CENGİZ AYTMATOV

( 12.12.1928 Kırgızistan

/ 10.6. 2008 Almanya )

————————-

( Ünlü Kırgız Türk’ü ,edebiyatçı, gazeteci, çevirmen ve siyasetçi. )

—-

Cengiz Aytmatov, 1928 yılında Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’e bağlı Talas vadisinde yer alan Şeker Köyü’nde doğar.

Babası Törekul Aytmatov,

Annesi Tatar asıllı Nagima Hamzayevna Aytmatova’dır.

—-

Memur olan babası 1937 yılında Stalin’in temizlik harekatının kurbanları arasındadır. Annesi çeşitli devlet görevlerinde bulunmuş bir kadındır.

Dört çocuğunu kendi başına büyütmek durumunda kalmıştır.

Cengiz Aytmatov ilkokula kendi köyünde gider.

—-

Babaannesi AYIKMAN  Hanım, etrafında saygı gören bilge bir kadındır.

—-

Tatar Türk’ü Nagima ve Kırgız Türk’ü Törekul çifti evliliklerinin ilk günlerinde birbirlerine bir söz vermişti:

İlk çocukları erkek olursa ona CENGİZ  HAN ‘ın adını vereceklerdi.

—-

Cengiz, babası Türk milliyetçiliği yapmakla suçlanıp “Halk düşmanı” ilan edilerek kurşuna dizildiğinde 9 yaşındaydı.

10 yaşına geldiğinde büyük bir adam gibi çalışıp evine bakıyordu.

14 yaşında, köyündeki tüm erkekler cepheye çağrıldığı için Cengiz artık köyün de en büyük erkeğiydi.

—-

Yaşından büyük sorumlulukların sahibi olmuştu.

Köyün tüm kadınlarının, çocuklarının sorumluluğu onun sırtındaydı.

Annesinin, yaşlı ninesinin, kız ve erkek kardeşlerinin yükünü o taşıyordu.

—-

Hayatlarını   devam  ettirmeleri için tek varlıkları olan hayvanların sorumluluğu da Cengiz’de idi.

—-
Onun hayatının tek amacı , babası Törekul’u bulmaktı. Babasının kutsal anısının peşinden gidecekti.
Sonunda buldu da…

Babası Törekul Aytmatov’un şehit edilmesinden tam 56 yıl sonra Çon-Taş’tan çıkarılan kemiklere sarılarak:

—–

‘’ BABA !  50 YILDIR SENİ ARIYORUM , NERDESİN ! ‘’

—–

diyerek haykırmıştı .

Cengiz Aytmatov, babasından sadece “Toprak Ana”da bahsetmiş, kitabında ona şu satırlarla yer vermişti:

—–
“BABA !  sana mezar yapamadım, senin nerede gömülü olduğunu bile bilmiyorum. Bu eserimi sana, babam Törekul   Aytmatov’a armağan ediyorum.”

—–

Cengiz Aytmatov;

Edebi çalışmalarına ek olarak, 15 yıl Avrupa’da SSCB ve devamında  Kırgızistan’ın büyükelçiliği , Avrupa Birliği, NATO, UNESCO ve Benelüks ülkelerinde görev yapmıştır.

(Benelüks : Belçika (Belgium), Hollanda ( Netherlands) ve Lüksemburg ( Luxembourg) ülkelerinin  ilk hecelerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş bir isimdir.)

—–

1938’de Gençlik Komitesi üyeliği ve Komite Başkanlığı yapan annesinin görevi nedeniyle Cengiz Aytmatov, ailesiyle Kirovskoe’ye taşınmak zorunda kaldı, burada Rus yatılı bölge okuluna gitti. Çocukluk dönemlerinden itibaren / başlayarak çalışmak zorunda kalması onu, iyi bir gözlemci yaptığı gibi bu yetenek, sonraki yıllarda yazacağı eserlere de malzeme yarattı.

Cephe gerisinde evladını/eşini yitirmiş, aç perişan, çaresiz insanların yüzüne yansıyan acıyı bizzat gözlemleyerek büyüyen Aytmatov, bu gözlemlerinin hafızasında yarattığı etkiden, hemen hemen bütün eserlerinde faydalandı. Ruhunda derin yankılar uyandıran bu trajik gelişmeler onu, ileride yazacağı öykü ve romanlarında bir savaş metafiziği / doğa ötesini kurmaya zorlayacaktı. Dolayısıyla geleneksel kültürün yaşayan tarafının yanı sıra İkinci Dünya Savaşı da Aytmatov’un yazarlık serüvenini şekillendiren önemli bir dönüm noktası oldu. İkinci Dünya Savaşı, yirmi milyona yakın insanını kaybeden Sovyetler Birliği’nde büyük bir trajedinin yaşanmasına sebebiyet verdi. Açlık, acı, hüzün, yoksulluk, savaş travması / yıkımı ve arka arkaya yaşanılan kayıplar, bütün bir ortak payda haline gelerek Aytmatov anlatılarına yansıdı.

—–

1946 da ,Savaştan sonra ailesiyle Cambul’a taşınınca Veteriner Teknik Okulu’na girdi .

Burada hocalarının etkisiyle Rus klasiklerini okumaya başladı.

Şiir de yazmasına rağmen bir hocasının tavsiyesiyle / önerisiyle hikayeye yöneldi, yazı ve çeviri çalışmaları yaptı.

1953 de , Yüksek öğrenimini Bişkek’teki Tarım Enstitüsü’nde tamamladı .

1952 de , Burada okurken Pravda gazetesinde ilk hikayesi “Gazetçi Dzyuo” çıktı .

1958’de Moskova Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne girdi. Aynı yılın sonunda Kruşçev’in anti-Stalinist kampanyası sırasında Sovyet Komünist Partisi’ne ve Yazarlar Birliği’ne üye kabul edildi.

—–

1962 de , “İlk Öğretmen ” .ve

1963 de , “Ana Alan ” eserleri yayınlandı.

1963 de , “Dağlar ve Bozkır Masalları ” eseri oldukça ses getirdi ve Lenin Ödülü’nü almasını sağladı.

1965 de , Kırgız Sinemacılar Birliği başkanı.

1967’de Sovyet Yazarlar Birliği İdare Heyeti üyesi oldu.

1968 de Elveda Gülsarı’yla Sovyet Büyük Edebiyat ödüllerini aldı.

1974’te Kırgız Bilimler Akademisi üyeliğine kabul edildi.

1970’te kaleme aldığı “ Selvi Boylum Al Yazmalım ” romanı Türkiye’de

tanınmasını ve sevilmesini sağladı.

1975 de ,Tüm Türk Dünyasında sevilerek okunan Aytmatov Sovyetler Birliğinin hüküm sürdüğü dönemlerde bile Türkiye’de çok geniş bir okur kitlesine sahip olmuştu. İlk kez Türkiye’ye gelişi de bu tanınırlığın nişanesi olarak  Turan Ülkesi Edebiyatına Hizmet Ödülü’nü aldı.

1985 de , Hindistan Javaharlal Nehru Ödülünü aldı.

1986 da , ‘’ Dişi Kurdun Rüyaları ‘’ romanıyla yazarlığını yerelden evrensel boyuta taşıdı.

—–

1992 de , İstanbul Sinema Günleri’ne ve 2007’de ise Türk Dünyası Ödülü ile fahri doktora unvanını almak üzere İstanbul’u ziyaret etti..

Aytmatov Türkiye’de pek çok çalışmaya ilham olmuştur bir değerdir. 1998’de Ankara’da Aytmatov adına uluslararası bir bilgi şöleni düzenlenmiş, 2013’te ise Eskişehir Türk Dünyası Kültür Başkenti etkinlikleri çerçevesinde Cengiz Aytmatov Bilgi Evi açılmıştır.

—–

1988 de , Japonya Doğu Felsefesi Enstitüsü akademi ödülü.

1994 de , Avusturya Avrupa Edebiyatı Devlet ödülü.

1998 de , Friedrich Rueckert ödülü.

2004 de ,  Alexender Men ve Leo Kopelev ödülünü aldı.

Avrupa İlimler Sanat ve Edebiyat Akademisi’ne asil, Dünya İlim ve Sanat Akademisi’ne muhabir üye seçildi.

Ekim 1996 da , Kırgızistan Cumhurbaşkanı Askar Akayev tarafından kültür elçisi sıfatıyla Kırgızistan’ın UNESCO temsilciliğine tayin edildi.

Son yıllarında Talas bölgesi milletvekilliği, Kırgızistan’ın Benelux devletleri büyükelçiliği gibi görevlerde bulundu.

Eserleri Türkçe’nin yanında 150’den fazla dile çevrilerek milyonlarca baskıya ulaşmıştır.

Cengiz Aytmatov başta Kırgız gelenek ve görenekleri dahil olmak üzere Türk kültür ve felsefesine çok bağlıydı. Bu özelliğini sanatına yansıtmayı başarmıştır.

Türk felsefesini / düşünce yapısını  kuru bir anlatımla değil sanatın cazibesiyle / çekiciliği ile odak noktasına getirmiştir. Türk tarihini anlatırken geçmişi aydınlatmış ve günümüz Türk insanının geleceğini oluşturma yolunda milli ve evrensel görüntülere ulaşmıştır.

Eserlerini mitoloji ve folklorik unsurlarla zenginleştiren yazarın en çok etkilendiği şey hiç şüphesiz Türk mitolojisi olmuştur. Çünkü yaşadığı toplum efsaneler ve masallar üretmeye oldukça elverişlidir. Destanlar, efsaneler, halk hikayeleri ve masalları eserlerinde ustaca işlemiştir. Bunları doğrudan vermemiş kendine ait üslup  tarzı / yazım şekli sayesinde kaynaştırarak dolaylı yoldan anlatmıştır.

Eserlerinde işlediği konuları zamanın durumuna ve bakış açısına göre değerlendirip günümüz insanıyla ilişki kurar ve ona göre eserlerini yönlendirir.

Kendisini dünyaya tanıtan en önemli eseri ‘’ Cemile ‘’ olmuştur.

Louis Aragon Cemile’yi ‘’ dünyanın en güzel aşk hikayesi ‘’ olarak tanımlamıştır.

—–

Romanlarında hayvanlara da yer veren Cengiz Aytmatov hayvanların psikolojilerini de başarılı bir şekilde eserlerine yansıtmıştır. Özellikle Türk kültürüyle özdeşleşen at ve kurt gibi hayvanlara eserlerinde yer vermiştir.

—–

‘’ Selvi Boylum Al Yazmalım ‘’ adlı romanı aynı isimle beyaz perdeye uyarlanmıştır. Filmin yönetmenliğini Atıf Yılmaz yapmıştır. Başrollerinde ise Kadir İnanır ve Türkan Şoray yer almıştır.

—–

‘’ Beyaz Gemi ‘’ Çocuğun saflığından , masum dünyasından yaşamın acı ve çıplak gerçeğine uzanan bir roman kurgusudur.Geçmişi anlatan masalcı dede ile geleceği yansıtan çocuk arasında ilişki kurar.

ESERLERİ:

———–
Zorlu Geçit
Yüzyüze
Cemile
İlk Öğretmenim
Dağlar ve Steplerden Masallar
Elveda, Gülsarı!
Beyaz Gemi
Selvi Boylum Al Yazmalım
Fuji-Yama
Gün Olur Asra Bedel
Dişi kurdun Rüyaları
Toprak Ana
Cengiz Han’a Küsen Bulut
Çocukluğum
Kırmızı Elma
Dağlar Devrildiğinde-Ebedi Nişanlı’dır .

—-

Cengiz Aytmatov , Türk edebiyatının dev isimlerinden birisidir.

Kaynak

———

kidega.com

yesevi.edu.tr

islamansiklopedisi.org.tr

qha.com.tr

İdris Kulaçoğlu . 24.10.2017 çalışma odam.