ABİLAY / ABALAY HAN

ABİLAY  / ABALAY

HAN                     

( 23.5.1711 / 1781 )

Kazak birliği

————————-

Abılay ; Erdemli , hayal gücü yüksek , sanata karşı ilgili , güzelliğe önem veren , kavrayışı ve sezişi güçlü , bilime yatkın , çok fazla düşünen,irdeleyen  anlamlarındadır.

Asıl adı Abil / Abul Mansur’ dur.

( Yardımcı kaynaklar.com da ; asıl adı Sabalak  diye bilgi var . )

Kazak  birliğinin  kurucusu, ulu Kazak Han’ı Abılay , Kazakistan’ın yakınçağlarda yetiştirmiş olduğu büyük devlet adamı, komutan ve yaşadığı devrin önde gelen bir diplomatı olarak bilinir.

—-

Abılay Han,  Cuci sülalesinden, Kazak Hanlığı’nı kurucusu  Jangir Han’ın beşinci neslinden gelmektedir.

( Cuci Han , Cengiz Han’ın 4 oğlundan en büyüğüdür . 1227 yılında ölmüştür. 1227 den – 1783 yılına kadar  KIPÇAK EL ‘inde egemen olan  tüm Han’ların Atası kabul edilir . )

—-

Abılay Han Kazak Türkleri önderi  Orta Cüz Hanı.

Çin ve Rusya arasında denge siyaseti izledi. İki taraf da Orta Cüz Hanlığı’na gözdağı veriyorlardı .  Birçok güçlükle karşılaştı. Kararlı  yapısı güçlüklere karşı koymasında  önemli rol oynadı. Devleti çok iyi yönetti. Ölümü  zayıflığa yol açtı.

Torunu ünlü halk kahramanı  Kenasarı Kasımoğlu’dur.

( Kenesarı , 1802 Kökşetav – Kazakistan / 1847 Kırgızistan . Babası Kasım Han. Annesi Aykumis  hanım . Bağımsızlık önderidir. Rusların Orta cüzü Hanlığını kaldırmasına karşı çıkmıştır. Yenilince güneye çekildi ve Kırgızlar tarafından öldürüldü . )

—-

Ebu’l-Mansur’da tıpkı Moğol İmparatorluğu’nun kurucusu Cengiz Han gibi, çocukluk yılları sıkıntılı geçmiştir. Kazakların tarihinde karanlık ve sıkıntılı bir dönem olarak bilinen  1723  felaketinde Ebu’l-Mansur’un babası Veli Han da  öldüğü için, Mansur  yetim kalır.

Kazak tarihinin üç bilge kişisinden birisi olan Töle Biy ( diğer ikisi Ayteke Biy ve Kazbek Biy) bu yetim çocuğu koruma ve kollamasına alır. 13 yaşlarında Mansur’un  yaşamı  Töle Biy’in koyun ve atlarını otlatmakla geçer,

Töle Biy, bu yetenekli genci bir çoban değil, bir oğul gibi görür ve  deneyimlerini ona aktarır.

Töle Biy , aklını , zeka – anlayış ve sezişini, halk yönetimi yeteneğini ve  düşmana karşı sadece Kazak halkının birliğiyle direnebileceği öğretir.

—–

Abılay 20 yaşındayken  cesaretiyle, yiğitliği ile  halkın gözüne girer.

1730-1733 yılları arasında  Orta Cüz askerleri ile Congar ve Kalmuk askerleri arasında birçok büyük savaşlar olmuştur.

(Çin tarihi belgelerinde ‘’ 1733 yılında ,  Abılay henüz 20 yaşında iken, Kazak ve Kalmuklar arasında büyük bir savaş olduğu” ifadesi geçmektedir. )

1732’de ise Congarlar 7 binden fazla askeriyle Orta Cüzün doğusundaki köylere saldırırlarsa da Kazaklar  karşı taarruzla düşmanı püskürtürler.    göstermiş olduğu olağanüstü başarısından dolayı da Büyük babasının  ruhuna sığınarak, yüksek sesle ;

—-

“ Abılay , Abılay ”  diye haykırarak  düşmana saldırır.

—-

Zaferle sonuçlanan savaşın ardından, Abılay Orta Cüz Han’ı  seçilir ve Kazak bozkırının en saygın kişiliği olarak  kabul edilir.

Böylece Ebu’l-Mansur ismi unutulur ve  Abılay olarak tanınmaya başlar.

Özellikle 1730-1740 yıllarında yapılan savaşlarda Abılay, askeri cesareti,  uygulamış olduğu savaş yöntemi , komutanlık yeteneğini ortaya koymuştur.

Bu  kanlı savaşın yiğitleri arasında Karakerey Kabanbay, Şakşak Janibek, Karakalpak Kılışbek, Şapıraştı Navrızbay vardır.

—-

Bundan sonraki süreçteki çalışmaları Kazak halkının birliğine yönelik olmuş ve bunu başarmıştır.

Bundan sonra iktidar / yönetim , yavaş yavaş Tauke Han’ın torunu Abilmambet Han’ın elinden, Abılay’a geçecektir.

—-

1738-1741 yıllarında Abılay Han önderliğindeki Kazaklar, Congar işgalcilerine başarı kazanmışlarsa da, 1742 yılında Congarların beklenmedik bir saldırısı sonucunda Abılay Han esir düşer.

Hanın, düşman elinde tutsak olması, Kazak toplumunda  sorunlara sebep olur.Töle Biy ve Abilhayır Han’ın, Orenburg yönetimine başvurmaları ve  vermiş oldukları  ayrıcalıkların  karşılığında Abılay Han, özgürlüğüne kavuşması için başlatılmış olan görüşmeler  istenileni vermiştir. 

Üç Kazak Cüzü’nün temsilcileri , Töle Biy’in başkanlığındaki bir heyet, Orenburg’a gider,yapılan görüşmelerden sonra,   5 Eylül 1743’te  Abılay özgürlüğüne kavuşmuş olur.

—-

Abılay Han’ın gerçek iktidarı / yönetim gücü  1744 yılında Abilmambet’in Türkistan’a göç etmesinden sonra başlar.

Abilay, Kazak halkının, Kalmuklarla yapmış oldukları ağır savaşlardan dolayı yorgun düştüğü için halkının  eski  kuvvetine  kavuşabilmesi için diplomatik işlemlere ağırlık vermiş ve bu konuda da başarılı olmuştur.

Abilay Han,Kazak halkını oluşturan  toplum ve cüzler arasındaki birliği yeniden kurabilmek amacıyla Çin İmparatoru ile siyasi ilişkilerini yoğunlaştırır.Abılay Han, Rusya ile Çin’in arasındaki anlaşmazlıklardan yaralanmak için böyle bir tavır takınmış ve semeresini / ürününü  de almıştı.

Abılay 1745’ te, Congarlar arasındaki iç çekişmeler ve özellikle de, Congar – Çin savaşından yararlanmıştır.

Doğu Türkistan sınır bölgesindeki Kazak topraklarına yerleşen Oyratları buradan kovarak, Kazak topraklarını geri almıştır.

Kazak halkı arasında birliği ve bütünlüğü sağlamayı başarır.

—–

 1745’te Orta Cüz Han’ı Abilmambet, Abılay ve Barak’ın isimleri birlikte söylenirken, 3-4 sene sonra bu durum tamamen değişmiş ve sadece Abılay Han’ın adı anılmaya başlanmıştır.

1749 yılından başlayarak Orta Cüz Han’ı  Abilmambet  artık, Taşkent şehrinde oturmakta, yönetimden de elini ayağını çekmiş, Barak sultan da  yapmış olduğu hatalardan dolayı yurdunu terk etmiş  olduğu için Orta Cüz’ün   yönetimi Abılay Han’a kalmıştır.

—-

Kazak halkının iki asırdan beri devam eden Congar saldırılarına karşı bağımsızlık uğraşının  son dönemi, Kazak  / Alaş halkının zihninde “ Şandı Jorık / Tozlu Sefer ‘’ adıyla ebedileşir.

—-

1771’de Edil  Kalmukları Kazak toprakları üzerinden Jongarya’ya göç eder.

Kişi / Küçük Cüz  Han’ ı Nuralı , acil sefer düzenleyerek Jem ırmağı boyunda Karmuklara ilk darbeyi vurur.

Abılay Han yönetimindeki  Kazak kuvvetleri, Balkaş Gölü yakınlarında, Kalmuk kuvvetlerini kuşatır.  Kalmuk reisleri Ubaş ile Seren,başka çareleri kalmayınca kayıtsız-şartsız  Abılay Han’ın yönetimine girmek istediklerini bildirirler.

Kazak Biy ‘ leri konuyu tartışırlar ve sonunda Abılay’ın, yenilen düşmanın kılıçtan geçirilmesinin  faydalı olmayacağı yönündeki görüşü kabul edilir. Edil’den göç eden Kalmuk’larla uzlaşıp, hiç olmazsa onların kolaylıkla Congarya’ya geçmesini sağlamak suretiyle,doğuda bulunan komşu ile  gelecekteki ilişkiler düzene konmuş olur. Congarlar’dan elde edilen doğudaki topraklara, Kazak köylülerinin yerleşmesi Abılay’ın politikasının uzun vadeli olduğunu göstermektedir.

—-

Abılay Han’ın atmış olduğu adımlar ve uygulamaları, Kazak Halkının birliği, topraklarının bütünlüğü temeline yönelik olmuştur.

Taht kavgası sırasında Barak sultan , Abilhayır Han’ı öldürür. Bu sırada, Abılay Han’ın tek düşüncesi, Kazak halkının birliğini kurma yolunda hata yapmamaktı. Abılay,savaş anında ve barışta yönetimi altında bulunan halka, özellikle de askerlere karşı uygulamış olduğu disiplin halkın  ve askerlerin Han’a olan güvenlerini  artırdığı gibi ,özellikle de  askerlerin milli ruhunu canlandırmış  ve cesaretlerini arttırmıştır. Bu durum , Kazak askerlerinin başarısını olumlu yönde geliştirmiştir.

—-

Abılay Han, düşman askerinin sayıca  fazla olmasına bakmaksızın, kendi kuvvetlerinden fazla ordularla savaşmaktan çekinmez, ve savaşları genelde  kazanırdı.

Abılay Han’ın dikkate değer en büyük özelliği, Kazak halkının gücünü birleştirmiş , askeri bakımdan güçlü bir ülke konumuna ulaştırmıştır.

1771’de  Abilmambet Han’ın eceli ile ölümünden sonra,töre gereği , Orta Cüz’ün Hanı olarak ya Abilmambet’in kardeşleri,  ya da büyük oğlu Abilpeyiz seçilmeliydi.

Ancak ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılar da göz önünde bulundurularak, yetki ve sorumluluk sahipleri özellikle de Abilpeyiz’in isteğiyle üç Cüzün yönetim vekilleri Türkistan’da Abılay’ı , Kazak Cüzlerinin ortak Han’ı olarak seçerler. Böylece Abılay artık sadece Orta Cüz’ün Han’ı değil , Kazak Halkının

“ ULU  HAN ”ı olarak tahta oturmuştur.

—-

Dış politikada da, Çin İmparatoru , Congar Han’ı ve diğer Orta Asya Devletleri  Abılay‘ı Kazak Han’ı olarak resmi olarak  tanırlar. Ancak onun hızla  saygınlık  ve ün  kazandığından ürkmeye başlayan Rus Çarı II. Katerina, Abılay’a sadece Orta Cüz Han’ı olarak davranır. Bu durum,  sömürücü  güçlerin genel siyaseti olan 

“ Böl ve yönet ”  politikasının gereği idi. 

—-

Ş. Valihanov ,  Abılay Han’ın bütün toplumları  ve cüzleri birleştirmesi ile ilgili olarak ,Abılay’ın, başlatmış olduğu merkezileştirme / Kazak birliğini kurma tasarımının  sonucu  olduğunu ifade etmektedir.

Çünkü Abılay Han zamanına kadar, Kazak  Han’larının yönetimlerinin önünde konseyler, boylar , reisler ve bağımsız hareket eden sultanlardan oluşan   engeller vardı.

—-

Abılay Han’ın bu başarısı, Kazak halkının efsanelerinde, öykülerinde derin izler bırakmış ve değerli  eserler vücuda getirilmiştir.

Abılay Han,  onurlu, milliyetçi ve olağanüstü  bir yaptırım kuvvetine  sahip bir kişilik  olarak bilinir.

Kaynaklar, Abılay döneminde, Kazak Halkının mutlu, güçlü ve birlik içinde olduğunu doğrulamaktadır.

Ulu Kazak Hanı’nın  seferleri, kahramanlıkları ve zaferleri destanlara konu olmuş ve  halkın ağzında nesilden nesile  ulaşmıştır.

Hayatı boyunca Abılay Han’ın yanından ayrılmayan yandaşı, hem akıl verdiği bilgin Bukar Jıray ,  Ozan  Kalkamanulı’nın:

—-

“ Han’ım Altın tahtın üstünde, Üç Cüzün birleşmesini beraberliğini sağladın. ”

—-

sözleri, aslında bir gerçeğin ifadesidir.

Abılay Han,tıpkı günümüzdeki Kazakistan Cumhuriyeti’nin bir yanında Rusya, diğer yanında da Çin olduğu gibi o dönemde de bu   iki büyük ve tehlikeli düşmanın arasında yaşama uğraşı  vermiştir.

Abılay Han,  Kazak halkının jeopolitik yapısına /  coğrafya, ekonomi, nüfusun   devletin politikası üzerindeki etkisine  uygun düşen bir siyaset yürütmüştür. Abılay Han, Çin ordusu Congarları  yenerek  Kazakistan’a yaklaştığı sırada, müslüman devletlerin bir araya gelmesi yönünde  önemli  adımlar atmıştır. Böylece Afgan Şahı Ahmad Durani ile anlaşma yapar.

Osmanlı’ya  elçi göndererek   iyi niyetini bildirir. Bu arada Çin ile ilişkilerini düzenlediği için Rusların isteklerine boyun eğmemiştir.

—-

Ekim 1779 yılında, Rus Çarı’nın “ Han’lık sembollerini sunma ”  çağrısını  reddederek Petropavlo gitmemiş olması Abılay’ın Rusya karşısındaki konumunu göstermesi bakımından önemlidir.

Hatta Kazak kuvvetleri, Pugaçev savaşı sırasında 3 bin kişilik bir kuvvetle

“ Hasret Beldesi ” boyundaki Rus  savunma yerlerine  baskınlar  düzenlemiştir. Ş.Valihanov’a göre:

Abılay, “1771 yılında Han seçildiğinde de, Rus sınırına yemin etmeye gitmemiş olması da Ruslar karşısındaki durumunu göstermesi bakımından önemli” olduğunu ifade etmektedir.

Bundan dolayı  Ruslar, 4 Ekim 1779 yılında Orenburg yönetimi, “ Kazak ordasında Abılay’ın etkisini düşürme maksadıyla , onunla çekişmeye girecek birini bulmak ” gibi önlemleri  alır.

—-

Abılay  ezici  bir idareci, aynı zamanda Kazak halkının manevi değerinden beslenen, yetenekli bir saz – yapıcı  / Küy  sahibidir. Abılay hayatının büyük bir bölümünü at üstünde  seferlerde geçirmiştir. Kazak Halkını birleştiren ve bağımsız Kazakistan’ın temelini atmış olan bu ulu Han, Arıs ırmağı kıyısında 1781 yılında vefat etmiş, Kazakistan’ın manevi  başkenti Türkistan şehrinde, Hoca Ahmet Yesevi türbesinde, Kabirhane ve Aksaray arasındaki dehlizde yatmaktadır.Ruhu şad olsun,Yüce Allah (c.c) kabrini ışıklar ile  doldursun.

—-

Abılay Han, Kazak halkının bakışında  büyük bir devlet adamı, cesur bir komutan, becerikli bir diplomat olarak kalmıştır.

Bağımsızlık uğruna verilen  uğraşların önderi olarak Abılay Han’ın  kişiliği , akıllı davranışları Bukar Jırau, Ümbetay, Şadi Töre Jangirulı jırlarında / türkülerinde geçer.

K. Jumantayulı, M.Aytbayev gibi şairlerin şiirinde, İ.Esenberlin’in, A.Kekilbayev’in, K.Jumadilov’n v.b. şair yazarların eserlerinde yer almıştır.

—-

 1993 yılında  devletin milli para biriminde Abılay Han’ın resmi yer aldı.

2005 senesinde onun  yaşamını  anlatan “ Köşpendiler ” filmi hazırlanmıştır.

Son dönemde Kazak araştırmacıları Çin arşivlerinde Abılay Han’ın Çin imparatorları yapmış olduğu yazışmalar konusunda çalışma yapmaktadırlar.

Abılay Han,dağınık halde ve birbirleriyle uğraş halindeki Kazak halkını birleştirmeyi başarmıştır.Bu dönemde Rus ve Çin politikasının kaynağını Roma İmparatorluğu’ndan almış olduğu ;

—-

 “ Divide et  imperium / parçala ve hükmet ”

—-

Uygulamasını  alt-üst etmiş ve halkının birliğini ,ülkesinin güvenliğini sağlama konusunda üstün başarı  göstermiş ve bu yönü  ile de  tarihe  mal olmuş büyük bir devlet adamıdır.

Abılay Han’ın bu akılcı  ve  gerçek  politikasının bugün kardeş Kazakistan Cumhuriyetinde de aynı kararlılıkla  sürdürüldüğünü  görmek,bu güzel ülkenin ve halkının geleceğinin aydınlık ifadesidir.

—-

Ek bilgi :

2006 yılında   Niğde’nin o dönem belediye  başkanı sayın Mümin İnan beyin isteği  üzerine şehirin girişine Heykeltraş Ruhi Tuna tarafından Kazakistan Birliğini oluşturan  ABILAY HAN’ın ve sonrasında 2 ay içinde  22 Türk  büyüğümüzün heykellerini yapmış.

Safavi devletinin kurucusu Şah Hata’yı, Avşar Türk devletinin kurucusu Avşar Nadir Şah, Kaçkar devletinin kurucusu Ağa Muhemmed Han, Fatih Sultan Mehmet , Cengiz Han , Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve Dede Korkut heykelleride eklenmiş .

Daha sonra bu heykeller kaldırılmış ! ?

Kaynak

———

genelturktarihi.net

Prof.Dr.Abdülkadir Yuvalı

turkcebilgi.com

ismininanlamı.com

yardımcıkaynaklar.com

dünyaturkleri.org

———

Türk milletinin böylesi değerlerini tanımak ve tanıtmak , bana büyük coşku veriyor .

Başta Abdülkadir Yuvalı bey olmak üzere emek veren herkese kendim ve milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum .

İdris Kulaçoğlu . 6.4.2019  04:40  çalışma odam .