HASAN TAHSİN

OSMAN NEVRES 

( 1888 Selanik /

15.5.1919 İzmir )

———————-

Hasan Tahsin, 1888 yılında Selanik‘de doğmuştur.

Asıl adı Osman Nevres’dir.

Babasının adı Recep’tir.

İlkokula Selanik’te Şemsi Efendi Okulu’nda başladı, Selanik Feyziye Mektebi’nde

devam  etti.

Daha sonra İttihat ve Terakki  / Birleşme – birlik olma ve  gelişme derneği –

örgütü  tarafından verilen bursla Paris Sorbonne Üniversitesi‘nde siyasal

bilimler Akademisi’nde okuyarak mezun oldu.

Paris’te iken İttihat ve Terakki Fırkası’nda ve Teşkilat-ı Mahsusa’da görev aldı.

Paris‘te okuduğu dönemde, Trablusgarp‘ı işgal etmiş olan İtalya‘yı protesto

etmek amacıyla, Mısır‘lı öğrenci lideri Şeyh Dayef ile beraber mitingler organize

ederek, isyan seslerini yükseltmişlerdir.

(Teşkilatı mahsusa / özel  örgüt : İttihat ve terakki yapılanmasındaki gizli örgüt. )

İzmir’in Konak meydanında ki  heykel , insan hakları savunucularını bekler her

15 . Mayıs’ta .

İster ki , binlerce insan toplansın alanda , tek tek gelip KARANFİL bıraksınlar

 önüne .

*Hasan Tahsin adı ders kitaplarına yazılır ama İNSAN HAKLARI / HUKUKU BEŞER 

adında bir gazete çıkarttığı  anlatılmaz .

Çünkü  bu ülkede  İNSAN  HAKLARI nı  savunmak  ‘’ BÖLÜCÜLÜK / KOMİNİST İŞİ

‘’ sayılmıştır yıllarca !?

İşgal  ordusunun  karşısına  dikilip İLK KURŞUNU sıktığı  , bir gazeteci olduğu

bilinir  ama yazdığı bir tek yazı bile girmez ders kitaplarına !?

*Hele ‘’ umumi / genelin olması gereken mektepler / okullar  bile patronların

çocuklarına mahsustur / özeldir – aittir. ‘’  diyerek  PARALI EĞİTİME KARŞI

ÇIKTIĞI  yazısı hiç girmez !?

Bu yüzden üniversite harçlarına karşı çıkan bu günün  öğrencileri tanımazlar

 HASAN TAHSİN ‘ i !

Protestolarında  resmini taşımazlar , anıtına karanfil koymazlar !

 *  Kaç yürek var ki  ;

14.Şubat .1919 da  yazdığı şu sözleri HAYKIRABİLSİN !?

‘’ İhtilaf /uyuşmazlık – çekişmeyi  ve lakaydiyi / ilgisizliği bırakalım .

Cihan bize düşmanken , biz ne İngiltere’den , ne Fransa’dan , ne saireden /

diğerlerinden kendimize ufak bir muavenet / yardım  ve muhabbet  / sevgi –

dostça konuşma beklemeyelim .  

Bizi kurtaracak, kendi ruhlarımızın derinliklerinden doğan samimiyetle ,

Birbirimizin   ELLERİNİ SIKMAK  ,  Milletimizi ezen canileri şiddetle

CEZALANDIRMAK  ve  bu  başlıkta yalnız biz Türklerin yok olmaması için

propaganda  / tanıtım – yaymaca  ,  isyan ve yapılması gereken her şey

meşru / yasal olacaktır. ‘’

——–

*Kadın hakları savunucularını da görmeyiz anıtına çiçek bırakırken !?

Oysa Hasan Tahsin’e sürekli olarak saldıran ‘’ Köylü ‘’ gazetesinin ( ki sahibi

Mehmet   Refet ‘tir . işgal kuvvetleri / silah kuvveti ile ele geçirenlerle işbirliği yapmıştır. )

17.Ağustos.1918 tarihli sayısında ;

‘’ Hasan Tahsin  , kadınlarımızın yüzlerini açarak tiyatrolara , eğlencelere gidelim

teranesiyle /divan edebiyatında 4 dizeden oluşan şiir leriyle SÖZ VE VİCDAN

ÖZGÜRLÜĞÜNE sahip olduğunu  iddia / sav ederken , milletin kalbinde

kazanmış olduğu yüksek makamı tarih sayfalarında lekelememiş , kirletmemiş

olurdu ….. ‘’

Bu yaşanmışlıkları bilen kaç kadınımız var acaba !?

*Anıtının ve adına yapılmış okulun ismi ‘’ İLK KURŞUN ‘’ dur ….

Keşke ‘’ İLK DİRENİŞ ‘’ veya gazetesinin adı olan ‘’ İNSAN HAKLARI ‘’ konulabilseydi   idaali / ülküsü  

‘’ YURTTA  SULH / BARIŞ , DÜNYADA BARIŞ ‘’ olan bizler tarafından !! ??

Sunay Akın’ın ( 12.9.1962 / ….. ) şair, yazar, gazeteci, araştırmacı ve tiyatro

oyuncunun ‘’ KIRDIĞIMIZ OYUNCAKLAR ‘’  kitabının 71 / 74 sayfalarındaki  bu

anlatımını ilk okul  öğretmeni  ve şair  Abdülkadir  Bulut ‘un şu güzel önerisini

paylaşarak bitirelim .

— 

‘’ Hasan Tahsin‘in elindeki  silahın yerine  KUŞ  yapalım …..

Ya da bir kafesin kapısını açarken  anıtlaştıralım Hasan Tahsin‘i  ! ‘’

Ne dersiniz !?

Dünya insanlığına TÜRK   İNSANININ   BAĞIMSIZLIĞINA   DÜŞKÜNLÜĞÜNÜ çok

daha anlamlı bir anıtla  sunmuş olmaz mıyız !

İdris Kulaçoğlu 17.12.2012 Çalışma odam