AVŞAR / AFŞARLAR

AVŞARLAR

( AFŞAR )

————-

‘’ Kalktı  göç eyledi Avşar elleri,

Ağır  ağır giden eller bizimdir.

Hakkımızda  devlet  vermiş  fermanı ,

Ferman Padişahın , dağlar  bizimdir ! ‘’

—-                       

Kalktı  göç eyledi Avşar elleri ,

Ağır ağır giden eller bizimdir.

Arap atlar yakın eder  ırağı ,

Yüce dağdan aşan yollar bizimdir !

( Dadaloğlu )

—————-

Avşar : Çelik ve vahşi hayvan avına istekli anlamındadır .

Ongunu / sembolü : Kartal’a benziyen Tavşancıl  kuşudur.

(Bey-dili, Kızık, Karkın ile birlikte) Reşidüddin ve Yazıcıoğlu’na göre tavşancıl kuşu (kartala benzeyen fakat daha küçük ve kahve renkli bir kuş) , Ebulgazi Bahadır Han’a göre ise çure-laçin kuşudur. )

—-

Nerede Türk topluluğu varsa orada Avşarlar da vardır.

Avşarları  üçe ayırabiliriz:

1- Anadolu Avşarları

2- İran ve Azerbaycan Avşarları

3- Orta Asya’da kalan Avşarlar.

—————————- 

Siyasi Hayatta Avşarlar

—————————-

* Musul Atabeyleri / Zengiler :  Musul ve Halep yöresine egemen olmuşlardır.

* Şumlaoğulları : İran’ın Huzistan bölgesinde  egemenlik  kurmuşlardır.

* Karamanoğulları Beyliği : Afşar boyunun Karamanlı kolundandır.

* Alaiye Beyliği : Karamanoğulları sülalesinden gelen beyler tarafından kurulmuştur.

* Germiyanoğulları Beyliği  / Alişiroğulları : Malatya yöresinden Kütahya’ya gelerek yerleşmişlerdir.

* İnançoğulları : Denizli yöresinde kuruldu.

* Aydınoğulları Beyliği : Afşar olabileceği düşünülür.

(Osmanlı arşivlerinde Aydınlı aşireti, Afşar olarak kayıtlıdır)

* Saruhanoğulları Beyliği : Afşar boyunun Saruhanlı kolundandır.

* Sevindik Han Beyliği : Erzurum-Kars civarında kurulmuştur.

—————

Tamgalarını  kendilerini ifade etmek için kullanmışlardır.

Türk’lerin Atası Oğuz Han’ın oğlu Yıldız Han’ın Bozok kolundandırlar.

Her açıdan önemli 3 boydan / Kınık – Kayı -Avşar birisidir .

—-

1135-1136 yıllarında reisleri Arslanoğlu Yakub Bey kumandasında gelerek İran’da  Huzistana yerleştiler. Yakubdan sonra Afşarların başına Aydoğdu bin Küş  Doğan geçti. Şumla lakabıyla anılmıştır.

Avşarların bir bölümü, Akkoyunluların İran’ı ele geçirmesi üzerine, Mansur Bey önderliğinde İran’a giderek Huzistana yerleşti.

Anadoluda kalanlar ise daha çok Malatya ve Doğu Anadoluda bulunuyorlardı. Bunlardan büyük bir bölümü on altıncı yüzyıl başlarında İran’a göçerek Urmiyeden Herata kadar olan geniş bir bölgede yerleştiler ve Nadir Şah, 1736 da bunlardan Afşarlar Hanedanını kurdu.

—-

İran Afşarları ;

Mansur Beğ / Bey  Avşarları, imanlu Afşarı, Alplu Avşarı, Usalu Afşarı, Eberlu Afşarı olmak üzere, başlıca beş büyük oba idi.

Safevi hükümdarı Birinci Şah ismail, Afşarları sınır koruyucusu olarak Horasana yerleştirdi.

Safevilerin zayıfladığı bir dönemde, Afşarların lideri Nadir Afşar, Celayir ve diğer Türkmenleri etrafında topladı ve ikinci Tahmasp’ ın hizmetine girdi.

İran topraklarından Afganları çıkarınca, nüfuzu arttı.

Sonra ikinci Tahmaspı tahttan indirerek yerine Üçüncü Abbası Şah yaptı. Kendisini de saltanat vekilliğine getirdi.

1736 da da kendi  Şahlığını ilan etti.

1737 de Hindistan seferine çıkarak Delhiye kadar ilerledi.

Bir suikasttan sonra idareyi sertleştiren Nadir Şah, Afşar ve Kaçar Beyleri tarafından öldürüldü. Horasanı yöneten torunu Şah Ruh’un ölümünden sonra İran Afşar yönetimi de sona erdi.

—-

Oğuz eli  denilen  Siriderya / Seyhun yöresinde yaşıyorlardı.

Büyük göçte  Horasan üzerinde Anadolu gelmişlerdir.

Çukurova  yöresinde  yaşayan en güçlü boydur.

—-

Cezmi Yurtseven ;

Araştırmalarım sonucunda Çukurovanın / Kozan dağlarının  en büyük  oymağının Avşar’lar olduğunu gördüm .

1530 yıllarında tutulan  Osmanlı Tahrir defterlerinde / büyük topraklarda yaşayan insanların kayıt defterlerinde  Kozan dağ yöresindeki SİS sancağında  1100 hane  kadar Avşar vardı. Güzellik yaşanıyordu ama 1600 – 1865 yılları arasında 265 yıl  dirlik bozuldu , büyük sıkıntılar yaşandı .  

O döneme KONGUN YILLARI denir. Acı bir dönemdir . Bu dönemi en güzel anlatan Dadaloğlu olmuştur.

—-

‘’ Bir çıkmaza girdi bu gün yolumuz .

Geçit vermez oldu hiçbir yanımız .

Kalır gayrı burada bizim ölümüz .

Dost ağlasın , namert olan utansın …  ‘’

—-

O yıllar güçlü olanın hükmünü  sürdüğü yıllardır.

Osmanlının çöküş yıllarıdır.

Avşarlar o dönemde 50 bin koyun , 9 bin deve ve 5 bin çadıra sahiptiler .

( 25 – 30 bin nüfus . )

Bunların  Mayıs ayı içinde Binboğa’ya  göçü  / yaylaya çıkması  haftalarca sürer  ve davulcuların davul çalmaları ,40 belikli  / saç örgülü Avşar güzellerinin süslenmesi , hayvanlar ,köpekler , savaşçıların görünümü olağanüstü idi .

Binboğa dağının eteklerinde ki geniş araziler Pınarbaşı / Pazarören köyleri  , Sarız ,Tomarza  / Toklar ‘a bağlı köyler yazlak yurdu idi .

—-

Zekiye Çağımlar ;

Avşarlar  ,Türkçe’yi çok iyi koruyan bir boydur.

Ağıtlarında  duygularını , yaşadıklarını , edebiyatı  çok iyi anlatmışlardır.

1500 lü yılların başında Osmanlı Kıbrıs’ı ele geçirince , buraya Türk boylarını yerleştirmek istemiş  ama Kıbrıs , yaşamlarına uygun bir yer olmadığı için karşı çıkmışlar .

Bu boylar daha içlere göç  etmeye başlıyorlar ve Avşar’ların yaşadıkları yörelere geliyorlar . Böylece aralarında düşmanlık başlıyor .Bu ekonomi , toprak , mera kavgasıdır . Halk şikayetlerini /  yakınmalarını  Osmanlıya bildirince Derviş paşa bu sorunu çözmek için gönderilmiş . Padişah’ın  fermanı  / emirleri bütün guruplara  iletilmiş ;

—-

* Geçmişte yaşananlar orada kalsın .

* Biz hataları araştırmayacağız .

* Vergi borçlarınızın da üzerine gitmeyeceğiz.

* Çok kötü bir dönem yaşanıyor .

* Konar – göçerler toprağa yerleşecek .

* Üretim yapacaksınız .

* Askere alınacaksınız.

* Artık konar – göçerlik bitti .

—-

2 yıl anlaşma dönemi geçiyor ama  güç kavgası devam ediyor .

Tam bu sırada  verimli  topraklar Kafkas toplumu olan Çerkez’lere verildi .

Avşarların , Çukurova ile ilişkileri kesilmiş oldu .

Avşarlar çok zor zamanlar yaşadılar .

—————–

Avşar adına  mö 500 de Artvin’de bir ırmak ve köy isminde raslanmaktadır.

Selçuklular ile Anadolu giren ilk boylardandır .

Anadolu’nun Türkleşmesinde etkin olmuşlardır.

Avşarlar , İran’da  ,Azerbaycan Karabağ’da  devlet kurmuş Türk topluluğudur .

—-

Selçukluların  yıkılmasından sonra Karamanoğlu beyliğini kurmuşlardır .

Karamanoğlu Mehmet Bey 1277 de ;

—-

‘’ Bu günden sonra Divanda / büyük mecliste  , dergahta  / ibadet yerlerinde , bargahta / yüksek divanda  Türkçe’den başka bir kullanılmayacaktır . ‘’ demiştir.

—-

Nadir ŞAH , Avşar 40 lı oymağından olup , Kafkaslar , iran , Hindistan , Çin ve Türkistan’ın  egemeni  olarak tarihte ayrı tutulan bir yere sahiptir .

Karabağ  bölgeside Cevaşir  toplumunun   Sarıcalı ailesine ait , öz be öz Avşar yurdudur.

1748 – 1826 arasında kurulan Karabağ Hanlığı da bu aile tarafından kurulmuştur.

Osmanlının en çok zulümüne / haksızlık – adeletsizlik – acımasızlık – kötülük  ve kıyımına  uğrayan Türk topluluklarından birisi de Avşarlardır.

15 inci ve 18 yy arasında bir çok sürgüne gönderildiler.

Buralarda  yaşayamamışlar sonunda 1865 yılında Toros dağlarındaki diğer topluluklar ile yerleşik yaşama geçmişlerdir .

Ağırlıklı olarak Kayserinin Pınarbaşı , Tomarda ve Sarık ilçelerine yerleştirilmişlerdir .

Osmanlının Türklere yaptıklarını düşman yapmamıştır.

Osmanlı Rus savaşları sırasında  Uzunyayla  yöresi / Kayseri ile Sivas arasındaki geniş arazi Çerkez’lere verilince savaşlar çıkmıştır.

Avşar Türkmenleri daha da dağınık , zavallı duruma gelmiştir.

Ulusal kurtuluş savaşında da canla başla çalışmışlardır.

—-

Günümüzde yoğun olarak Kayseri , Adana ,Maraş , Karaman bölgelerinde olmak üzere  Aydın’dan Ardahan’a , Tekirdağ’dan  Hakkari’ye kadar her yerde dağınık olarak yaşamaktadırlar .

55 adet yer ismiyle Kayı  boyundan  sonra ikincidir.

Türkiye’de 6 milyona yakın Avşar yaşamaktadır.

Türkiye dışında ise Kıbrıs , İran ( 5 milyon ), Irak , Suriye , Azerbaycan , Afganistan ve Türkmenistan da halen varlıklarını sürdürmektedirler .

—-

Faruk Sümer’e göre ;

Boy bilincine sahip tek  Türkmen boyudur.

Zaman içinde konar – göçer yaşamdan yerleşik yaşama geçmeye zorlanan Avşarların güney kolu Adana , İçel , Gaziantep ,Kahramanmaraş , Antalya , Burdur , Denizli , Hatay , Adıyaman Besni bölgelerinde 19 yy la kadar konar – göçerliklerini devam ettirmişler.

Yaşadıkları bölge ,yaşam şartları ve iklim bu alışkanlıklarını devam ettirmesi için önemli bir nedendir.

Yazın yeşil ve serin yaylalara , yeşilliklere , soğuk suya alışkındılar.

Kışı da ovalarda geçiriyorlardı. Çoğu ekim ,dikim işini bilmiyorlardı. İşleri  hayvancılıktı .

Yayladakiler sağlıklı  iken , ovalardakiler  ise soluk yüzlü insanlardı .

Türkçe konuşuyorlar , folklorlarında Türkçe’yi yaşatıyorlardı .

Yaşam ve kültürleri olarak Anadolu Türklerinden bir farkları yok .

Cenaze konusunda  AĞIT  geleneği var .

Ağıtçıların çoğunlukla kadınlardır .

Ağıtçının önüne SOYKA denilen ölen insanın giysileri bırakılıyor, ağıtçı öleni tanımıyorsa ölen hakkında bilgiler veriliyor .

Avşarların şu sözü çok ünlüdür ;

—–

‘’ Ölümden  değil , ağıtsız ölmekten korkarım . ‘’

—–

Avşar bayramlarında  3 gün bayram  yaparlar .

Cirit , Yumruk / Yumsuk oynarlar , birbirlerine ziyaret ederler , halay çekerler .

Gelenekleri unutmamışlar ve her yıl  yaylaya çıkarak SARIÇAM  şenlikleri yapılmaktadır..

Avşarlar/ Afşarlar , güler yüzlü, iyimser, hayat dolu, sakin ve terbiyeli insanlardır. Kadınları çok çalışkandır.

Avşar kızları ve kadınları ünlü kilim ve halı üretmektedirler.

Çekilen yy’ lardır  çekilen  acıları ağıtlaştırmışlardır.

Ağıtlar , dünü bu güne ve yarınlara taşımaktadır .

KOZLAK ,  Avşarlara ait bir türkü şeklidir .     Koçaklamalar , yiğitlik ve zaferlerin yeniden yaşanmasıdır. ‘’ AY DOST ‘’ diye başlanır .

Kaynak

———

Zekiye Çağımlar  ( Çukurova üni. Öğretim görevlisi )

Seyfi  Ali  Alkış anlatısı .

Erdoğan  Şahin ( araştırmacı )

Musa  Tunç ( Avşar bayramları anlatısı )

Prof.dr.Faruk Sümer . ( Oğuzlar / Türkmenler tarihleri , destanları , boy oluşumları )

Cezmi Yurtseven ( araştırmacı yazar )

Avşarotağı.org

Birdunyabilgi.org

İdris Kulaçoğlu . 4.5.2019   03:50  çalışma odam .