AZİZ NESİN

AZİZ  NESİN

Mehmet Nusret

( 2. Ocak. 1915 /

6 .Temmuz .1995)

————————

Çağdaş Türk gülmece edebiyatının kurucusu , öykücü, romancı, şair, gazeteci, köşe yazarı, oyun yazarı, yayımcı, eğitimci, senaristtir.

—-

‘’ Türk halkıma borçlu olarak ölmemek için çırpınıyorum kendimce.

Sondan önceki görevlerimi yapmaya çabalıyorum ki son görev hakkım olsun ! ‘’

—-

( Eğer sende bu dünyaya borçlu öleceğim diyorsan , bizler çokça düşünmeliyiz ! İ.Kulaçoğlu )

—-

Şimdi bu ifadeyi anlatan ‘’ ÖDENEMEYEN ‘’  şiirini birlikte okuyalım.

Ey benim halkım
Ey benim eliaçık gözü kapalım
Yüreği açık dili bağlım
Ey benim en güzelim
Ey benim en çirkinim.

—-

Yiyemedin yedirdin
İçemedin içirdin
Giyemedin giydirdin
Okuyamadın okuttun
Kendin üşüdün yağmurda karda
Ama beni korudun.

—-

Varından değil yoğundan verdin
Az az değil çoğundan verdin
Ah ne az ne az aldın
Ama çok ne çok verdin
En az aldın en çok verdin
Almadan vermek sana özgü.

—-

Utanırım aldıklarım demeye
Gücüm yetmez borcun ödemeye
Bende hakkın çoktur halkım
Değil böyle bir aziz
Bin azizler olsa yetmez
Aldığını vermeye
Utanırım hakkını helal et demeye
Dünya durdukça durasın halkım.

———— 

‘’ Sayın Demirtaş Ceyhun Bey ;

Bir gezi sırasında  biraz dinlenmesini , bu kadar çalışmamasını söylediğimde

bana  unutulmayacak yazarlık dersi vermişti ;

‘’ Yüz metreyi 10 saniyenin altında koşan atletler bu başarıyı bir koşmada mı kazanıyorlar sanıyorsun .

100  metreyi iyi koşabilmek için , kim bilir kaç aydır , kaç yıldır , her gün kaç km koşmuşlardırda ancak başarabilmişlerdir .

Yazarlıkda bence tıpkı böyle .

İyi bir kısa öykü yazabilmek için , önceden yüzlerce sayfa yazmak gerek .

Gene tıpkı atletler gibi antremanı kısa bir sürede aksatsan hemen formunu yitirirsin.

Yani her gün yazacaksın .

Bir süre yazmayı boşladın  mı , hemen yitirirsin düzeyini . )

—-

Babası Abdülaziz Bey.

Annesi Hanife hanımefendi.

İlk  eşi Vedia ile evliliğinden  ( 1939 / 1948 ) . Oya ( 1940 ) ve Ateş ( 1942 ) .

İkinci eşi Meral ile evliliğinden ( 1956 / 1967 ) . Ali ( 1956 ) ve Ahmet ( 1957 ).

2. Ocak. 1915  de  Heybeliada / İstanbul ‘da doğdu. 

Asıl adı Mehmet Nusret ‘ tir.

Annesini 12 yaşında veremden kaybetti. Annesinin  son sözü;

“Oğlum yatılı okuyor, gözlerim açık gitmeyecek” oldu.

—-

Galip Amcası, Kuvayı Milliye’den yanaydı. Garplılaşmadan / batılaşmaktan ,medeniyetten yanaydı.

Yıllar sonra şöyle diyecekti:

—-

“Galip Amcam olmasaydı beni okutup yetiştirmeseydi, ben bugünkü ben olamazdım..
Anama ve ona çok borçluyum…”

—-

1925 ‘de İlkokulu Kanuni Sultan Süleyman okulunda ,

1929 ‘da Darüşşafaka Lisesi, Vefa ve Davutpaşa  Ortaokulunda ,

1930 ‘ da Çengelköy Askeri Ortaokulu’nda  okudu.

1935 ‘ de Kuleli Askeri Lisesi’ni ,

1937 ‘ de Harp Okulu’nu  bitirdi.

1939 ’ da  Fen Tatbikat / uygulama Okulu’nu bitirdi.

1940 ‘ da İstihkam subayı oldu.

İki yıl İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne devam etti.

1944 ‘ de Subaylıktan ayrıldı .

—-

Dünyaca tanınan güçlü bir gülmece yazarı oldu.

120’nin üzerinde kitap yazdı.

Ölümünden sonra yazdığı ama yayımlamadığı eserleri oğlu Ali Nesin tarafından yayımlanıyor.

—-

Tüm yaşamı yazı masasıyla matbaalar / basımevleri  arasında geçen, toplumcu düşünceyi kitaplardan çok yaşamın acı deneylerinden öğrenen, bu acı deneyleri okurlarını güldürerek paylaşan, onları düşündüren yazardır.

Aynı zamanda “gülümseten öfke”dir.

—-

Demirtaş Ceyhun’un da bir kitabına verdiği adla “Çağımızın Nasrettin Hocası Aziz Nesin’ dir . ‘’  tanımlamasını yapar.

—-

Aziz Nesin;

” Ben bir simyacıyım, gözyaşlarımı gülmeceye çevirerek dünyaya sundum” der.

—-

( Simya : Alşimi. Adi madenleri altın madenine çevirmek gayesini güden bir çalışma.

Bu çalışma bir takım maddelerin bulunmasına sebep olduğu için kimya ilminin ilerlemesine hizmeti dokunmuştur.) İdris Kulaçoğlu.

—-

Bu, ömrü baskı, acı ve çileyle geçen yazarın simgesel anlatımıdır. O, yazı hayatına şiirle başlasa da onun dünyaca tanınan en büyük yönü gülmece yazarlığıdır.

—-

Zekeriya Sertel onun Babıali’ye gelişini şöyle anlatır:

“Aziz Nesin, Babıali’ye, savaşın son yıllarında gelmişti.

İlk başvurduğu yer. Yedi gün dergisiydi. Bu derginin sahibi Sedat Simavi, benim çok yakın dostumdu. Bir gün bana bu yeni kabiliyetten / yetenekten söz açtı ve onu Babıali’de eşi görülmemiş, değerli bir yazar olarak vasıflandırdı.

Yedigün Aziz Nesin’e dar geliyordu. Dar gelir, çünkü uzun yaşamak ve çok ürün ortaya koymak ister. Belki de ben bu öyküleri yazabileyim diye bunca uzun yaşadım, salt bu öyküleri değil, bu romanları, bu oyunları, bu şiirleri yazabilmek için ve dünyayı karıştırıp düzeltmek ve güzelleştirmek umudu için…” 1945’lerden bu yana gülmece yazıları toplumumuzun her kesimine dalga dalga yayılan bir etkiye sahip oldu.

Eserlerinden anlattığı kişiler, yergiye elverişli tiplerdir.

Bu gülmecenin son derece abartma götüren bir başka yanıyla birleşince, en çok okunan eserler ortaya çıktı. İşte bu yönleriyle Aziz Nesin, edebiyatımızın en çok yazan, en çok okunan yazarlarının başında gelir.

—-

Aziz Nesin gülmece anlayışını da şöyle açıklar:

 “Benim gülmecem,

1. Geleneksel Türk halk gülmecesinden kaynaklanır.

2. Toplumun sorunlarından esinlenir.

3. Çağdaş dünya insanlarının sorunlarını anlatır. Kısacası yaptığım, halk gülmecesidir. “

Halk gülmecesini de şöyle açıklar ;

” Bir işe yarayan, bir işlevi olan gülmece.”

İşlevse, ” İnsanları güldürme yoluyla düşündürmeye yarar.

Demek bana göre gülmece bir araç, düşünmek amaçtır.

Gülmecelerimle, okurlarıma şunu düşündürmek istiyorum.

Yaşadığımız toplum ve bu toplumsal yapı adaletli değildir ve içinde bulunduğumuz koşullar da güzel değildir.

Adaletsizliklerden, çirkinliklerden kurtulmak için, başta kendimiz olmak üzere, çevremizi, toplumumuzu, dünyamızı değiştirme için özlem ve isteği yaratmak. “

(Yetmiş Beşinci Yaşında Aziz Nesin, haz. Alpay Kabacalı, Tüyap 1990).

Bunun için de ne yaşarsa, onu yazar. Yaşamında boyun eğmeyen yanı eserlerine de yansır. Yazarlık serüveni eserlerinin içeriğiyle örtüşerek, onu evrenselliğe taşır. Aslında eserlerindeki gülmece öğesi olayın kendindedir. O nedenle de halk nerede komik bir olayla karşılaşsa, ” Tam Aziz Nesin’lik olay ” der.

—-

Subayken yazmaya başladığı için asıl adı Mehmet Nusret Nesin yerine “Aziz Nesin” takma adını benimsedi.

Yazılarında Aziz Nesin’in  yanında Ateş Sin, Ayşegül, Battal Bataner, Bedri Birdirbir, Falan, Daver Devletlü, Hakkı Haklar, Kerim Kihkih, Hasan Dene Gör gibi imzalar da kullandı.

—-

Aziz Nesin edebiyata şiirle başladı (1944, Yenigün), bu dergide Vedia Nesin adıyla şiirler yayımladı. Karagöz ve Yedi gün’de redaktörlük / yazıyı yayıma hazır duruma getirme görevini  ve Tan gazetesinde köşe yazarlığı yaptı (1945). Gazetenin kapatılması üzerine bakkallık, muhasebecilik, fotoğrafçılık, kitapçılıkla uğraştı.

Sabahattin Ali, Rıfat Ilgaz’la birlikte MARKOPAŞA  (sonra Malumpaşa, Merhumpaşa) dergisini çıkardı.

1947 ‘ de bir yazı nedeniyle 10 ay hapis, 13 ay Bursa’ya sürgün cezası aldı.

1948 de ; taşlama türünde ‘’ AZİZNAME  / Azizden mektuplar ‘’ ı yazdı. Bu kitabı yüzünden 4 aya tutuklu yargılandı ama ceza almadı .

1949 ‘da ; Mısır Kralı Faruk , İngiltere prensesi Elizabeth ve İran Şahı Rıza Pehlevi’nin Ankara’da ki elçilikleri aracılığıyla ‘’  aşağılandıkları  ‘’ gerekçesi ile Türkiye Dışişleri Bakanlığına başvurmaları nedeniyle 6 ay  hapis cezası aldı.

1950 ‘de ;  Politzer’den yaptığı  çeviri yüzünden de 16 ay hapse mahkum edildi .

1952 ‘ de ; Levent’te ‘’ OLUŞ Kitapevini ‘’ , 1953 ‘ de Beyoğlu’nda ‘’ PARODİ ‘’ fotograf stüdyosunu kurdu.

1954’de ; ‘’ AKBABA ‘’ dergisinde takma isimlerle öyküler yazdı.

1955 ‘de ; İstanbul’daki  azınlıkların  ev ve dükkanlarının yakıp , yıkıldığı 6/7 Eylül olayları sonrası suçlu olduğu söylenerek  Sıkı Yönetimce  tutuklandı.

Aynı yıl ‘’ AKBABA ‘’ ve ‘’ YENİ GAZETE ‘’ de  yazdı.

1956 ‘ da ; Kemal Tahir ( 13.3.1910 / 23.4.1973 Türk romancı, yazar, senarist ) ile ‘’ DÜŞÜN ‘’ yayınevini kurdu. Bu yayınevi 1958 de ‘’ DOLMUŞ – KARİKATÜR ‘’ dergisi ile birleşti ve 1963 yılında nedeni bilinmeyen şekilde yanmasına kadar devam etti .

1958 ‘ de ‘’ AKŞAM ‘’ , 1960 ‘ da ‘’ TANİN ‘’ ,1969 ‘da ‘’ GÜNAYDIN ‘’ , 1976 – 1978 ‘ de ‘’ VATAN ‘’, gibi dergi ve gazetelerde gülmece öyküleri yayımladı.

1972’de ‘’ NESİN  VAKFI ‘’ ‘nı  Çatalca / İstanbul ‘da kurdu.

Türkiye’de ve başka ülkelerde yayımlanacak kitaplarının, oynanacak oyunlarının her türlü telif / yazar haklarını bu vakfa bıraktı.

Bu vakfın amacı ;  Her yıl alınacak dört kimsesiz ve yoksul çocuğu, ilkokuldan başlatarak yüksek okulu, meslek okulunu bitirinceye, ya da bir meslek edininceye dek, her türlü gereksinimlerini sağlayarak barındırmak, yetiştirmek oldu.

İlki 1976’da çıkan birkaç yıl yayımlanabilen Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığı”nı yayımladı.

TYS  ( Türkiye Yazarlar Sendikası )nın  iki dönem (1977-1980), (1985-1988) genel başkanlığını yaptı.

15.5.1984’te askeri yönetime karşı sivil bir girişim olarak ” AYDINLAR  DİLEKÇESİ ‘’ nin hazırlanmasını sağladı.

(12 Eylül darbesi döneminde yaşanan hak gasplarına / zorla almalara ve faşizmin / baskının  ağırlığına karşı bir araya gelen aydınlar, yaşananlar karşısında isteklerini sıraladıkları bir dilekçe hazırladılar. Aralarında Aziz Nesin, Uğur Mumcu, Halit Çelenk, Yalçın Küçük, Erdal Öz gibi aydınların bir araya gelerek oluşturdukları ve yaklaşık 1300 imzayla desteklenen dilekçe, 5.3. 1984 tarihinde Altındağ 1 no.lu Noterliği’ne sunulmasının ardından 15.5.1984’te Cumhurbaşkanlığı ve TBMM Başkanlığı’na verildi.)

—-

Daha sonra Demokrasi Kurultayı düzenledi, Demokrasiyi İzleme Komitesi’nin oluşması için çalıştı. 1993 ‘ de ; Kurucularından olduğu AYDINLIK  gazetesinde yazmaya  başladı.

2.7.1993  Temmuz’unda Sivas Madımak Oteli’nde düzenlene Pir Sultan Abdal etkinliğinde 34 aydının yakıldığı ” SİVAS TOPLU KATLİAMI – KIYIMI ‘’ dan kılpayı sağ olarak kurtuldu.

Ancak iki yıl sonra 1995 de bir imza günü sonrası / 6 .Temmuz  sabahı Alaçatı /Çeşme / İzmir ‘de kalp krizi sonucu aramızdan ayrılır.

—————————-

Aziz Nesin’in Eserleri

—————————-

ÖYKÜ :

———

Geriye Kalan (1948),

İt Kuyruğu (1955),

Yedek Parça (1955),

Fil Hamdi (1955),

Damda Deli Var (1956),

Koltuk (1957),

Kazan Töreni (1957),

Toros Canavarı (1957),

Deliler Boşandı (1957),

Mahallenin Kısmeti (1957),

Ölmüş Eşek (1957),

Hangi Parti Kazanacak (1957),

Havadan Sudan (1958),

Bay Düdük (1958),

Nazik Alet (1958),

Gıdıgıdı (1959),

Aferin (1959),

Kördöğüşü (1959),

Mahmul ile Nigâr (1959),

Gözüne Gözlük (1960),

Ah Biz Eşekler (1960),

Yüz Liraya Bir Deli (1961),

Bir Koltuk Nasıl Devrilir (1971),

Biz Adam Olmayız (1972),

Sosyalizm Geliyor Savulun (1965),

İhtilâli Nasıl Yaptık (1965),

Rıfat Bey Neden Kaşınıyor (1965),

Yeşil Renkli Namus Gazı (1965),

Bülbül Yuvası Evler (1968),

Vatan Sağolsun (1968),

Yaşasın Memleket (1969),

Büyük Grev (1978),

El ayvan Deyip Geçme (1980),

70 Yaşım Merhaba (1984),

Kalpazanlık Bile Yapılamıyor (1984),

Maçinli Kız İçin Ev (1987),

Nah Kalkınırsın (1988).

ROMAN:

————

Kadın Olan Erkek (1955),

Gol Kralı Sait Hopsait (1957);

Erkek Sabahat (1957),

Saçkıran (1959),

Zübük (1961),

Şimdiki Çocuklar Harika (1967),

Tatlı Betüş (1974),

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz (1977)     ,

Surnâme (1976),

Tek Yol (1978)        .

ANI :

——

Bir Sürgünün Hatıraları (1957) ,

Böyle Gelmiş Böyle Gitmez (1. bölüm 1966, 2. bölüm 1976),

Poliste (1967),

Yokuşun Başı (1982),

Salkım Salkım Asılacak Adamlar (1987),

Rüyalarım Ziyan Olmasın (1990).

MASAL :

————

Memleketin Birinde (1953)

Hoptirinam (1960)

Uyusana Tosunum (1971)

Aziz Dededen Masallar

TAŞLAMA :

—————

Azizname  ( 1948 )

FIKRA :

———-

Nutuk Makinası (1958)

Az Gittik Uz Gittik (1959)

Merhaba (1971)

Suçlanan ve Aklanan Yazılar (1982)

Ah Biz Ödlek Aydınlar (1985)

Korkudan Korkmak (1988)

GEZİ :

——–

Duyduk Duymadık Demeyin (1976)

Dünya Kazan Ben Kepçe (1977)

OYUN :

———-

Biraz Gelir misiniz (1958)

Bir Şey Yap Met (1959)

Toros Canavarı (1963)

Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı (1968)

Çiçu (1969 )

Tut Elimden Rovni (1970)

Hadi Öldürsene Canikom (1970)

Beş Kısa Oyun (1979)

Bütün Oyunları (Adam Yayınları)(1982)

ŞİİR  :

——–

Sondan Başa (1984)

Seviye On Ölüme Beş Kala (1986)

Kendini Yakalamak (1988)

Hoşçakalın (1990).

MEKTUP :

————–

Aziz Nesin-Tahsin Saraç Mektuplaşmaları (1995)

Aziz Nesin-Ali Nesin Mektuplaşmaları, Canım Oğlum, Canım Babacığım,

(2 cilt, Adam Yayınları,  2002)

KONUŞMA :

—————–

İnsanlar Konuşa Konuşa (1988)

Çuvala Doldurulmuş Kediler (1995)

ANTOLOJİ :

—————-

Cumhuriyet Döneminde Türk Mizahı (1973),

DENEME :

————–

Sivas Acısı (1995)

Çuvala Doldurulmuş Kediler (1995)

Sizi Memlekette Eşek Yok mu? (1995)

Okuduğum Kitaplar (2001)

DİĞERLERİ :

—————-

Böyle Gelmiş Böyle Gitmez 3-Yokuşun Başı, Özyaşam öyküsü insanlar (ö.s. 1995),

Mum Hala 1, Günce (ö.s. 1995),

Bir Takım Azizlikler, Oyun (ö.s. senaryo: Genco Erkal, 1997)

——————————–

Yurtiçinde ve yurtdışında

aldığı ödüller, plaketler :

———————————

1956 Devrek Baston ve Kültür Festivali Plaketi .

1956 ‘’ KAZAN TÖRENİ ‘’ öyküsü ile Altın Palmiye, birincilik (İtalya)

1957 ,‘’ FİL HAMDİ ‘’ öyküsü ile Altın Palmiye birincilik ödülünü 2.kez aldı.

1958 ,Eskişehir’de Yılmaz Büyükerşen’den bir ödül.

1959 ,İtalya’da yapılan Salon Gülmece Yarışmasında gümüş kupa .

(kendisinden habersiz sokulmuş yarışmaya)

1966 , Gazeteciler Cemiyeti Fıkra Ödülü, birincilik.

1966 , ‘’ VATANİ VAZİFE ‘’ Uluslar arası gülmece yarışmasında Altın Kirpi, birincilik (Bulgaristan)

1968 , ‘’ ÜÇ KARAGÖZ ‘’ isimli oyunu ile Karacan Karagöz Oyunları Yarışması, birincilik.

1969 , ‘’ İNSANLAR UYANIYOR ‘’ isimli öyküsü ile  Altın Krokodil, birincilik ödülü .(Moskova)

1969 , ‘’ ÇİÇU ‘’ isimli oyunu ile Türk Dil Kurumu oyun ödülü.

1974 , Lotüs Ödülü. (Asya-Afrika Yazarlar Birliği)

1975 ,TDK Oyun Ödülü .

1976 , Gülmece kitabı uluslararası yarışmasında Hitar Petar ödülü . ( Gobrova / Bulgaristan )

1977 , Lotüs Ödülü. (Asya-Afrika Yazarlar Birliği)

1978 , ‘’ YAŞAR NE YAŞAR NE YAŞAMAZ ‘’ romanı ile Madaralı roman ödülü .

1984 , Basın Şeref Kartı.

1985 , Pen klüp onur üyeliğine seçildi. ( İngiltere )

1985 ,TYS / Türkiye Yazarlar Sendikası davası arkadaşları 70. yaş armağanı.

1986 , ‘’ TÜLSÜYÜ  SEVMEK ‘’ öykü dalında en başarılı eser, Erkekçe dergisi başarı ödülü.

1989 , Tüyap Halkın Seçtiği Yılın Yazarı Ödülü.

1989 , Beyoğlu Güzelleştirme ve Koruma Demeği Ödülü.

1989 ,Karşıyaka Belediyesi, Dünya İnsan Hakları Günü Plaketi.

1989 – 1990 ,Sovyet çocuk fonu tarafından ilk kez verilen Tolstoy Altın Ödülü.

1991 ,Viyana Tiyatro Ödülü.

1991 ,Rüştü Koray Armağanı.

1991 ,Fransa devletinin verdiği Şövalyelik nişanı.

1991 ,Mülkiyeliler Birliği Demokrasi Ödülü.

1992 ,KETSAV ödülü.

1992 ,Babaeski Tarım Festivali plaketi.

1992 , Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü ve altın madalyası.

1992 , Abdi İpekçi Barış ve Dostluk Ödülü.

1992 , Karşıyaka Belediyesi İnsan Hakları Ödülü.

1992 – 93 , Gazeteciler Cemiyeti, Şükran Madalyası.

1993 , Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Onur Ödülü.

1993 , Carl Von Ossietzky Ödülü.

1994 , Dionysos Şiir Ödülü.

1994 ,CPJ International Press Freedom Award (ABD).

1994 , Tüyap, 1. Ankara kitap fuarına katkılarından dolayı plaket.

1994 , İnsan Hakları ödülü.

1995 ,  26. Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü İstanbul Devlet Tiyatrosu, Sanat İnsanları – Aziz Nesin, Başarı ödülü.

1995 , Orhan Apaydın Demokrasi ve Barış Ödülü. (1926 / 28.2.1986 , Türk hukukçu ve yazarıdır. )

1995 , Hiroşima Vakfı Ödülü.

Kaynakça:

————-

Kitaplarından  genel bilgi ( İdris Kulaçoğlu )

Asılacak Adam  Aziz Nesin ( Demirtaş Ceyhun )

Biyografi. İnfo

Karacan yayınları ( 10 cilt )

Hikmet Altınkaynak, Türk Edebiyatında Yazarlar ve Şairler

İhsan Işık, Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi

———

Rahmetli Aziz Nesin’i , zekası ve çocuk sevgisi bakımından çok beğenirim hatta tutkunum da denilebilir .

Nasıl sevmem ki ;

O kadar geliri varken , asla özel araç kullanmazdı . Otobüsü , tranvayı , treni kullanırdı. Çocukların parasını zevkim için kullanamam derdi .

Yılbaşlarında Vakıftaki çocuklarla toplama oynarken gerekecek bozuk paraları , yıl içinde biriktiren insan sevilmez mi !

Hemen  hemen bütün kitaplarını aldım ve  beğeni ile okudum.

 Yaşama bakışım ,  deneyimlerim ve olgunluğumda etkisi olduğunu düşünüyorum.

Karacan yayınlarından fasikül  olarak / demet demet çıkan  bölümlerini 10 cilt olarak kendi ellerimle ciltledim.

Doğum günlerinde arkadaşlarıma armağan olarak verdim.

Doğum günlerimde istedim .

Sohbetlerimde içtenlikle anlattım ve kitaplarını önerdim.

Saygı , gurur ve gönül borcumla anıyorum.

İdris Kulaçoğlu . 15.2.2021 çalışma odam . 05: 50 .