AHMET HİKMET MÜFTÜOĞLU

AHMET  HİKMET MÜFTÜOĞLU

—————————————-

(Sahip olduğumuz ama bilmediğimiz değerlerden,
3.6.1870 / 19.5.1927 ) 57 yaş .

—–

Türk’çü / Yazar / Diplomat .

—–
Tevfik Fikret ile GS okumuş .Türkçe’nin sadeleştirilmesine katkı yapmış .
” ÇAĞLAYANLAR  ”isimli kitabında toplum , vatan ve millet duygusunu , Türk’lük ve Türk’çülük ülküsünü küçük hikayeler ile işlemiş .
Okunmalı ve okunması sağlanmalı… 1000 temel eser sayı 63.

—–

1870 yılında İstanbul’da doğdu. Babası Müftüoğlu  Yahya Sezai Beydir.

Dedesi Yunanlılar tarafından şehid edilen Mora Müftüsü Abdülhalim Efendidir. Dedesinin müftü olması sebebiyle “Müftüoğlu” adını almıştır. …

—-

Hem anne  hemde  baba tarafından şair , yazar  ve  müftüler / din işlerine bakanlar yetiştirmiş bir alim / bilgili  , erdemli ve sanatkar bir ailenin çocuğudur

Ailesinden gördüğü terbiye ve ilim sayesinde genç yaşta beğenilen bir Türk edebiyatçısı ve büyük bir Türk ‘çü olmuştur.

—-

Ahmet Hikmet , 17 yaşında iken babasını kaybetmiş , eğitimini ağabeyi Ahmet Refik bey üzerine almıştır .Refik bey , kayınbiraderi Tevfik Fikret ile kardeşi Ahmet Hikmet ‘i Galatasaray Mekteb-i Sultanisinde okutmuştur .

1888’de Galatasaray’ı bitirdi ve Hariciye Nezareti Umur-ı Şehbenderi / Dış işleri bakanlığı  konsolosluk işleri  kalemine memur  olarak atandı .

—-

1888 de yazdığı ‘’ Leyla yahut bir Mecnun ‘un intikamı ‘’ ilk hikayelerinde Anadolu ‘nun yerel yaşamı , giyiniş – yaşayış – gelenek ve göreneklerini  canlandırmıştır .

—-

1890 yılında Kafkasya ve Kırım’da  görevli olması Milli duygularının gelişmesinde ve Türk’çülük ülküsünün  doğuşunda etkili olmuştur .

—-

Batı hikaye yönteminin Türk edebiyatında gelişmesi incelendiğinde Ahmet Mithat , Sami paşazade Sezai , Nabizade Nazım ve sonrasında  Serveti Fünun / Bilgilerin zenginliği çağında Halit Ziya Uşaklıgil , Hüseyin Cahit Yalçın , Ahmet Rasim , Hüseyin Rahmi Gürpınar ,Mehmet Rauf beylerin yanında Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun özel bir yeri vardır .

—-

Ahmet  Hikmet  beyin 1908 sonrası yazdığı eserleri  hep Türk’lük ,Türk’çülük  ve Vatan  yolundadır .

—-

1920 de yazdığı ‘’ GÖNÜL HANIM ‘’ , büyük hikaye  denilebilecek  milli ülkü romanıdır .

—-

1922 de yazdığı ‘’ ÇAĞLAYANLAR ‘’ , gerek konu , gerekse dil bakımından kendisine  özel  toplumsal ve vatani küçük hikayelerdir.

Milli Türk edebiyatının ölmez eserlerindendir .

—-

Düşünce adamı ve Türk milliyetçisi Ahmet Cevdet ;

————-

‘’ Çağlayanlar , kendi  çeşidi içinde birincidir.

Yazarın çalışması / etkinliği ;

1 – Türkçe sözlerin edebi bir kitapta baştan aşağı kullanılması .

2 – Bu sözlerin duyguları anlatmaya elverişli olduğunun saptanması .

3 – Türk mitoloji / öykünce tarihini bildirmesi .

4 – Yurt / Vatan ve Millet duygusunun yükseltilmesidir .

Ben isterim ki bu eser ;

Ana ve babalar çocuklarına , öğretmenler öğrencilerine , subaylar askerlerine okuyup / anlatsınlar .

Vatan sevgisinin en ince damarlarını ÇAĞLAYANLAR bize gösteriyor .

—-

( Çağlayanlar kitabının  1971 yılı ilk basımı kitaplığımda 1000 temel eser bölümünde var . Kitabın giriş / önsöz bölümündeki satırları bir solukta okudum . İkinci okuyuşumda sözcüklerin anlamlarını senin için yazdım .Üçüncü  defa , gurur ve keyifle tadını çıkartarak okudum .

Ne mutlu Türk Milletine ki böylesi değerler yetiştirmiş .

İdris Kulaçoğlu . 24.4.1971 Bakırköy  evimdeyim . )

—-

Ahmet  Hikmet , yurt  içinde ve yurt dışında görevini yaparken Türk derneği , Türk  ocağı , Türk  Yurdu gibi Türk’çülük çalışmalarına katılmış , Milli edebiyatımızın kuruluşu ve Türk dilinin sadeleştirilmesinde büyük çalışmaları olan öncülerdendir .

—-

1908 -1912 yıllarında hem Hariciye / dış işleri ve Ticaret bakanlığında hemde İstanbul Üni. De  Fransız ve Alman edebiyat bölümlerinde öğretmenlik yaptı . 1912 de Budapeşte baş konsolosluğu ,

1924 de Padişah Abdülmecid’in  baş mabeyinciliğini / sürekli en yakınındaki adamı görevini yaptı .

1926 da Hariciye Vekaleti Umur-ı şehbenderi / Dış işleri bakanlığı konsolos işleri vee Ticariyye Umum  /  genel müdürlüğüne atandı.

Anadolu-Bağdat Demiryolları İdare Meclisi Azalığı ve Elektrik Şirketi İdare Meclisi Azalığı görevlerini de üstlendi.

—-

Bu tarihe kadar geçen zaman içinde Ahmed Hikmet, 1908 yılında Türk Derneğinin ve 1911 yılında da Türk Yurdu’nun kurucu üyesi olarak çalıştı .

—-

Ahmed Hikmet 19 Mayıs 1927 günü karaciğer kanserinden öldü.

—-

Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun Eserleri

  • Patates (ilmî, 1890)
  • Leyla yahud Bir Mecnunun İntikamı (hikaye, 1891)
  • Tuvalet yahud Letafet-i Aza (tercüme ve ilaveler, 1892)
  • Bir Riyazinin Muaşakası yahud Kâmil (tercüme, roman, 1892),
  • Haristan ve Gülistan (hikaye, 1901),
  • Gönül Hanım (roman tefrikası, 1920),
  • Çağlayanlar (hikaye, 1922).
  • Bir Tesadüf
  • Kadın Ruhu
  • Beliren Simalar
  • Salon Köşeleri
  • Bir Safha-i Kalb
  • Silinmiş Çehreler

——————————————————-

Yazının son bölümünde Çağlayanlar kitabının  ( sayfa 149-150 ve 151 ) de ki  YAKARIŞ / DUA ‘yı paylaşmalıyım .

 ULU TANRI!

Gün batıyor; sevgili korkun gönlümde doğuyor. Kumral akşam bana sessizlikler içinde büyüklüğünü fısıldıyor… Bu alaca karanlıklar arasında bir kulun, dilmaç  kullanmadan / çevirmenlik yapmadan , öz bilgisiyle sana diller dökmek istiyor… Ödünç giyim almadan, kendi çaputlarıyla karşına çıkmak diliyor.

Onun  yakarışlarını / yalvarışlarını  dinlemez misin?

—-

Kanadı incinmiş, karnı acıkmış bir serçenin ötüşcüğünü anlarsın!

Boynu bükük, benzi uçuk bir çiçeğin istekçiğini duyarsın…

Bugün bir Türk’ün, yıpranmamış, sesini birinci olarak sana eriştirmek isteyen suçunu bağışlasan gerektir.

—-

Ey, yüce gökleri  ışıklı yıldızlarla, azgın denizleri  köpüklü dalgalarla süsleyen Tanrı !…

—-

Kullarına kendilerini tanımak, kendilerinde özünü tanıtmak üzere onlara beyin, gönül verdin. Onlardan yüz binlerce TÜRK‘ler , sevgili son Yalavacının / Peygamberinin  doğru izinden bu us, bu duygu kanatlarıyla yüksele yüksele uçmağına ermek istediler…

—-

Yeryüzünün en büyük ulusu olan TÜRK’lerin yüreklerini dolduran soğuk bozkırlarını, yurtlarını bırakarak sözlerini anlamak, senin öz birliğini tanımak, sana tapmak üzere yalınayak, baş açık, yad illere düştüler… Sıcak çöllere üştüler / üşüştüler … O genişliklerde yeldirenler / koşuşturanlar tutsağın oldular. Yorgun urganına sarıldılar.

—-

İlk çağda aya, güne tapan bunlar, şimdi ayın günün ısısını buldular. Kutlu oldular. Yalvacının / Peygamberinin söylediği yarlığına / kanun – yasalarına boyun eğdiler.

Yaradanlarını bildiler. Doğru yola girdiler. İstediklerine erdiler.

—-

Ey bizi yoktan var eden Oğun, / Allah !

Sonra, seni ulatmak / yüceltmek , birliğin sancağını yeryüzünün bir ucundan öbür ucuna iletmek, gönlü gözü kör olanlara, seni tanımayanlara seni göstermek, seni tanıtmak üzere savaşmağa başladılar. Şimşeklerine baktılar, kılıçlarını çektiler. Yıldırımlarını işittiler, toplarını kullandılar. Kanlarını uğrunda döktüler, başlarını yoluna koydular. Koca denizleri geçtiler. Yüce dağları aştılar… Yeryüzündeki sayısız kullarından, çok, pek çok, onlar senin uğrunda çabaladılar. Sen de onlara öğdüller verdin, dirlikler bağışladın!…

—-

Senin ve yalavaçlarının / Peygamberlerinin  adlarına ayırdığın ünlü yerleri bütün onların yurtlarının bucaklarında sakladın. O köyde yarattığın TÜRK ‘lerin sana düşkünlükle yükseldiler..

Bu, yücelikten onları indirme ey sevgili Tanrı!

—-

Onları indirme…

—-

Ak bulutlardan, kara çamurlara düşürme!

—-

Düşürme kim onların yüreklerinde senin korkun, senin sevgin vardır…Sen varsın!…

—-

Bilmeden yaptıkları suçları varsa dünkü emellerine bağışlamaz mısın?…

—-

Bağrı karalarını bugünkü gözyaşlarıyla yıkamaz mısın?

—-

Yürekleri karardıysa, eşiğinde yerlere sürünen alınları aktır, yüreklerinin karaltısını aydınlatmak, düştükleri uçurumdan bileklerini tutmak, onları doğru yola getirmek sana güç değildir; ey ulular ulusu!…

Güç değildir!

—-

Şimdi, önünde çıplak gönlüyle kekeleyerek söylenen bu kulun bütün yurttaşlarıyla bir yarlıgayıcı / esirgeyici – koruyucu – acıyıcı  bakışının  yoksuludur.

—-  

Ey büyük Tanrı!

Sen yine onları unutma!

Sen yine onları esirge / koru – kolla !

Bak!…

Sızan  gözyaşları ne ağlıyor!…

Sızlayan yürekler ne inliyor!…

——————————————————-

Yazarken duygu coşkusu içindeyim . Beden tir tir titriyor .

Gözlerim  boran olmuş . Yakarışa bende katılıyorum .

Güzel Rab ‘bim !

Türk milletini  koru / esirge .

Lütfen bu  isteğimizi  kabul buyur .

İdris Kulaçoğlu . 27.12.2018  saat 22 : 43  çalışma odam .