MANİ DİNİNİN KABULÜ Uygur destanları

MANİ DİNİNİN

KABULÜ DESTANI

( Uygur )

———————
İlhanoğulları tarihçisi Cüveyni’nin 13. asırda “ Tarih-i Cihan Kuşa ”adlı eserinde tespit ettiğine / saptamalarına  göre “ Bögü Kağan ” yurduna davet ettiği maniheist  din adamları ile kendi Kamlarına bir münazara / ilmi tartışma yaptırdı.

Din adamlarının karşılıklı münakaşaları / atışmaları sonunda Uygurlar, başta Bögü Han olmak üzere 763 yılında topluca Mani dinini kabul ettiler.



Kağan dedi ;

‘’  Ben Tanrıyım. Sizin ile Tanrı yerine doğru varacağım . ‘’

Manihaist rahipler  şöyle cevap verdiler ;

‘’ Biz pak’ız. Dindarız. Tanrının söylediğini tamamıyla işliyoruz. Eğer vücudumuz bırakırsa biz Tanrı yerine doğru gideceğiz. Niçin denilirse biz Tanrın varlığını ayrı yapmayız. Yüzümüze karşı büyük sıkıntı ve zahmetlerdir / zorluklardır. Onun için Tanrı yerini bulacağız. Siz kanunsuz olarak insanlara zulmettiğiniz  / sıkıntılar verdiğiniz  için bütün ülkeniz karışacak. Bütün Türk milleti Tanrıya karşı günah kılıcı olacaktır. Her nerde dindarları bulurlarsa basacak, öldürecekler. Dört arzudan dolayı büyük tehlike ve sıkıntı olacak. 

Nerede rahipleri, tüccarları bulurlarsa hepsini öldürecekler. ‘’

Tengri İliğ / Kağan , dindarlarla iki gün, iki gece bunları konuştular.

Tanrının insanlara, hayvanlara iyi davranılmasını emrettiğini ve Tanrıya ulaşmanın yollarının neler olduğunu etkileyici bir şekilde anlatırlar.

Ondan sonra Tengri İliğ Börü Han, dindarların yanlarına doğru geldi. Diz çöküp baş eğerek rica etti, af diledi. Şöyle rica etti ;

‘’ Size zahmet / sıkıntı – zorluk verdim. Siz beni yargılayacak, noma tutacak dindar yapacaksınız. Bundan sonra vücut ebediliği, kuvvet gözümde değersiz oldu. Bundan sonra sizin sözünüz ve isteklerinizce hareket edeceğim. ‘’

Tengri İliğ Börü Han böyle dediği için dindarlar ve bütün millet çok sevindiler. On binlerce halk toplandı. Ertesi güne kadar büyük oyunlarla eğlendiler. Tan atınca Tengri İliğ Börü Han ve bütün dindarlar birbiri ardınca atlandılar. Konçuylar, tayşılar, büyükler başta olarak bütün millet sevinç ve oyunla büyük şehir kapısına kadar geldiler.

Tengri İliğ şehire girip tacını başına giydi. Kendi al elbise giyip altınlı tahtı üzerine oturdu. Beğlere, halka iyi yarlıklar çıkardı. Millete bir nutuk vererek dindarlara da baş eğerek sevinçlerini arzettiler / sundular.

Ve Kağan halka iyilik yapmalarını öğütledi.

———-

Bu destanda tarihi unsur pek fazladır. Buna doğrudan doğruya ‘’tarih ‘’ demek bile yanlış olmaz.

Böğü Han Manihaizm’i nasıl kabul ettiğini anlatmaktadır.

Tengri İliğ Böğü Han diye adı geçen hükümdar 763’te Manihaizm’i kabul eden Böğü Kağandır. 

Kaynak :

Tarih-i Cihan Kuşa kitabı. Cüveyni

Forumlordim.org

Eodev.com

—————

Bilgi notu :

—————

Mani dininin kurucusu ‘’ Mani / 216 – 277 ‘’ , Mezapotamya’nın  güney Babilonya bölgesinde yetişmiştir.

Hıristiyan , Zerdüşt ve Burkan din anlayışını  ilme ait görüşler ile birleştirerek  yeni bir inanç sistemi ortaya koymuştur.

Zerdüşt papazların isteği ile idam edilmiştir .

Bu din , her şeyin 2 zıt / karşıt kutup olarak çatışması temeline dayanır .

İyi – kötü , güzel – çirkin , ruh – madde , ışık – karanlık ,gündüz – gece gibi .

3 üncü ilke yoktur .

Başlangıçta ışık ve karanlılar ülkesi birbirinden ayrıdır .

Karanlıklar ülkesinin ışıklar ülkesinde bir parça ışığı çalması ile karışılık oluşur.

Gerçek bilginin görevi karışıklıkları tanımak , ışığı karanlıkdan ayırmaktır.

Bunun gerçekleşmesi için Tanrı  insana aklı , ruhun bir parıltısı olarak göndermiştir.

Işık , maddeden kurtulacak ve ülkesine dönecek , böylece 2 ana ilkeye  zaman içinde ortaya çıkan ayrılık – karışma ve arınma katılır .

Ayrılık / geçmiş zamanda olmuş  , karışma  /  şimdiki konum ve arınma  / gelecekte oluşacaktır.

Bu düşünce , kuzey Afrika’dan Çine kadar insanları etkilemiştir.

İdris Kulaçoğlu . 11.2.2021. çalışma odam . 06:22