ALTAY TÜRKLERİ

Altay Türkleri

—————–

Altay Cumhuriyeti, Altaylar’ın en dağlık bölgesine yerleşmiştir.

Kuzeyinde Kemerovsk Oblastı, kuzeybatısında ve doğusunda Hakas Cumhuriyeti ile Tuva Cumhuriyeti, güneyinde Moğolistan’la Çin ve güneybatısında ise Kazakistan bulunmaktadır.

Rusya’ya bağlı bir cumhuriyet olan Altay, güneybatı Sibirya’dadır.

Altay Dağlarında bulunan ülke, güneyde Moğolistan ve Çin’le çevrilidir.

İklimi çok sert olup kışları soğuk ve az kar yağar , yazları sıcak ve yağmursuz geçen bir bölgedir.

Arazinin üçte biri ormanlarla kaplıdır.

Ülkeyi kapsayan Altay Dağları’nın yüksekliği 4.000 m’dir ve buzlarla kaplıdır.

7000′e yakın göl bulunan Altay’da en büyük göl Telstkoye (altın ) gölüdür.

—–

Altay Krayı’na bağlı  Gorno / Dağlık  Altay Cumhuriyeti’nin yüzölçümü 92.600 km2 olup , 2010  nüfus sayımına göre toplam nüfusu 74.238 ’dir.

Başkenti  GORNO  –  ALTAYS ’tır.

( eski adı Ulala, 1948’e kadar da Oyrot -Tura adını taşıdı.).

—–

Kendi bölgelerinin dışındaki Altaylılar , komşu bölgelerde ve Kazakistan’da bulunurlar.

Altay Türkleri İslamiyet ve Budizmden önceki Türk dinini  korumaktadırlar,  Kaman inancı / şamanisttirler.

Kamanlığın / Şamanlığın da en ilkel şekline bağlıdırlar.

Bunun sebebi dağlık ve ormanlık bölgelerde yalıtılmış  bir şekilde yaşamakta olmaları olup, geniş Türk kitlelerinden çok eskiden kopup, ayrılmış olmalarıdır.

Bu husus Eski Türk dini ve yaşayışının araştırılması hatta dil  incelemeleri  bakımından çok önemlidir.

—–

Altay’da altın ve civa çıkarılmakla birlikte ekonominin temeli tarımdır.

Vadilerde yulaf, tahıl ve sebze yetiştirilir.

Dağlarda ve vadilerdeki çayırlarda ise sığır, koyun, keçi ,at ve yak öküzü besiciliği ağırlıktadır.

Ülkede kürk avcılığı ve arıcılık yaygındır.

Ren geyiği besiciliği yapanlar da vardır.

Balık da avlanmaktadır.

—–

Sanayiye gelince makine yapımı, metalürji, gıda, tekstil sanayisi ve

Kereste ve diğer orman ürünleri de oldukça önemlidir.

Altay , akarsu ve göller bakımından çok zengindir.

En önemli gölleri  Marka Kul  ve  Teletsk .

Önemli akarsuları Biya , Katun , Bukhtarma ,Kondoma , Ursul , Charysh , Kan , Sema ve  Mayma ‘dır .

—–

Altay Türkleri Türkçe’nin şivelerini konuşmaktadır .

Güney Altay’larda Kazakça ve Kırgızca ile yakından ilişkili olan Kıpçak kolunun lehçeleri , Kuzey Altay’larda Hakazca , Tuvanca ve Yakutça lehçeleri konuşulmaktadır. Rusça tüm bölgede egemendir.

—-

Altay müziğinde TOPŞUR isimli 2 telli topuz , ŞOR isimli 70 cm uzunluğunda ahşap flüt , daha kısası ŞAGUR , seramik flüt UNGUREK , Geyik derisinden flüt ADAŞİ MANOK ile AMİRGİ  MANOK , Koyun kemiğinden  flüt ŞAGAY  ile ŞATRA  isimli geleneksel  aletler vardır.

KAİÇİ denilen kadın veya erkek destancılarca anlatılan , KAİ ismiyle bilinen sözlü Altay destanlarının kahramanları Altay  Buuchai , Maadai Kara ve Koguteei’dir.

—–

Altay Türklerinin geleneksel konutu / evi , yuvarlak keçe / YURT isimli çadırlardır .

—–

Altay mutfağında en önemli yeri et ve süt ürünleridir.

Sulandırılmış yoğurttan yapılan ayran ve ÇEGEN isimli kısrak sütünün damıtılması ile elde edilen hafif alkollü içecek çok sevilir .

Peynir çeşitleri vardır. Başta At olmak üzere koyun ve keçi eti  tüketilir.

—–

Ülkede 192 ortaokul, 3 teknikum ve 1 üniversite bulunmaktadır.

Altay Türkçesi ile yılda 37 kitap , 1 gazete ve 2 dergi yayınlanmaktadır.

Ortaokullarda 35 bin, teknikumlarda 43 bin, ülkenin tek üniversitesinde ise 2600 öğrenci öğrenim görmektedir.

—–

1922-1947 yılları arasında Oyrot dili diye adlandırılan Altayca yazı dili bugün Altay Kiçi (Kiji) diyalektiği esas olarak almıştır.

Çok zengin masal, halk şarkıları ve destanları var olup Altaylı yazar N. Ulagaşev (1861-1946) bunları toplamaya çalışmıştır.

Sovyet devri yazarlarından F. Kuciyak (1897-1943) de Altay halk edebiyatını derlemeye çalışan mühim şahıslardan biridir.

T. Encin(ov) (doğ. 1914) tanınmış Altaylı yazarlardan biridir.

—–

Orta Asya ve Türk tarihinde önemli bir yeri olan ve bugün Rusya sınırları içinde kalan Altay dağları bölgesindeki Türklerin  Türkoloji incelemelerine  1856 yılında Altay Türkleri arasında başlamıştır.
—-
Sibirya’da Türkler arasında yıllarca yaşamış ünlü Türkolog W. Radloff, Altay Türklerini, özellikle dil bakımından iki grupta toplar:

1. Kuzey Altay Tatarları “Türkleri” (Kumandılar, Lebed Tatarları ve Karaorman Tatarları -Tubalar-)

2. Asıl Altay Tatarları (Altaylılar ve Teleütler).

Bugün Altay Türkleri üç güney ve üç kuzey boy ve şiveye ayrılmaktadır:

GÜNEY ALTAYLILAR

————————-

1. Asıl Altaylılar (Altay kiji “Altay kişi”).

Rusların Altayskiye Kalmukıy “Altay Kalmukları” dedikleri bu kavim / toplum  kendisine, Altay-kiji veya bir zaman tabi / bağlı oldukları Oyrot devletine ait bir hatıra olan Oyrot adını verir.

Konup göçtükleri saha Katunya ile Çarış ırmakları havzasıdır.

Asıl Altaylılar yirmiden fazla oymağa ayrılmaktaydılar; bunlar arasında Kırgız, Kıpçak, Merkit, Nayman v.b. gibi tarihte siyasi birlik veya devlet kurmuş Türk kavimlerinin adını taşıyanlar da vardır.

2. Tölöslerle Telengitler.

Vaktiyle hem Ruslara hem Çinlilere vergi ödemek zorunda kaldıkları için Rusça

” iki vergi vermekle mükellef ” manasında Dvoyedan diye de anılırlar.

Çuy ırmağı boyunda oturanlara Telengit,

Çalışman nehri boyunda oturanlara da Tölös denir.

3. Teleütler.

Bunlar kendilerine Telenget veya Karakalmuk da derler. Çeşitli oymaklara ayrılırlar ve kuzeyde (Tomsk çevresi), güneyde (Biy ve Katun ırmakları) olmak üzere iki bölgede otururlar.

KUZEY ALTAYLILAR

————————

1. Tubalar veya Karaorman Türkleri.

Bunlar kendilerine Yış-kişi derler.

Yış “orman” demektir.

Hakikaten bunlar sık ormanlarla kaplı dağlarda otururlar. Rusçada aynı manada “Çernovıye tatarıye” diye anılırlar. Altaylılar ise bunlara Tuba derler.

2. Kumandılar.

Kendilerine Kumandı-kişi derler ve Aşağı Kumandı, Yukarı Kumandı diye iki kola ayrılırlar.

3. Lebedler.

Lebed ırmağı boyunda oturduklarından bu adla anılmaktadırlar.

Kendilerine Ku-kişi derler (Ku “kuğu” demektir). Rusça bir kelime olan Lebed de aynı manaya gelir.
———————

ALTAY  TARİHİ

———————-

MÖ . 10 yy da Altay dağlarında ata binen , hayvanları evcilleştiren , bronz ve diğer metalleri kullanmayı bilen konar – göçerler yaşamaktaydı.

Rus arkeolog Sergei İvanoviç Rudenko’nun Altay bölgesinde bulduğu PAZIRIK  KURGAN ında mö.3 ve 6 yy’lara ait İskit / Saka sanatına özgü halı ve el sanatları örneklerini içeren eşsiz değerdeki bulgular nedeniyle Unesco Dünya mirası bölgesi olarak kabul edilmiştir.

Kurganda / mezarda ,200 x 189 cm boyutlarında ve 2 mm kalınlığındaki  Türk halı geleneğiyle benzerlik gösteren dünyanın en eski halısı bulunmuştur .

Polosmak kollarında BUZ BAKİRESİ adı verilen kadın mumyası ile keçi ve geyik gibi hayvan  desenli döğmeleri olan mumyalar bulunmuştur .

Altay Türkleri ,Köktürk , Uygur , Kara Kitay / Karahitay ve Çin’i 12.yy sonuna kadar yöneten Kitay / Hitay gibi eski Asya Türk Hanlıkları  , 13 – 15 yy arasında Moğol İmparatorluğunun parçası olmuştur .

18 yy lın ortalarında Rus Çarlığının egemenliği altına girmiştir.

—–

Altay Türklerine ait mitolojik bir resim. Ortada Dedem Korkut gibi bir Ozan. Sağ ve solunda, elinde Türk Ant Kadehi tutan iki Alp. Üçüde Türk usulü bağdaş kurup oturmuş. 

Arka planda Türk mitolojisinin iki önemli varlığı. Ak Geyik ve Boz Kurt. Hunlara Batıya göçlerinde Geyik, Türklere batıya göçlerinde Kurt rehberlik eder.


———–

Kaynak

———–

Türkçenindirilişi.com

Çokbilgi.com

ozhanozturk.com

( Resim ,Türk bayraklarından alıntıdır. )