HAZAR DEVLETİ

HAZARLAR

( 468 / 965 )

—————

Hazar Hakanları :

———————-

Kurucusu Bulan Hakan  , Ubaca, Hizkiye / hizkiya, Birinci Menaşe, Hanuka, İshak, Sabulan / Sabulon , İkinci Menaşe, Nisi / Nişi , Birinci Harun, Menahem, Bihar ,Benyamin, İkinci Harun, Yusuf’dur. (931 – 965 ).

Yusuf Kağandan sonra devlet bir prenslik derecesine düşmüştür.

Hazarlar, devletlerinin 965’te Normanlar tarafından yıkılmasından sonra Kırım’da küçük bir devlet kurdular.

1016 yılındaki hükümdarlarının adı Çun idi.

Hakanlık dönemleri hakkında bilgi yok .

—-
Hazarlar, doğu Avrupada İdil / Volga  kıyıları   ve Kırım yarımadası arasında imparatorluk kuran ,  başlangıçta  Gök Tanrı ve 732 / 800 arası İslam , 800 sonrası Musevi inancını benimsemiş Türk halkıdır.

(Hazarlar, bugün Rusya ve Avrupa’daki Musevilerin kökenini oluşturmaktadır.)

On – Ok / Hun akınları sebebiyle batıya göç ederek Rusya’nın güneyinde Kırım’dan Hazar Denizine kadar , Volga ve Dinyester / Dniester  nehirleri arasında kalan bölgede yerleştiler.

Hazar ülkesinde yaşayan halkın büyük çoğunluğunun Uygur , Hazar, Ön Bulgar , Sabir ve Peçenek gibi Türk boyları olduğu bilinmektedir.

—-

10. yüzyıl İslam tarihçisi Mesudi , İranlıların Hazar adını verdiği topluluğa Türkler’in Sabar / Sabir  dediklerini söylemektedir (et-Tenbih, s. 83).

—-

Hazarlar Arapça kaynaklarda Hazar, İbranice’de KUZARİ, Latince’de CHAZARİ / GAZARİ , Grekçe’de KHAZAROİ , Rusça’da KOZAR / KAZARİN , Macarca’da KOZAR / KAZAR , Gürcüce’de HAZARİ , Çince’de T’u-Chüe Ho-sa (K’o-sa) adıyla zikredilmektedir – anılmaktadır.

—-

Hazarca’nın, eski Türk dili / Ön-Türkçe ve Uygurca‘nın etkisinde kalmış, Hunca ve Bolgarca gibi Türk lehçelerinin Oğur öbeğine bağlı bir lehçe olduğu görüşünde birleşen araştırmacılar da vardır.

—-

Başkentleri  BELENCER  , 8 yy ASTRAHAN , 10 yy da ETİL .

Diğer ünlü şehirleri   Saksın ,  Sarkil ve Semender’dir.

—-

Başkent Etil’in, batı kesimine Etil  / Sarığşın , doğu kısmına Hazaran / Hanbalığ  deniliyordu.

Irmağın ortasında, şehrin iki yakasına dubalı köprülerle bağlı bir ada vardı. Şehrin batı bölümü, doğu bölümüne göre daha genişti.

Burada Hakanın tuğladan yapılmış sarayı vardı.

Şehrin uzunluğu 25 km idi ve dört kapılı bir surla çevrilmişti.

Şehir, dağınıktı. Evler, Türklerin derme –  bir araya getirme evleri  / HARGAH , büyük çadır da  denen, ağaçtan yapılmış ve üstleri keçe ile örtülü türdendi.

Onlar, bu evlere ODADE  adını veriyorlardı.

—-

Hazar Hakanları, savaşlarda, odade denilen, çadırlı bir arabaya binerlerdi. Arabanın her tarafı halılarla döşenir, üzerinde sırmalarla örtülü bir kubbe yükselirdi. Kubbenin üstünde, altından yapılmış bir armut bulunurdu. Gelinlerin çeyiz arabaları da, Hakanın savaş arabasını andırırdı.

Evlerin çok  azı  kerpiçten yapılırdı. Hakandan başka hiç kimse tuğla ev yapamazdı. Şehirde ayrıca çarşı ve hamamlar vardı.

( Kerpiç : Kalıplara dökülüp güneşte kurutulmuş saman ve balçık karışımı ilkel tuğla. ) İ.Kulaçoğlu.

Sarkil şehrinde yapılan son kazılardan, şehrin dikdörtgen biçimli , ev yapımında kullanılan tuğlaların, Asya kaynaklı olduğu anlaşıldı.

—-

Hazarların devlet isminin kaynağı “ KAZ ” kökünden gelmektedir.

Kaz  / Kezen / Gezen , Er  / Yiğit kişi anlamına gelir.

Zaman içerisinde Kazer, Hazer ve Hazar olarak günümüz söyleniş şekline ulaşmıştır.

Rus ,Musevi, Bizans ve Arap kaynaklarına göre ;  

Hazar ülkesinde yaşayan halkın büyük çoğunluğunun Uygur, Hazar, Ön Bulgar, Sabir ve Peçenek gibi Türk boyları olduğu bilinmektedir.

—-

Kendilerine ait yazılı detay bilgi  elimizde yok . Bizans , Arap ,Rus kaynaklarından elde edilen  bilgilere  göre Hazar Türkleri Köktürk / Göktürk / Öküktürüklerin  devamıdır.

——————

DEVLET YAPISI

——————

Hazarlar bütün Türkler gibi cesur, atak ve yüksek karakterde asker idiler.

Abbasi halifeleri ve Bizans İmparatorları özel muhafız / koruma  alaylarını Hazarlardan kurmuşlardı.

Hazar  Türkleri’nin devlet yapısı ile Köktürk / Göktürk / Öküktürüklerin devlet yapısı ve töreleri hemen hemen aynıdır.

Hazarlarda, Köktürk / Göktürk / Öküktürüklerdeki gibi Kağanlık babadan oğula geçerdi ve Kağanların  Asena adlı dişi bir kurdun soyundan geldiğine ve Göktengri’den kut aldığına inanılırdı.

—-

( Kut almak :  Türk, Moğol ve Altay Kaman /şaman inancında ve halk – toplum  inancında kutsal enerji, yaşam gücü – kuvvetidir. Kutun taşıyıcısı olmaktır.

Ülkeyi yönteme yetkisi Tanrı tarafından hükümdar ve ailesine verilmektedir.

Kut : Devlet, iyilik, talih anlamındadır.) İ.Kulaçoğlu.

—-

Hazarların devlet oluşumunda , çifte krallık düzeni uygulanıyordu.

Devlet başkanı olan Hakan, doğrudan doğruya devlet işlerine karışmıyor,

devleti simgeliyordu.

İdare, onun vekili olan HAKANBE ‘ in elinde bulunuyordu.

Hakanbehi değiştirmek, görevinden almak, her zaman, asıl Hakanın yetkileri arasındaydı.

Orduları, ülkeyi yöneten, savaş açabilen, Hakanbeh idi.

Vilayetlerle ilgili işler, memleketin adalet ve iç işleri de onların elindeydi.

Büyük Hakan da denilen asıl Hakanın saltanat süresi, kırk yılı aşamazdı.

Bu süre içinde Hakan, kendiliğinden ölmezse, bağlıları – beraberindekileri

” bunadı “, ” aklı azaldı ” gerekçesiyle onu kendi elleriyle öldürürlerdi.

Hakan, düşmana karşı giden ordudan kaçıp dönenleri cezalandırır, ordu savaşta yenilirse, Hakanbeh’in gözleri önünde, onun kadın , çocukları ve  mallarını başkalarına dağıtırdı.

Hakanbehlere, TARKAN  YABGU da denilirdi.

Halkın başına kuraklık, kıtlık, savaşlarda başarısızlık ve başka uğursuzluklar geldiği zaman, Hakan bundan sorumlu tutulur ve bu durum onun ölümüne neden olurdu.

—-

Hazar’da yedi ( 7 ) başkadı vardı.

Bunlardan ikisi Müslümanların, ikisi Hıristiyanların, ikisi Musevi Hazarların, biri de öteki dinlere bağlı olanların işlerini görüyorlardı.

—-

Avrupa’nın önemli devletlerinden biri haline gelen Hazarlar, zamanla bölgedeki ticaretin ve dönemin politikalarını /  siyasetini şekillendiren önemli politik unsur olma özelliğini taşıdılar.

Hazarlarda dini hoşgörü oldukça üst seviyedeydi.

Herhangi bir topluluk ya da devlet adamı arzu ettiği herhangi bir dini seçebiliyordu ve bu durum hiçbir şekilde rahatsızlık uyandırmıyordu.

Akademisyenlerin bir kısmı , Rusya, Doğu Avrupa, Kafkaslar ve çevresindeki Musevi toplulukların kökeninin Hazar Toplulukları olduğunu kabul ederler.

——————-

Bizanslılarla anlaşarak 586 yılından başlayarak  İran eski hanedanlarından  Sasanilerle devamlı uğraşta bulundular.

Evlilik bağı ile Bizans’lılarla ilişkilerini kuvvetlendirdiler.

596 da ,Bizans  imparatoru  İkinci Justinianus ile Bizanslıların Thedora adını verdikleri Hazar prensesi evlendi ve Bizans imparatoriçesi oldu .

627 de , Hazar Hakanı Bihar’ın kızı Çiçek Hatun / İrene  , Bizans İmparatoru Birinci Konstantin ile evlendi ve  imparatoriçe oldu.

Böylece akrabalık bağları daha da güçlendirildi.

Bu evlilikten , tarihte “ Hazar ” diye ünlü olan 4. Üncü  Leo doğdu.

627 yılında Bizans’ın  desteği ile  Azerbaycan’ı ele geçirdiler.

627 yılında İstanbul, Sasanilerin eline geçmekte iken, Hazar ve Bulgar Türklerinin Bizanslılara yardımı sayesinde kurtarıldı.

630 yılında Köktürk / Göktürk / Öküktürük  Devletinin Çin egemenliği altına girmesinden sonra Hazar Kağanı BULAN HAN  bağımsızlığını  ilan etti.

Bulan Han, Hazarları kuzey Kafkaslar, aşağı ve orta İdil boyu ile Azak denizi kıyılarına kadar egemen  kılarak Kağanlığını Köktürk / Göktürk Devletinin mirasçısı / kalıtçısı  saydı.

—-

Kafkas  dağlarını aşıp Dağıstan’a giren İslam orduları, Hazarların başkenti Belencer’i aldılar. Bu sebeple Hazarlar başkentlerini Astrahan yaptılar.

—-

718 de, İstanbul’u kuşatan Emevi ordularına karşı Bizans ,  Hazar ve Bulgar Türklerinden yardım istedi . Yardıma geldiklerine Araplar kızdılar .

 737 de ,  Azerbaycan Valisi Mervan bin Muhammed komutasındaki yüz binin üzerindeki iyi donatılmış bir İslam ordusu, iki koldan Kafkasları geçerek Hazar ülkesine girdi.

El – Beyda önlerinde yapılan savaşta Mervan, Hazar kuvvetlerini yok etti ve ele geçirilen başkomutan Tarhan öldürüldü. Yeni Hakan barış istemek zorunda kaldı.

Mervan , barışın ancak Hakanın Müslümanlığı kabul etmesiyle olabileceğini bildirdi. Başka çaresi kalmayan Hakan bu öneriyi  kabul etmek zorunda kaldı ve böylece memleketine tekrar sahip olabildi.

Böylece, Hazarlarla Müslüman Araplar arasındaki bu sulh döneminde İslamiyet Türkler arasında hızla yayılmaya başladı.

————

EKONOMİ

————

Etil şehri, güneydoğu Avrupa ile Asya arasındaki bir alışveriş merkeziydi.

Bu şehirde, çeşitli dinlere bağlı yerli halktan başka, ticaret için gelmiş yabancılar da otururlardı.

Şehir pazarlarında, çeşitli ülkelerden, çeşitli yerlerden gelen mallar değiş-tokuş edilir, satılırdı. Saksın şehrinde alışveriş, kurşun paralarla yapılırdı.

Ayrıca, EKİN denilen kumaş paralar / kağıt para benzeri  de kullanılırdı.

Büyük şehirlerin çevrelerinde geniş bahçe ve bağlar vardı.

Yerli halk, yazın çadırlarda şehir dışına çıkar, tarımla uğraşırdı.

Hazarların, milletlerarası ihraç / dışa satım malları arasında, Hazar süngüleri, Hazar eğerleri, Hazar zırhları önemli yer tutardı.

Hazar kılıçları, Ruslar arasında da biliniyordu.

Hakanlar, Bulgar ilteberliğinden / valiliğinden , her evden, her yıl bir  SAMUR  vergisi alırlardı. Ayrıca, ticaret kervanları ve gemileri, onda bir oranında vergi öderlerdi. Hazar Denizinden gelen gemilerden de gümrük vergisi alınırdı.
———–

Hazarlar Rusya’nın kuzey kesiminde yaşayan Slavlarla da çarpışıp onları egemenlikleri altına aldılar.

Fakat bu sırada Baltık ile Karadeniz arasında geniş bir devlet kuran ve başkentleri çok kuzeyde Novgorod’da  bulunan ve bugünkü Rusların ataları olan Normanlar, Hazarlara öldürücü bir darbe vurdular.

Peçeneklerin de sıkıştırmasıyla Kırım topraklarına sığınan Hazarlar, bulundukları bölgede üst üste gelen Peçenek, Rus ve Rum saldırılarına karşı dayanamayıp yok oldular.

—————-

Özet olarak

—————-

* Hazar Devleti Karadeniz’in kuzeyi ile Kafkaslar bölgesinde kuruldu.

* Kurucuları Bulan Handır.

* Hazarlar bütün Türkler gibi cesur, atak ve yüksek karakterde asker idiler.

* Hazarca’nın, eski Türk dili / Ön-Türkçe ve Uygurca‘nın etkisinde kalmış, Hunca ve Bolgarca gibi Türk lehçelerinin Oğur öbeğine bağlı bir lehçe olduğu görüşünde birleşen araştırmacılar da vardır.

* 7-10. yüzyıllar arasında hüküm sürdü / egemen oldu. Hazarlar, Köktürk / Göktürk / Öküktürük  soyundandırlar.

*7. ve 9. yüzyıllarda iyice genişleyen Hazar Hakanlığı’na İdil Bulgarları, Kama ve İdil boylarındaki çeşitli Fin toplumları ile Burtaslar ve Orta Dinyeper  / Özü yöresindeki Slav toplumları da bağlandılar. En geniş zamanında Hazar ülkesinin sınırları Yayık ve Cim nehirlerinden batıda Dinyeper nehrine kadar uzanıyordu.

* 576 yılında Kırım’daki Kerç Kalesi’nin Köktürk / Göktürk / Öküktürüklerin eline geçmesiyle bu devletin sınırları Karadeniz’e kadar ulaşmıştı.

* Baş şehirleri ; Başkentleri  Belencer , 8 yy Astrahan , 10 yy da Etil .

* Ülkelerinin İpek yolu üzerinde olması sebebiyle ticarettte çok geliştiler.

* Güçlü ordularıyla bölgede Hazar Barış Çağı‘nı yaşattılar.

* Engin bir dini hoşgörüleri vardı. Başkentlerinde her dinin ibadethanesi vardı.

* Genellikle yazın çadırlarda, kışın şehirlerde oturuyorlardı.

* Hazar Hakanları, savaşlarda, odade denilen, çadırlı bir arabaya binerlerdi.

* Hazar Hanlarının mezar yerleri gizlenirdi.

* Günümüzde KARAİM Türkleri olarak adlandırılan topluluk, Hazar soyundan gelmektedir.

* Hazar Gölü ismini Hazar Türklerinden almıştır.

* Yönetici kadrosu Museviliği benimsediğinden, Museviliği  benimseyen tek

Türk devletidir.

* Müslüman Araplarla Hz.Osman döneminden itibaren / başlayarak savaşmışlar ve İslam ordularının Kafkasları aşmasına engel olmuşlardır.

* Rus ordu ve devlet teşkilatını / oluşumunu  etkilemişlerdir.

* Peçenek akınlarıyla zayıfladılar, Ruslar tarafından yıkıldılar.

————-

Kaynaklar

————-

“Hazarlar: Yahudi Turkler, Turk Yahudiler ve Otekiler” Yazar: Osman Karatay (Kripto, 2014).

“Hazar Hakanlığı” Türkler, c.2, sayfa 445 – 463. Yazar: Muallâ Uydu Yücel (Yeni Türkiye, Ankara, 2002).

Tarihturklerlebaslar.com

“Islâm Coğrafyacilarina göre Türkler ve Türk ülkeleri” Yazar: Ramazan Şeşen (1985).

Ahmet Taşağıl

Tarihportalı.net

Tarihiolaylar.com

Turkcebilgi.com

İdris Kulaçoğlu . 15.3.2019    16:50   çalışma odam .