CEMAL SÜREYA

( Cemaleddin Seber )

(1931, Erzincan – 9.1.1990, İstanbul)

Türk şair, yazar ve çevirmen.

Takma adı : Osman Mazlum.

Türk şiirinde modernist / çağdaşlaşma akımı bir hareket olan İkinci Yeni şiirinin öncü şairlerinden biridir.

Asıl adı Cemalettin Seber’dir.

1931 tarihinde Erzincan’da doğdu . (O yıllarda Pülümür Erzincan iline bağlı olduğu için Erzincan yazılıyor olmalı). Aslında 1931 Tunceli ili Pülümür ilçesinde dünyaya geldi.

Annesi Gülbeyaz Hanım, babası Hüseyin Beydir.

Cemalettin, ailenin en büyük çocuğu olarak dünyaya gelir. Ailenin diğer çocukları Kemal, Perihan, Ayten’dir.Kemal, çocukken ölür.

1938 de , Şeyh Sait isyanından sonra devam eden Desim isyanı , Erzincan’dan sürgün edilmesine sebep olur.Yük vagonunda uzun bir tren yolculuğuna çıkılır. Bu tren yolculuğu “ Kişne Kirazını ve Göç, Mevsim ” şiirine de aksetmiştir:

—-

“ Ben bir yük vagonunda açtım gözlerimi . ” (Süreya 2005: 81)

—-

Zorunlu göç Bilecik’te biter. Aile, Bilecik’te yaşamaya başlar.

Hüseyin Bey, ağabeyi Memo ile birlikte nakliyecilikle uğraşır. Ailenin Bilecik’ten ayrılması yasaktır. Gülbeyaz Hanım 23 yaşında ölür. Bu sırada yedi yaşında olan Cemalettin, annesinin ölümünden sonra iyi bir eğitim alması için halasının yanına İstanbul’a gönderilir.Beyoğlu Otuz yedinci  ilkokuluna başlar:

“ Ben ilkokula bir yıl geç gittim. Hastaydım. Gittiğim zaman okumayı yazmayı her şeyi biliyordum. Hatta amcam bana beş sıfırlı rakamlarla matematik yapmayı bile öğretmişti. Bu yüzden birinci sınıfta arkadaşlarımla aramızda büyük bir fark vardı. O  fark hep devam etti. Bu beni tembel olmaya , bir yandan da dışarıdan okumaya götürdü.” (Süreya 1993: 12)

—-

1942 yılında on bir yaşındayken tekrar Bilecik’e gönderilir.

Babası karayollarında çalışmaktadır. Bilecik Birinci İlkokuluna yazdırılır. Okula uyum problemi yaşar.  Hüseyin Bey, karısının ölümünden altı sene sonra Esma Hanımla evlenir. Üvey anne ile Cemalettin ve kardeşlerinin yıldızları barışmaz. Esma Hanım, çocuklara eziyet eder / zorluk – baskı yapar.

 “ 11 Beyit ” şiirinde yapılan kötü muamele / davranış  şöyle anlatılır:

—-

“ Kuyuya sarkıtan kadın / Saçından kavrayıp kızkardeşimi ” (Süreya 2005: 267)

—-

Cemal Süreya, edebiyata  henüz ortaokul yıllarında merak salar. Bu yıllarda Fransızca da öğrenmeye başlayan Süreya, sınıf arkadaşı olan Seniha Hanıma şiirler yazar. Lise yıllarında ise Cemal Süreya, iyice edebiyata yönelir.

1954 de , Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat / ekonomi  Bölümü’nü bitirdi.

1957 yılında  babası Hüseyin Beyi kaybeder.

Kendisine büyük bir etki yapan bu durumu şair “ Sizin Hiç Babanız Öldü mü ” adlı şiiri ile kaleme alır.

—-

Sizin hiç babanız öldü mü ?

Benim bir kere öldü kör oldum

Yıkadılar aldılar götürdüler.

Babamdan ummazdım bunu kör oldum.

—-

Siz hiç hamama gittiniz mi ?

Ben gittim lambanın biri söndü

Gözümün biri söndü kör oldum

Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak

Söylemesine maviydi kör oldum.

—-

Taşlara gelince hamam taşlarına

Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi

Taşlarda yüzümün yarısını gördüm

Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü

Yüzümden ummazdım bunu kör oldum

Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?

———-

Maliye Bakanlığı’nda müfettiş / denetmen yardımcılığı ve müfettişlik / denetmenlik görevlerinde bulundu.

1965 de ,ayrıldığı müfettişlik görevine 1971’de yeniden döndü.

1982 de , müşavir / danışman olur ve maliye müfettişliğinden emekli oldu.

Ağustos 1960’ta başladığı ve yalnızca dört sayı çıkarabildiği ‘’ Papirüs ‘’ dergisini, Haziran 1966-Mayıs 1970 arası 47, 1980-81 arası  2 sayı daha çıkardı.

1978’de Kültür Bakanlığı’nda Kültür Yayınları Danışma Kurulu üyesi olarak da görev yapan Cemal Süreya, emekli olduktan sonra, yayınevlerinde danışman ve ansiklopedilerde düzeltmen olarak çalıştı.

Birçok dergide yazıları ve şiirleri yayımlandı.

‘’ Oluşum ‘’ , ‘’ Türkiye Yazıları ‘’ , ‘’ Maliye Yazıları ‘’ dergileri ile ‘’ Saçak ‘’ dergisinin kültür – sanat bölümünü bir süre yönetti.

‘’ Politika ‘’ , ‘’ Aydınlık ‘’ , ‘’Yeni Ulus ‘’ ve ‘’ Yazko Somut ‘’ gazeteleri ile

‘’ 2000’e Doğru ‘’dergisinde köşe yazıları yazdı.

İlk şiiri “ Şarkısı – beyaz ”, 8 .1.1958  de Mülkiye dergisinde çıktı.

ŞARKISI  BEYAZ

Ayıcılar geçti, affedilmemiş insanlar geçti

Şehirler taş yürekliydi Şarkısı-beyaz

İnsanların büyük rüyaları vardı

İnsanlar bir ölümle öldüler ki

Sevgiler arasında şaşırıp

Bir unuttular ki deme gitsin.

—-

Ben olanca kuvvetimle

Halatlara asılıyorum nafile

Ben ayrı düşmüşüm bir kere

Ayrı düşmüşüm insanlardan.

Bu yıldız tutmaz mavilikte

Ne deniz ne köpük kar eder bana.

—-

Arada bir ağlamak için

Onu kocaman ellerimle sevdim.

Ölüm daha saçlarına gelmemişti Şarkısı-beyaz

Saçlarını koynumda saklıyorum

Arada bir ağlamak için.

—-

Ve suların altında mavileyin

Küstah bir çalparaydı ayağını uzatmış

Mesut hatırasına balıkların.

Ve kocaman küfürleriyle sarhoş

Yatardı yavaşlamış tüyleriyle

Gemicilerin öldürdüğü kuş.

—-

Siraküzaya uğrayamadık

Torbadaki çakıllara baktım Şarkısı-beyaz

Benimkilerin üstünde üç tane hilal

Üç tane uzun hilal vardı, upuzun

Siraküza açıklarında bahanesiz bir yaz

Çalkandık durduk.

—-

Ayıcılar geçti, mağlup insanlar geçti

Rüyalar darmadağındı Şarkısı-beyaz

Sonra dalgalar geldi dile

Sonra bir mavilik aldı her yerimizi;

Nasıl hatırlıyorsan dünyayı

öyle…

Cemal Süreya

——————-

Şiirlerindeki şekil, muhteva / içerik ve anlatım özellikleri ile İkinci Yeni şiirine katıldı.

Bu akımın önde gelen şairlerinden biri oldu.

Geleneğe karşı olmasına karşın geleneği şiirinde en güzel kullanan şairlerden birisiydi.

—-

“ Şiir anayasaya aykırıdır.”

—-

diyerek ironik / gülmece  bir bakış açısıyla şiirin hiçbir mantık ve düzene uymayacağını söylemiştir.

( İroni : Söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme.)İ.K

Kendine özgü söyleyiş biçimi ve şaşırtıcı buluşlarıyla, zengin birikimi ile, duyarlı, çarpıcı, yoğun, diri imgeleriyle İkinci Yeni şiirinin en başarılı örneklerini vermiştir.

Şahsiyetli / kişilikli             bir şiir dili vardır. Canlı halk dilini kullanması, onu okuyucuya yaklaştırır. Üslubundaki / anlatış şeklinde ki  mizah / gülmece ve istihza / gizli alay , ona ayrı bir özellik kazandırmaktadır.

Çevresini toplumsal gerçekliğe açık bir görüşle ve ironik bir üslupla anlatmıştır. Orhan Veli geleneğinden etkilenerek yararlandığı nükteli  / ince anlamlı – düşündürücü söyleyiş, son şiirlerinde etkisini kaybetmeye başlamıştır.

Modern / çağdaş şiirimizin ressamıdır.

‘’ Pazar Postası ‘’ nda Osman Mazlum imzasıyla yazılar, eleştiriler yazmıştır.

—-

Süreya’ya göre her şiir tanımının, bakış açısına bağlı bir doğruluğu vardır.

Şiire bakışlar farklı farklı olsa da Süreya her anını şiirle yaşayan, ince eleyip sık dokuyan ve az üreten bir şair. Düşüncesinde öne çıkardığı özellik, şiir eyleminin odağında insanın olmasıdır.

Süreya, başka bir yazısında şiir ve hayatı şöyle ilişkilendirir:

—-

“ Hayatın güncelliğidir, hayatın gazetesidir şiir.”

—-

Süreya’ya göre şair, gerçeği güzel, çirkin, aydınlık, yalın, karışık taraflarıyla anlatır. Yani şair hayatı anlatmalıdır.

Bu yüzden şiir hayata benzer. İnişli çıkışlıdır. Asla mutlak olamaz.

Süreya, şiiri toplumla ilişkilendirir. Şiir toplumun aynasıdır. Toplum dehası / zekası şiirde şekillenir. İnsan ve toplumdaki değişim şiire akseder / yansır.

Süreya, şairin düzene / işleyişe karşı çıkan, onu eleştiren ve yargılayan bir kimse olduğunu söyler. Dolayısıyla şiir de düzene muhaliftir / karşıttır:

—-

“ Şiir bir karşı çıkma sanatıdır.”

—-

Bu muhalif  / karşıt tavır onu yüreklendirir. Kimsenin söyleyemediklerini söyleme cesaretini ona verir.

Şiir bir aynadır. Dünyanın veya ülkenin içinde bulunduğu durum şiire akseder. “ Şiir bir öncüdür  ama daha doğrusu bir yansı.”

Süreya’ya göre şiir halktan kopuk olmamalıdır. Kimsenin anlamadığı bir şiir kabul edilemez:

—-

“Aslında şiir, dil içinde bir dildir ama kuşdili değildir.”

—-

Şiir, başka şeylere alet edilemez. Diğer sanatlar gibi faydacı bir perspektiften / bakış açısından değerlendirilemez. Özellikle eğlence aracı olamaz:

—-

“ Şiir, eğlence niteliğini hiç taşımayan bir sanattır. ”

—-

Sonuç olarak, Cemal Süreya, şiiri insan dahiliğinin / zekasının yansıması olarak değerlendirirken şairin hayat deneyiminin şiire aksettiğini söyler.

Onu, toplumdan, toplum sorunlarından özellikle tarihten ayrı görmez. Ona göre, düzen şiire düşman bir yapıdadır. Şiirse düzene isyan görevini üstlenir. Süreya’ya göre şiirde eğlence özelliği hiç bulunmaz.

—-

 9.1.1990 da , yaşamını yitirir.

Ölümünden sonra adına bir şiir ödülü kondu.

Feyza Perinçek ve Nursel Duruel, şair üzerine bir biyografik inceleme hazırladılar:

Cemal Süreya / Şairin Hayatı Şiire Dahil (2005).

2001’de de Cemal Süreya Arşivi / belgeliği yayımlandı.

Şiir  Üvercinka (1958; Yeditepe Şiir Armağanı)

Göçebe (1965; 1966 TDK Şiir Ödülü)

Beni Öp Sonra Doğur Beni (1973)

Sevda Sözleri (Uçurumda Açan ile birlikte toplu şiirleri: 1984)

Sıcak Nal ve Güz Bitigi (1988; Behçet Necatigil Şiir Ödülü)

Sevda Sözleri (bütün şiirleri: 1990, ö.s; YKY 1995)

Düzyazı ‘’ Şapkam Dolu Çiçekle ‘’ (1976)

Günübirlik (1982)

Onüç Günün Mektupları (1990, ö.s.; YKY 1998)

99 Yüz (1991; YKY 2004)

999. Gün / Üstü Kalsın (1991)

Folklor Şiire Düşman (1992)

Uzat Saçlarını Frigya (Günübirlik’in yeni basımı: 1992)

Aydınlık Yazıları / Paçal (1992)

Oluşum’da Cemal Süreya (1992)

Papirüs’ten Başyazılar (1992)

Günler (999. Gün’ün genişletilmiş basımı: YKY 1996)

Güvercin Curnatası (Cemal Süreya ile konuşmalar: haz. Nursel Duruel, YKY 1997; genişletilmiş basımı: YKY, 2002)

Toplu Yazılar :

——————–

Şapkam Dolu Çiçekle ve Şiir Üzerine Yazılar (YKY 2000)

Antoloji ve çevirileriCemal Süreya iki antoloji (Mülkiyeli Şairler ve 100 Aşk Şiiri) hazırladı;

Simone de Beauvoir’dan Sade’ı Yakmalı mı? (1966; YKY 1997),

Gustave Flaubert’den Gönül ki Yetişmekte (Duygusal Eğitim) ve Antoine de Saint-Exupéry’den Küçük Prens (Tomris Uyar’la birlikte) başta olmak üzere, pek çok çeviri yaptı.

Çeviri şiirleri (Yürek ki Paramparça, haz. Eray Canberk, YKY 1995) ve Çocukça dergisi için yazdığı yazılar (Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi, haz. Necati Güngör, 1993; YKY 1996) derlendi.

Kaynak

———-

Kimkimdir.net

Edebiyat öğretmeni .org

Bilgiustam.com

edebiyathaber.net

İdris Kulaçoğlu . 2.3.2021 çalışma odam.