yaradılış efsanelerinde bu coşku söyle ifade bulur:

“ Gök Tanrı’nın ilk defa gürlediği, yağız yerin  altmış türlü çiçeklerle süslendiği,

altmış türlü hayvan sürülerinin ilk defa kişnediği zaman sen Türk’ün Atası

yaratıldın . ”

Görüldüğü gibi, din ve dil birliği olmasa da Nevruz, Türk dünyasının zamanla

 ve doğayla bağlı gelenekler birliğidir.

—————

KAYNAKLAR

—————

1- Hatice Emel Aşa ,  (2000), “ Nevruz”, Yeni Avrasya Dergisi, Mart-Nisan

2- Nizami Gencevi , (1982), İskendername, (Çeviren: Abdullah Saik).

3- Ali  Kafkasyalı , (2000), “Türk Kültüründe Nevruz”, Bizim Dernek Dergisi, Sayı:1, S. 27-29 .

4- İbrahim Kafesoğlu , (1997), Türk Milli Kültürü, S.11-29, İstanbul.

5- Nizamülmülk , (1989), Siyasetname, S.3-32-114 .

6- Şemseddin Sami ,  (Trz:1743-1475), Kamus-i Türki , İstanbul.

7- İsmail Hakkı  Uzunçarşılı , (1945), Osmanlı Devleti’nin Saray Teşkilatı, S.503-507, Ankara.

8- Süheyl  Ünver , (1976), Türkiye’de Nevruz ve Nevruziye, Vakıflar Dergisi, Cilt: XI, S.225-227, Ankara.

9- Ömer Lütfi Barkan, (1943), XV ve XVI. Asırlarda Osmanlı İmparatorluğu’nda Zirai Ekonominin Hukuki  ve Mali  Esasları, Kanunlar, Cilt: I, S.200, İstanbul.

10- Yusuf  Halaçoğlu , (1996), Osmanlılarda Nevruz Kutlamaları, Nevruz ve Renkler, Türk Dünyasında Nevruz, İkinci Bilgi Şöleni, Bildiriler, 19-21 Mart, S.184-187, Ankara.

11- Tuncer Baykara , (1997), Türk Kültür Araştırmaları, İzmir: Akademi Kitapevi.

12- Beşir Mustafayev , (2013), Adriyatik’ten Çin Seddine Uzanan Nevruz Geleneği, Avrasya Uluslararası Araştırmalar Dergisi, Cilt:2 , Sayı:3, Ankara.

13 – Şenol Soydan   17 .3.2015  Kocaeli.

—–

Gerekli  gördüğüm  bilgi notlarını ekledim.

Sadeleştirmeleri  yaptım .

Nevruzla beraber hayatımızda bereketin / bolluğun ve güzelliklerin  artması

dileğiyle.

Türk Milletinin Nevruz / yeni yıl bayramımızı  yürekten kutluyorum.

İdris Kulaçoğlu.  20.3.2019  08:25 çalışma odam.

One comment

Yorumlar kapatıldı.