UYGUR DÖNEMİ DİĞER YAZITLAR

UYGUR DÖNEMİNE  ait bitigler / yazıt – Kitabe – Bengütaş / sonsuz taş şunlardır:    

1. Taryat

2.  Şine Usu / yeni su

3. Tes

4.Somon-Sevrey

5.Suci

6.Karabalgasun 1 ve 2

7.Ar Hanin

8.Gürbelcin / Gurvaljin-uul.

9.Somon-Tes

10.Mutrın Temdeg. 

11. Hoyto Tamır / Tayhar-Çuluu / Taihar Çuluu 21 yazıttır.

12.  Xi’an / Karı Çor 

————————-

İlk  3 yazıtı ayrı ayrı ve geniş olarak yazdım .

————————————

 4. Somon-Sevrey Bitigi: 

————————————

Güney Gobi bölgesinde, Somon-Sevrey’de bu­lunmuştur. 7 satırlık kısa bir metinden oluşan Bitigin üzerinde 7 satırlık Soğdakça bir metin daha vardır. Bitigde Bögü Kağan’ın 762’de Çin’e yaptığı seferden bahsedilir.

——

 Sevrey (Somon Sevrey) (Mo 18) Yazıtı

Klyaştornıy -Livşits’in verdikleri bilgiye göre Sovyet paleantropoloji ekibinin başkanlığını yapan İ. A. Yefremov 1948 yılında, yerel bir öğretmenden Güney Moğolistan’da Gobi yakınlarında Ömnogov’ Aymag, Sevrey Sum’da iki taş bulunduğu bilgisini alır. Bir yıl sonra A. P. Okladnikov, taş hakkındaki bu bilgiyi doğrular. 1968 yılında V. Rintchen bu taşın bir çizimini yayımlar. İlk bulunduğunda, taşın çok kötü durumda olduğu bilinmektedir. Taşın aynı yüzünde hem Soğdca metin hem de Türk

runik harfli metin bulunmaktadır (Klyaştornıy-Livşits 1971: 106).

Yazıtın Uygur Kağanlığı dönemi yazıtlarından olduğu genel kanaattir.

Klyaştornıy-Livşits’e göre Çin’den bir savaşın ardından dönen ordu hatırasına yazılmış olmalıdır (1971: 110).

Yazıt ilk olarak Klyaştornıy -Livşits tarafından yayımlanmış olup bu yayında hem Soğdca bölüm hem de Türk runik harfli Uygurca bölümün transkripsiyonu / çevirisi ve Rusça çevirisi verilmiştir.

Yazıtın Türk runik harfli bölümünde ne yazık ki ancak birkaç sözcük seçilebilmektedir. Bu nedenle de yazıtta nelerden söz edildiğini bilmek mümkün / olası değildir.

——————-

5. Suci Bitigi: 

——————-

Kuzey Moğolistan’da Ar-Aşatu dağı, Dolon-Huduk civarın­da bulunan yazıt 11 satırdan oluşur. Boyla Kutlug Yargan adına tahminen 745-780 arasında dikilmiştir. Bitigde Boyla Kutlug Yargan’ınyaptıkları ve zenginliği anlatılmaktadır.

——-

Suci (Süci/Bel) (Mo 15) Yazıtı

Yazıt, 1900 yılında G. J. Ramstedt tarafından Ulan Batur’dan Handu – Wang manastırına giderken kuzey Moğolistan’da Ar – Ashatu dağı, Dolon Huduk civarında Sudcin – Dava’da bulunmuş olup yazıta bu nedenle Sudji, Südji veya Türkçe söyleyişle Suci ve Süci adı verilmiştir. Ramstedt, 1909 yılında Sakari Pälsi ile birlikte yazıtı yeniden görmüş ve incelemiştir (Ramstedt 1913: 3).

Yazıt 11 satırdan oluşmakta olup ilk dokuz satır aşağıdan yukarıya doğru, 10 ve 11. satırlar ise sağdan sola doğru yazılmıştır. Yazıtın bugün nerede olduğu bilinmemektedir.

Yazıtın tarihlendirilmesi konusu oldukça karışıktır. Yazıt üzerinde ilk çalışanlar tarafından, yazıtın Yenisey bölgesi yazıtı olduğunu düşünülerek yazıta 47 numara verilmişti. L. Bazin yazıtın ilk satırından hareket ederek yazıtı, 840’tan sonraki yani Ötüken ve civarındaki Kırgız egemenliği dönemine yerleştirmek ister (1991: 96 -97).

Osman Sertkaya, Suci yazıtının 840 yılından sonra yazılmış olduğunu belirtmekte (1992: 333) ise de Suci yazıtının tarihlendirilmesi konusunu ele aldığı bir başka makalesinde yazıtın ilk

iki satırından hareket ederek yazıt sahibinin Kırgızlara gönderilen bir elçi olabileceğini öne sürerek yazıtı, 780’i geçmemek üzere tarihlendirir ve Uygur Kağanlığı yazıtlarından sayar.

(2001: 309).

Yazıttaki Mani dinini çağrıştıran bir iki sözcükle birlikte, yazıtın bulunduğu yer de dikkate alındığında yazıtın Yenisey bölgesi yazıtlarından olmadığı öne sürülebilir. Yazıtın ilk satırını oluşturan ;

” uygur yėrinte yaglakar kanta kel[tim] ”

“Uygur ülkesinde Yaglakar Han’dan geldim”

ile 2. satır ile 3. satırın ilk sözcüğü ;

” kırkız oglı men boyla kutlug yargan men ”

“ Kırkız oğluyum (Kırgızlardanım). Boyla Kutlug Yargan’ım ”

cümlesinde yazıt sahibinin Kırgız olduğu, Boyla Kutlug Yargan unvanına sahip olduğu ve en önemlisi Uygur ülkesinde Yaglakar Han’ın yanına herhangi bir nedenle (elçilik?) gittiği ve oradan geri döndüğü anlaşılmaktadır. Yazıtın hangi dönemde dikildiğinin anlaşılabilmesi için, yanıt arayan sorular bulunmaktadır:

1. Yazıt sahibi nereye gitmiştir veya Yaglakar Han nerede oturmaktadır?

2. Yazıt sahibi nerede oturmaktadır?

Kuzey Moğolistan’da bulunmuş olduğuna göre yazıtın bu bölgeye dikilmiş olduğu düşünülebilir. Yazıtın ilk iki satırı ve özellikle tarihlendirilmesi konusunda ayrıntı için bk. (Aydın 2012).

Yazıtta şunlardan söz edilmektedir:

Yazıt kahramanının,

1. satırda Uygur ülkesindeki Yaglakar handan geldiğini,

2. ve 3. satırlarda Kırgızlardan olduğunu, unvanının Boyla Kutlug Yargan ve ayrıca Kutlug Baga Tarkan Öge’nin komutanı olduğunu öğrenmekteyiz.

4. satırda şan ve şöhretinin gün doğusundan gün batısına ulaştığı,

5. satırda çok varlıklı olduğu, on ağıla ve sayısız at sürülerine sahip olduğu övgüyle anlatılır.

6. satırda yedi erkek kardeşi, üç oğlu ve üç kızının olduğu ve onların hepsini evlendirdiği, oğlunu ve kızını başlıksız verdiği, üstadına 100 köle ve doru atlar takdim ettiği anlaşılmaktadır.

Yazıt kahramanı,

8. satırda yeğenlerini gördüğünü ancak şimdi öldüğünü söyler.

9. satırda ise vasiyetini açıklar:

“ Evlatlarım! Her zaman üstadlarınız gibi olun, Han’ınıza hizmet edin, çalışıp çabalayın! ”.

10. satırda ise büyük oğlunun savaşa gittiği, bu nedenle de onu görmediği anlatılır.

Ramstedt’in verdiği fotoğraflarla okunmaya çalışılan bu çok önemli yazıtın bugün elimizde olmaması büyük bir talihsizliktir. Yazıt üzerinde çalışanlar da Ramstedt’in verdiği fotoğraflardan hareket etmişlerdir.

————————————–

6. Karabalgasun Bitigleri: 

————————————–

Uygurların başkenti Karabalgasun civarında bulunmuş üç ayrı anıttır.

Birinci Karabalgasun bitigi 5 satırdır ve bugün parçalanmış haldedir.

İkinci Karabalgasun bitiği Hotont Sumdaki Serentey ırmağı kıyısında bulunmuştur ve 12 satırdır. Yine aynı bölgede bulunan üçüncü Karabalgasun bitiğinin ise tahminen 810 yıllarında dikildiği düşünülmektedir. Bitig dokuz parçadır. Parçalar Türkçe, Soğdakça ve Çince yazılmıştır. 

—-

I. Karabalgasun (Har Balgas I / Üçüncü Uygur Yazıtı) (Mo 16) Yazıtı

Uygur Kağanlığı döneminden kalan yazıtlardan olan 1. Karabalgasun yazıtı, üç dilli (Türkçe, Soğdca ve Çince) olup yazıtın Soğdca ve Türkçe yüzü tahrip olmuş / bozulmuş , Çince yüzü ise diğer iki yüze göre daha sağlam kalmıştır.

İlk zamanlar Soğdca bölümün de Uygurca metin olduğu zannedilmiş ancak metnin Soğdca olduğu anlaşılmıştır (Orkun 1938: 36).

Yazıtın sağ tarafında Uygur harfleriyle yazılmış 31 satır (Soğdca bölüm), sol tarafında ise 19 satırlık Çince bölüm bulunmaktadır (Radloff 1895: 283-284).

Radloff ; Çince bölüm için V. P. Vasilyev’in çevirisini kullandığını, ancak Çince bölümü ayrıca G. Schlegel ile E. Parker’e de gönderdiğini belirtir (1895: 285, not 1).

Yazıtın en kötü durumda olan bölümü Türk runik harfli Türkçe metindir.

En iyi durumda olan ise Çince bölümdür.

Geç dönem Uygur yazıtlarından olan yazıt, 1889 yılında N. M. Yadrintsev tarafından bulunmuştur. Yazıtta bulunan geç dönem Çin sanatı örnekleri, yazıtın 821 yılından sonra dikildiğini göstermektedir (Osman Sertkaya 1992: 333).

Yazıtın Çince bölümü G. Schlegel (1896), Soğdca bölümü ise O. Hansen tarafından (1930) yayımlanmıştır. Türk runik harfli bölümü ise, yazıtın sözlüğü ile birlikte yayımlayan W. Radloff’tur (1895: 291-297).

Çince metni Türkçeye çeviren Nimetullah Ma’nın notlar bölümünde ilginç gözlemleri bulunmaktadır. Metnin öteki Çince metinlere benzemediğini, yazının ve üslubun kötü olduğunu, metinde eksik sözcükler bulunmasından dolayı çevirinin çok zor olduğunu, özellikle G. Schlegel’in bulduğu sözcüklerden yararlandığını belirtmiştir.

Ma ayrıca J. G. Dévéria’nın, bu yazının Çinli sanatkarlar tarafından yazılmadığı fikrine / düşüncesine de kesinlikle katıldığını belirtir (Orkun 1938: 40 -48).

T. Moriyasu’nun verdiği bilgilere göre ilk bulunduğunda 20 civarında kırık parçası varken Japon -Moğol ortak çalışması esnasında Çince bölümün bulunduğu birkaç parçanın kayıp olduğu anlaşılmıştır (Moriyasu vd. 1999: 209-210).

Yazıtın runik harfli eski Türkçe bölümünde okunabilen yerler çok az olduğu için

Nelerden söz edildiğini anlamak mümkün / olası değildir.

———————————————

2. Karabalgasun (Har Balgas 2 )

(Mo 17)Yazıtı

———————————————

Yazıt, 1973 yılında Myagmarjav adında bir öğretmen tarafından Jarantai Irmağı’nın doğu bölümünde, Karabalgasun kentinin 8 km. kuzeyinde bulunmuş olup Hotont Sum’daki bir okulun bahçesine taşınmıştır.

Yazıt bugün Ulan Batur’daki Arkeoloji Müzesinin önünde dikili olarak durmaktadır.

Yazıtta 12 satırlık runik metnin dışında iki de damga bulunmaktadır.

Yazıtta Uygurlara ait olduğundan kesin emin olduğumuz herhangi bir damga bulunmasa da genel kanaat olarak bu yazıtın da Uygur dönemi yazıtlarından olduğu yönündedir.

Yazıtta satırlar kısa kısadır.

Buna göre yazıtta anlatılanlar şu şekilde özetlenebilir:

1. ve 2. satırda yazıt kahramanının KUNÇ veya UKUNÇ adlı bir üst düzey bir askeri görevli olduğunu,

3. satırda doğudan gelebilecek saldırıları bertaraf etmekle görevli olduğunu,

4. ve 5. satırda batı tarafı düzene soktuğunu,

6. ve 7. satırda mavi gökte şansının ve nasibinin / payının az olduğunu,

8., 9. ve 10. satırlarda yeryüzünde talihinin az olduğunu, yani talihsiz olduğunu,

11. satır çok açık anlaşılamasa da, kahramanın bir savaşta öldüğünü ve son satır olan

12. satırda ise kahramanın oğlunun adının BUKA olduğunu öğrenmekteyiz.

Yazıt, yakın zamanda bulunduğu için üzerinde çalışma sayısı da diğer yazıtlara oranla azdır.

————————–

7. Ar Hanin Bitigi:

Arhanan / Kül Tarhan 

—————————

Bulgan aymağında / eyaletinde Hişig Önder sumda bulunan bitig üç satırdan ibarettir. 

——–

 Arhanan (Kül Tarhan) (Mo 22.) Yazıtı

Yazıt, Moğolistan’ın Bulgan Aymag, Hişig – öndör Sum’un 40 km. güneyindeki Arhanan Dağı’nın civarında bulunmuştur.

Barutçu Özönder’in verdiği bilgilere göre, yazıt hakkında ilk bilgileri Gombojav ve Snukov vermiştir. Ardından O. Namnandorj tarafından da incelenmiş ve yazıtın kopyaları alınmıştır. Yazıtı Rinçen de incelemiş ve metni yayımlamıştır.

Eldeki bilgilere göre yazıtın ilk yayımcısı E. Tryjarski’dir. Tryjarski’nin bu çalışması, daha sonra S. G. Klyaştornıy ile birlikte yayımladığı makaleye göre yetersiz olup birçok yerde okuma yapmadığı görülmektedir. 1977 yılında, Moğol tarafını S. Karjaubay ve A. Ochir, Sovyet tarafını ise S. G. Klyaştornıy’ın oluşturduğu Moğol ve Sovyet araştırma grubunun çalışmaları sırasında Arhanan yazıtı da incelenmiş ve bu inceleme sonuçları hem Sovyet hem de Moğol tarafınca ayrı ayrı yayımlanmıştır (Tryjarski 1965: 423-424);

(Barutçu Özönder 2000: 126); (Battulga 2005: 115).

Yazıtta 3 satır bulunmaktadır.

Yazıtın bulunduğu kaya kütlesinde bulunan damgaların büyük bir bölümünün Uygurlara ait olması ve harf karakterleri göz önüne alındığında, yazıtın Uygur dönemi yazıtlarından olduğu öne sürülebilir.

Yazıtın ilk satırında Kutlu prenses, Yegen Botur (?) Erkin Avlak (?) eri olduğu (?) ve Yangı Köl Tarkan’ın bir güvey getirdiği belirtildikten sonra satır,

“ iki kaya gibi sağlam olsun ”

esenlik dileme cümlesiyle bitmektedir.

2. satır, yazıtın kayaya kazındığı bilgisinin ardından kaya teŋr<i>ken kutlug boluŋ “

” Kutlu kaya (gibi) kutlu olun! ”

esenlik dileme cümlesiyle son bulmaktadır.

Son satırda ise, yazıtı yazan kişinin adının KUL AÇUK olduğu ve kayaya yazıtı kendisinin kazıttığı anlaşılmaktadır.

Kaynakçası

—————–

Barutçu Özönder, F. S. (2000). Eski Türk Çağı Kaya Yazıtları: I. Örük Yazıtı, II. Hangiday Yazıtı, III. Arhanan Yazıtı. Kök Araştırmalar, 2/1, 121-134. Battulga, Ts. (2005).

 Mongolın runi biçgiyn baga dursgaluud. Ulaanbaatar: Corpus Scriptorum, 128.

Bazılhan, N. (2005).

Kazakstan Tarihı Turalı Turki Derektemeleri II, Köne Türik Bitiktastarı  Men Eskertkişteri (Orhon, Yenisey, Talas). Almatı: Dayk,128.

Aydın, E. (2018). Uygur Yazıtları. İstanbul: Bilge Kültür Sanat. 90 -91

 ————————–  

8. Gürbelcin Bitigi: 

————————–

1929’da bulunan bitig Hugunu-Han dağında, Gürbelcin bölgesindedir.

Bir kaya üzerine yazılmış 3 satırdan ibarettir.

Bu üç satırın her birinde ” Teŋri kulı bitidim ” yazmaktadır.

Ercilasun Kaşgarlı’daki ” Kulbak ” maddesinden yola çıkarak Gürbelcin bitiginin “Kulbak’ın Bitigi”olduğunu söylemektedir.

————————— 

Yazıt, Bulgan Aymag, Gurvanbulag Sum’un 17 km. güneydoğusundaki Gurvaljin- Uul’da bir kaya üzerinde tespit edilmiştir / saptanmıştır.

Yazıtta, çok net okunabilen ve üç sözcükten oluşan bir satır bulunmaktadır.

Ayrıca, yazıtın bulunduğu kayada Uygur dönemine ait iki de damga vardır.

Yazıtta çok açık biçimde ” teŋri kulı bitidim ” yazmaktadır.

Anlamlandırırken ” tenri ” sözcüğünün anlamlarına dikkat edilmelidir.

Çünkü Bilge Kağan’ın oğlunun adı ile Dokuz Oğuzların liderinin adı da Tenri’dir.

Yazıtın Uygur yazıtlarından olarak değerlendirilmesinde yazıtta bulunan damga etkendir.

—-

Orkun, H. N. (1938). Eski Türk Yazıtları 2. Ankara, 163.

Klyaştornıy, S. G. (1978/2007). Naskal’nıye runiçeskiye nadpisi Mongolii. 1. Tes,Gurvaljin-

ula, Hangıta – hat, Hentey. Tyurkologiçeskiy Sbornik,1975, 151-158.

Türkçesi: Moğolistan’ın Runik Kaya Yazıtları. Türkçeye çev.: Kutluay Erk, Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi, 13, 147 -154. Battulga Ts. (2005).

 Mongolın runi biçgiyn baga dursgaluud . Ulaanbaatar: Corpus Scriptorum, 73-74, 129-131.

Alyılmaz, Cengiz . (2005).

Gürbelcin (Gurvaljin uul) Yazıtıyla İlgili Bazı Düzeltmeler.

Manas Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi , 13, 73-79. Karjaubay, S. (2012).

Orhon Muraları. Almatı, 282. Aydın, E. (2018).

Uygur Yazıtları. İstanbul: Bilge Kültür Sanat. 91.

—————————-

9. Somon-Tes Bitigi: 

—————————-

Tek satırdan oluşan bir bitigdir.  

———————————–

10. Mutrın Temdeg Bitigi:

———————————–

Üzerinde ‘’ KUTLUG ‘’ yazan bakırdan bir mühürdür. 

—-

Köktürk harfli eski Türk yazıtlarının bir kısmı, kullanım eşyaları  / bıçaklar, kamalar, eyerler, kemerler, kadehler, vazolar, saksılar, mühürler, paralar üzerine işlenmiştir .

Kullanım eşyaları üzerine  işlenen yazıtlardan biri de “Mutrın Temdeg yazıtı”dır.

—-

2.8 × 2.8 cm boyutunda bakırdan bir parçanın oyulması suretiyle hazırlanmış olan yazıt, bugün Moğolistan Halk Cumhuriyeti’nde Dundgovi Aymag’ın merkezi Mandalgov’daki müzede koruma altında bulunmaktadır.

Yazıt üzerinde tarafımızdan yapılan incelemeler sonucunda söz konusu eserin orijinalinde

“ mühür ” olarak yapıldığı tespit edilmiştir / saptanmıştır.

—-

Üzerinde Köktürk harfleriyle soldan sağa doğru iki satır halinde ‘’kutlug /kutlu” kelimesi yazılı olan mühür, herhangi bir yere basıldığında harfler sağdan sola doğru çıkmaktadır.

Uygur dönemine ait olması kuvvetle muhtemel “Kutluğun mührü”, hem ait olduğu yüzyılda Türk Milleti’nin ulaştığı kültür ve medeniyet seviyesini, hem de Köktürk yazısının gelişmişliğini yansıtması bakımından son derece önemlidir.

Cengiz ALYILMAZ

Makalenin aslı: http://docplayer.biz.tr/29162051-H-i-y-kutlug-kutlu-kelimesi.html

————————————

11 . Hoyto Tamır yazıtları /

Tayhar-Çuluu / Taihar Çuluu

( türkbilig Erhan Aydın )

————————————

21 yazıttır. 

Hoyto- Tamır ( Tayhar-Çuluu) (Mo 25-45) Yazıtları Hoyto-Tamır veya Moğolcasıyla Tayhar- Çuluu yazıtları, Moğolistan’ın Arkhangay aymak, İkhtamır Sum’da bulunmakta olup Moğolların Tayhar -Çuluu adlandırması, yazıtları barındıran büyük bir kaya kütlesinin adından ileri gelmektedir. Neredeyse, bölgede yaşamış veya oradan geçmiş bütün halklar tarafından çok çeşitli alfabelerle yazılar yazılmıştır.

Tabii bundaki en büyük neden, kaya kütlesinin kutsallığı olmalıdır.

Kaya üzerindeki alfabelerden bazıları şunlardır:

Runik, Uygur, Soğd, Moğol,Phags-pa, Tibet, Arap vs.

Runik harfli metinler ilk kez, 1893 yılında D. A. Klementz’in aldığı 10 yazıtın kopyalarından hareket eden W. Radloff tarafından 1895 yılında yayımlanmıştır (1895: 260 -268).

Radloff’un yayımladığı bu 10 yazıt H. N. Orkun tarafından da yayımlanmıştır (1938: 105-117). Klementz kopyası bu 10 yazıt üzerinde S. Ye. Malov da çalışmıştır (1959: 46 – 54). Bu 10 yazıtın birkaçında bulunan tarih kayıtları L. Bazin’in eski Türk takvim sistemini inceleyen eserine almasına neden olmuştur .

———–

Bugün elimizde 21 metin bulunan bu yazıtlarda anlatılanlar özetle şu şekildedir:

1. yazıtta okunabilen bir iki sözcük bulunmaktadır.

2. satırdaki ” yerde yol berin ”cümlesi açıkça seçilebilmektedir.

—-

2. yazıtın 1. ve 2. satırlarında, maymun yılının yedinci ayının on beşinde Beş Balık’a gittiklerini,

3. satırda Kasuy (?) halkını yaylattığını, güzün Tonyın Taş’a (Hoyto -Tamır?) döndükleri belirtilmiştir.

Son satır olan 4. satırdan ise anlamlı bir şey çıkarmak mümkün görünmemektedir.

Yazıttan anlaşıldığı kadarıyla yazıtın kahramanı, beraberindekilerle birlikte yazı geçirmek üzere Beşbalık’a gittiklerini, güzün ise Tonyın Taş’a döndüklerini belirtmektedir.

—–

3. yazıtta ise iki sözcüklük iki satır bulunmakta olup 1. satırda “güzel prenses” biçiminde çevrilebilecek ” yüzlüg  kunçuy ” sıfat tamlaması bulunmaktadır. 2. satırda ise

” tarduş kunçuy ”sıfat tamlamasını görmekteyiz.

—-

4. yazıtta tek satır bulunmakta ancak anlamlı bir şey okunamamaktadır.

—-

 5. yazıtta 2 satır bulunmakta olup ilk satırda yazan kişinin adının Bars Apa Çor olduğu ve yazıtı 22 yaşında yazdığı, 2. satırda ise

” tölis bilge beg toñ begi katıg yėrke ”

 metni elde edilebilmektedir. “Tölis Bilge Beg, Tony beyi, katı, sert yere” biçiminde çevrilebilecek cümleden ne anlatılmak istendiği açık olarak anlaşılamamaktadır.

—-

6. yazıtta 6 satır bulunmakta olup 1. ve 2. Satırlarda ” tenriken alp kutlug bilge kan öge tirig ”adı geçmektedir. Ardından, “ beyler bilge olduğu için ” cümlesi bulunmaktadır. 3. satırda kahramanlık adının, küçük bir boşluktan sonra ” kül tarkan beg ” olduğunu anlıyoruz.

Büyük bir olasılıkla bu küçük boşlukta, kahramanın bir unvanı daha yazılı idi.

4. satırda “ 11. ayın ilk günlerinde ” dedikten sonraki bölümde bulunan iki sözcük okunamamaktadır.

5. satırda “ otuz yaşında Alp Kutlug Bilge Kağan’ın zamanında ” cümlesinden sonra, son satır olan 6. satırda ” tėgin ve bars ” sözcükleri bulunmakta ancak açık bir anlam çıkmamaktadır.

—-

7. yazıtta 4 satır bulunmakta olup ilk satırda “ it yılının altıncı ayının ikinci ” cümlesi, herhalde son sözcük olan Yanıka yani “ günü, gününde ” olarak tamamlanmış olmalıdır.

2. satırda ” teŋride kut bulmış ötüken ėlinde ” cümlesinin orta yerinde damgaya benzer bir işaret bulunmaktadır. Cümle “ ebedî gökte kut bulmuş Ötüken ülkesinde ” biçiminde çevrilebilir.

3. satırda ise küçük bir boşluktan sonra “ <…> yėgen ėrkin, ülkemi, yasalarımı babam? doğuda ” biçiminde çevirmek mümkündür / olasıdır.

Son satırın ilk bölümü silik olduğu için okunamamakta, ardından ise ” kut teŋri kutlug bozlun”sözcükleri seçilmektedir.

—-

 8. yazıtta 4 satır bulunmakta olup ilk satırın ilk bölümü seçilememekte, ardından “ yedinci ayda ” dendikten sonraki bölüm de seçilememektedir.

2. Satırda ” ėrkin ve tegres ėlimde ” ifadeleri bulunmaktadır.

3. satırın da ilk bölümü seçilememekte, ancak son bölümde yine ” tegres ėlimde ” ifadesi bulunmaktadır.

Son satırda ise kahramanın,” kėsre toguzun çayka ėrtim ” cümlesinden Tegres bölgesine dokuzuncu ayda ulaştığı anlaşılmaktadır.

—-

9. yazıtta üç satır olduğu seçilmekte ancak harfler seçilememektedir.

—-

10. yazıtta bir satır bulunmakta olup ne söylenmek istediği açıkça anlaşılamayan

” yėrimin kut atı? erti er? ” biçiminde bir ifade ile karşılaşılmaktadır.

—-

11. yazıtta kısa kısa 4 satır bulunmaktadır.

1. satırda yalnızca “ Han’ına ” sözcüğü seçilebilmekte,

2.satırda yazıt kahramanının unvanının uruŋu yargan olduğu anlaşılmaktadır.

3. satırda yalnızca “ üçüncü ” sözcüğü,

4. satırda ise, kesin olmasa da ” utru ” sözcüğü bulunmaktadır.

—-

12. yazıtta 4 satır bulunmakta olup neredeyse her satırda birer sözcük vardır.

Bu nedenle çevirebilmek için 4 satırı birlikte düşünmek gerekir.

Yazıtta ; ” fare yılının altıncı ayının yedinci günü ” yazılıdır.

Son sözcük ‘’ tün ‘’ okunmaya elverişli biçimde yazılmış olsa da ya harf yanlış teşhis edilmiş ya da yazıcı tarafından yanlış yazılmıştır.

—-

13. yazıtta kısa kısa yazılmış 7 satır bulunmakta olup

1. satırda yüz kahraman,

2. satırda Türgeş ülkesi,

3. satır okunamamakta,

4. Satırda ” Tenri ” sözcüğü,

5. satırda seçilemeyen bir sözcük ve az sözcüğü,

6. satırda seçilemeyen bir sözcükle ” baz ? ” sözcüğü ve

son satırda ise ” Bozlun ” sözcüğü bulunmaktadır.

—–

14. yazıtta 6 satır bulunmakta olup ilk satırda büyük bir olasılıkla yazıt kahramanının adı geçer:

in<i> öz inençü

2. ve 3. satırlarda yılan yılında Öz İnençü ile Tarduş Küli Çor’un Beşbalık’a gittiği bilgisi kayıtlıdır. Burada adı geçen Küli Çor’un, ünlü Küli Çor olması gerekir.

Anlaşılan o ki ;

Öz İnençü adlı bir komutan, Küli Çor’un Beşbalık seferine katılmış ve hatıra olarak bu metni yazmış olmalıdır.

Son iki satırda ise esenlik dileme ifadesi ile karşılaşılmaktadır.” kutlug bozlun.”

—–

15. yazıtta 7 satır bulunmakta olup ilk üç satırda, yazıt kahramanı ile maiyetindekilerin / beraberindekilerin, maymun yılının dokuzuncu ayının ikinci gününde Beşbalık’a gittikleri kayıtlıdır. 4. Satırda ” kutlug alp yüzi ” ifadesi bulunmaktadır.

5. satırda silik sözcüklerden dolayı anlam vermek güç olsa da 5. satırın sonunda

” Körki ” sözcüğü bulunmaktadır.

Bu sözcük 6. Satırdaki bozlun ile birleştirildiğinde

‘’ Körki bolzun’’ gibi bir tür esenlik dileme ifadesi ile karşılaşılmaktadır.

Son satırda ise ‘’ kutlug er ‘’yazılıdır.

—–

16. yazıtta 4 satır bulunmakta olup yazıtın ilk satırında yılan yılının onuncu ayından söz edilmekte, 2. satırda ise yine ” İni Öz İnençü ” adı geçmektedir.

Bu ad 14. yazıttaki ad ile aynıdır.

Satırın sonu ile 3. satırda “ Beş balık’a ” gittiklerinden söz edilmekte, okunamayan bir sözcüğün ardından ‘’ tegip ‘’ zarfı ile karşılaşılmaktadır.

Son satırda ise yine bir esenlik dileme ifadesi bulunmaktadır: ” kut bulzun alı barzun.”

—–

17. yazıtta 4 satır olduğu bellidir ancak ilk satırın dışındaki satırlar silik olduğu için seçilememektedir. İlk satırda da ilk sözcük kuşkulu olarak ” sekiz? kut apa ” sözcükleri ile karşılaşılmaktadır.

—–

18. yazıtta tek satır bulunmakta olup kara tėgin / “kara prens” adı ve unvanı bulunmaktadır.

—–

19. yazıtta 3 satır bulunmakta, ancak ilk satırda ” Yutuz ‘eş, zevce ”

2. Satırda ” Elgin ‘eliyle (?) ” sözcükleri seçilebilmekte,

3. satır ise seçilememektedir.

—–

20. yazıtta 3 satır bulunduğu görülmekte ise de her üç satıra bakıldığında anlamlı sözcük veya cümle bulunmamaktadır.

—–

21. yazıtta 1 satır bulunmakta, ancak yalnızca satırın sonundaki

” Tenrim ” sözcüğü seçilebilmektedir.

Üzerinde çok fazla çalışma bulunmayan bu yazıtların, bildiğimiz kadarıyla kayadaki farklı harflerle yazılmış metinlerin tümünün bulunduğu bir yayın da yoktur.

Bu nedenle kaya üzerindeki bütün metinlerin görüntüleri alınıp ilgili alfabelerin uzmanlarınca incelenmeli ve diğer harflerle yazılmış metinlerle karşılaştırılmalıdır.

Çünkü çok kısa metinlerde bile çok önemli tarihî bilgilere ulaşmak mümkündür / olasıdır.

Örneğin ;

14. ve 16. yazıta göre Beşbalık seferinde Küli Çor’un yanında İni Öz İnençü adlı bir kimse bulunmaktadır. Bu ad, Küli Çor yazıtında geçmemektedir.

————————————

12-  Xi’an / Karı Çor yazıtı .

————————————

Xi’an yazıtı ise Tang dönemi Hükümdarınca yazdırılmış iki dilli bir mezar taşıdır.

( Prof.dr.  Erhan Aydın )

Çin Halk Cumhuriyeti’nin eski başkenti Chang’an’da (Xi’an’da) Ötüken Uygur Kağanlığı Dönemi prenslerinden Karı Çor Tigin adına hazırlanmış Çince – Türkçe Köktürk harfli Uygurca  bir yazıt bulundu.

Yazıttan edinilen bilgilere göre Karı Çor Tigin Uygurların Yaglakar sülalesinden, Çabış Tigin’in oğlu, Kan Tutuk’un yeğeni, Bögü Bilge Tengri Kan’ın küçük kardeşidir.

O, T’ang İmparatoru Tai Tsung / Dai Zong zamanında (794 yılının beşinci ayında) ülke içinde baş gösteren isyanları bastırmak amacıyla Chang’an’a / Xi’an’a gelip imparatorluk ordusuna

“sol kuvvetler komutanı” olarak katılır.

—-

Karı Çor Tigin, henüz 20 yaşında iken 20.5. 795 tarihinde Xi’an’da hastalanıp ölür. T’ang İmparatoru Tai Tsung / Dai Zong onun adına bugün Xi’an’ın 10 km güneybatısında bulunan Zhang Du Yuan Bölgesi’nde bir anıt mezar yaptırır ve üzerine Çince ve Türkçe metinlerden oluşan bir yazıt koydurur.

İki bölümden oluşan yazıtın  Köktürk harfli Uygurca bölümünde 17 satır bulunmaktadır.

Bu bölümde Karı Çor Tigin’in soy kökü ve kim olduğu hakkında bilgi verilir ve onun adına T’ang / Çin imparatorunun anıt mezar yaptırdığı ve 7.6.795 tarihinde ölüm töreni düzenlettiği belirtilir.

Yazıtın Çince bölümünde ise Köktürk harfli bölümdeki bilgilerin paralelinde cümlelere yer verilerek T’ang İmparatoru Dai Zong’un kendi emrinde komutan olarak görev yapan Uygur Prensi Karı Çor Tigin’in ölümünden duyduğu üzüntü dile getirilir.

—-

Bu gün  Xi’an’daki “ T’ang West Market Museum ”da sergilenen Karı Çor Tigin yazıtı, Çinlilerle Türkler (Uygurlar) arasındaki tarihi dostluk ilişkisini yansıtması ve çift dilli bir yazıt olması bakımından büyük önem taşır. Bu makalede önce Köktürk Kağanlığı ve Ötüken Uygur Kağanlığı dönemlerinde Türk – Çin ilişkilerinin durumu dikkatlere sunulmakta  sonra da Karı Çor Tigin yazıtının Köktürk harfli bölümü bütün yönleriyle ele alınıp incelenmektedir.

( Cengiz Alyılmaz ‘dan alıntıdır . )

Kaynakça

—————-

Erhan Aydın . AYDIN, E. (2018).

Türk Runik Harfli Uygur Yazıtlarının İçeriği ve Üzerindeki Çalışmalar

Dede Korkut

Uluslararası Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi, 7/ 15, s. 1-22.

——————————————

Uygur yazıtlarını bir arada toplamaya çalıştım .

Türk tarihi , kültürü ve edebiyatı hakkında çok önemli bilgiler var.

İlgi duyan arakadaşlarım diledikleri şekilde kullanabilirler.

İdris Kulaçoğlu . 20.2.2021 çalışma odam.